Goal.com Dünya Kupası Tarihi: 1974

Goal.com'un Dünya Kupası tarihine yolculuğu, 1974'e ve Almanya'nın batısına doğru devam ediyor.
1970 Dünya Kupası ne kadar "güzel oyun"un doruk noktası olduysa, Batı Almanya'da 1974 turnuvası o denli karanlık ve doğrusu sıkıcı geçti.

Futbol, zamanın ruhuna uygun hale gelmiş ve Brezilyalılar bile kendi geleneklerini bir yana bırakarak, daha savunma ağırlıklı bir tarzı benimsemişlerdi. Neyse ki 'Total Futbol' yaklaşımı, özellikle de Hollandalılarca, bu turnuvaya damgasını vurmayı başarmış ve Portakallar da, kupayı kaldıramamakla beraber finale kadar yükselmişlerdi.

Birinci tur

Durmaksızın yağan yağmurunki bir yana, turnuvanın atmosferini bulutlu kılan en önemli unsursa, 1972'de Münih Olimpiyat Evi'nde İsrailli atletlerin katledilmesinden kaynaklanan bir korkuyla, oldukça sıkı güvenlik önlemleriydi. Kupa'ya renk katanlarsa, ilk kez bir Dünya Kupası'nda mücadele etme hakkı elde eden Avustralya, Zaira ve Haiti milli takımlarıydı. Ama tanii bu 3 takım, gruplarını son sırada tamamlamışlardı.

Tabii bir de, turnuvada ilk kez kendisine yer bulmasına karşın başarılı olan takımsa Doğu Almanya'ydı. Batı Almanya'nın da içinde bulunduğu 1. Grup'u lider tamamlayan Doğu Almanya, rakiplerini korkutmuş; ancak Helmut Schön'ün yönetimindeki Beckenbauer'li Batı Almanya, ikinci tura kalmak için kendisine yetecek puanları toplamasını bilmişti.

En zorlu maçlarsa 2. Grup'ta oynandı. Averaj takımı konumundaki Zaire'yi bir kenara bırakacak olursak; Yugoslavya, Brezilya ve İskoçya, bu ilk turu dörder puanla tamamlamışlardı. İskoçlar Zaire'yi yalnızca 2-0'lık bir skorla yenebildiklerinden, Afrika ekibi karşısında 3-0 kazanan Brezilya ve 9-0 gibi inanılmaz bir farkı yakalayan Yugoslavya'nın gerisinde kalarak grup üçüncüsü olmuş ve evlerine erken dönmüşlerdi.

3. Grup'a damgasını vuran ekipse, müthiş futbol sergileyen "Çifte Johanlar"la (Cruyff ve Neeskens) ön plana çıkan Hollanda oldu. Portakallar Uruguay'ı 2-0, Bulgaristan'ı da 4-1'le geçmiş; kendilerine karşı iyi direnen İsveç'leyse berabere kalmalarına karşın lider olarak tur atlamışlardı. 4 puana ulaşan İsveç de ilk grup turunu geçmesini bilmişti.

2 yıl öncesinin Olimpiyat Şampiyonu Polonya, 12 gol bulduğu ilk turda 4. Grup'u kayıpsız geçmiş, üstelik Arjantin ve İtalya'yı da mağlup etmişti. Arjantin de, 3 puanda kalmasına karşın averaj üstünlüğüyle İtalya'nın önünde yeralarak 2. tura kaldı.

İkinci tur

O sıralar bir hayli para odaklı politikalar üreten FIFA, Dünya Kupası'nın ikinci turunu da, onca eleştiriye karşın lig usûlü oynatmıştı. 2. tura katılan 8 takım, dörderli şekilde iki gruba ayrılmış ve çeyrek ve yarı final turları böylece yok edilmişti. Başka bir deyişle, iki grubu lider bitiren takımlar, bu turnuvada final oynadı.

İki grupta da oldukça sıkıcı bir durum yaşandı. Zira bir grupta Hollanda, diğerindeyse Batı Almanya tüm maçlarını kazanmış ve böylece finale kalmışlardı. Hollanda takımı, Arjantin'i 4-0, Brezilya'yı ve Doğu Almanya'yı 2-0'la geçerken, Batı Almanya da Yugoslavya'yı 2-0, İsveç'i 4-2 ve Polonya'yı 1-0 yenmişti.

Hollanda, Teknik Direktör Rinus Michels'in yarattığı ve sahada inanılmaz Johan Cruyff tarafından uygulanan 'Total Futbol' yaklaşımıyla, o dönemin futbol dünyasını değiştirmişti. Özellikle de oyuncuların, saha içinde mevkiilerini dönüşümlü olarak kullanmaları, bir devrim olarak kabul edilecekti.

Son Avrupa Şampiyonu Batı Almanya'ysa, sahanın tamamına yayılan agresif yaklaşımıyla, kendi tarzını hemen her maçta rakiplerine benimsetti. Uçan kanat oyuncuları Uli Hoeness ve Jürgen Grabowski, orta sahadaki sağlam ikili Wolfgang Overath ve Rainer Bonhof'un da desteğiyle, en ileri uçtaki Gerd Müller'i çok iyi beslemiş, arkada beklemeyi pek sevmeyen Beckenbauer'in sürpriz hücum çıkışlarıysa, Almanların oyununa büyük renk katmıştı.

Final

Münih Olimpiyat Stadı'ndaki final maçı, Almanlar aleyhine oldukça dramatik bir penaltıyla başladı. Hollandılar maç başlar başlamaz Cruyff sayesinde topu daha maçın ilk saniyelerinde rakip ceza sahasına sokarak pozisyon üretirken, Hoeness, Cruyff'u düşürünce, maç başından bu yana top henüz hiçbir Alman oyuncunun ayağına değmeden penaltı düdüğü çaldı. Neeskens atışı kullandı ve takımını 1-0 öne geçirdi. Bundan sonraki 20 dakika boyunca Hollandalılar, yüksek top yapma kabiliyetleriyle oyunu domine etmelerine karşın, bu süreçte bir türlü ikinci golü bulamadılar. İlk ciddi hatalarını da 25. dakikada yaptılar. Ceza sahasına topla giren Holzenbein, Jansen taradından yere düşürüldü ve penaltı düdüğü bu kez evsahibi için çaldı. Atışı kullanan Paul Breitner, takımı adına skoru 1-1'e getirdi.

İlk devrenin bitimine 2 dakika kala Batı Almanya, Bonhof'un çok zekice kontrol edip Müller'e verdiği topun, ünlü santrforca rakip filelere gönderilmesiyle 2-1 öne geçti ve böylece devre bu skorla kapandı.

İkinci yarı boyunca Hollanda, kuşkusuz Almanlar'a karşı daha atak bir oyun oynadı ama; kaleci Sepp Maier, çok kritik pozisyonlarda harika kurtarışlar yaparak, evsahibi takımının kupaya uzanmasında büyük pay sahibi oldu. Batı Almanya böylece Dünya Kupası tarihinde ilk kez, finaller oynanırken maç kaybetmesine karşın turnuvayı kazanan takım olma unvanını elde etmişti.

Kahramanlar ve hayâl kırıklıkları

Özellikle Cruyff, ama aynı zamanda Neeskens, turnuva boyunca Hollanda'yı, tabii Ruud Krol'ün de yardımıyla, gerektiğinde savunma gerektiğindeyse orta sahada oynayarak taşıdılar.

Evsahibi Batı Almanya'daysa Beckenbauer nadiren "çok iyi" oynadı; zira genellikle "mükemmel"di. Müller'in ölümcül bitirici vuruşları ve Berti Vogts'un da, hele hele finalde süper oyununun altı çizilmeli.

Turnuva üçüncüsü Polonya, futboluyla hemen herkesi şaşırtırken, gol kralı olan Lato'ya hayran kalmamak elde değildi.

Buna mukabil olarak Brezilyalı futbolcular, önceki turnuvaları yıkıp geçen sihirbaz ağabeylerinin gösterdiklerinin yarısını yansıtamadılar sahaya.

Akılda kalan maçlar

Unutulmaz maçların en başına tabii ki de, kapitalist ve komünist dünyanın iki Almanya'sının ilk turdaki maçını koymak gerekir. O maçı Doğu Almanya, Jürgen Sparwasser'in 77. dakikadaki golüyle kazanmıştı.

Açılış maçında Hollanda, Uruguay'u 2-0'la geçerken, bu karşılaşma da Cruyff sayesinde büyüleyici ölçüde keyifli geçmişti.

Gol Kralları

7 – Gzegorz Lato (Polonya) 
5 – Andrzej Szarmach (Polonya)
5 – Johan Neeskens (Hollanda)
4 – Gerd Müller (Batı Almanya)
4 – Johnny Rep (Hollanda)
4- Ralf Edstrom (İsveç)