Haberler Canlı Skorlar

Sir Alex Ferguson ve Robin van Persie...

Ziraat Türkiye Kupası H Grubu'ndaki dördüncü maçında Giresunspor'u 6-1'lik skorla deviren Fenerbahçe, ligin ikinci yarısı için iyi sinyaller verdi ama benim bahsetmek istediğim konu, çeşitli sebeplerden ötürü sezon başından bu yana beklentileri bir türlü karşılayamayan Robin van Persie ile ilgili olacak.

Hollandalı yıldız Giresunspor maçında 'İşte ben buyum!' dercesine klasını gösteren cinsten iki nefis gol attı. Ama bu gollerin ötesinde sergilediği oyunla futbola ne kadar aç olduğunu gösterdi ki bana göre asıl iyi sinyal de buydu. İki gol attıktan sonra, maç 6-1'ken bitime dakikalar kala defansa kadar yardıma gelip top çıkarması, anlatmak istediğim şeyi en iyi şekilde özetliyordu.

Maç sonunda yaptığı açıklamalar ise sezon başından bu yana yaşadığı sıkıntıları gayet iyi özetledi: "Şu an takımla birlikte uyumum çok fazla arttı. Saha içinde yaptığım koşular, görülmesi zor koşulardır. Bu koşular görülmeye başladıkça sahada keyif alıyorum. Daha fazla gol pozisyonuna giriyorum. Daha çok gol atma şansım oluyor. Uyumumuz arttıkça bundan hepimiz kârlı çıkacağız."

İşte tam da bu noktada, Manchester United'ın unutulmaz oyuncularından Rio Ferdinand'ın '2 Sides' isimli otobiyografisinde Sir Alex Ferguson'un O'na olan bakış açısını en iyi şekilde anlattığı bölüme değinmek her şeyi özetleyecektir:

"Patron'un (Sir Alex Ferguson) Robin van Persie'li ilk sezonda yaptığı en dahice işlerden birisi, sezonun başlarında tüm takımı bir toplantıya çağırması oldu. Toplantının tek odak noktası, Van Persie'ye istediği yerde topla buluşturmamızdı. Patron konuşmaya başladı:

'Van Persie'ye iyi bakın! Yapabileceği tüm koşuları yapıyor ve siz nasıl oluyor da onu görmüyorsunuz? Yeterince iyi değil misiniz? Yoksa sizin yerinize Robin van Persie'yi topla buluşturabilecek kadar iyi oyuncular mı almalıyım? O sizi gole götürecek kişi. Sadece topu ona atın. Wazza (Rooney), topu aldığında O'nu bul... Scholesy, Carrers (Scholes, Carrick), topu aldığınızda... Rio, O koşularını yaptığında..."

Patron tüm takımın beynini bir matkap gibi oyuyordu, topu ya Van Persie'yle buluşturacak, ya da sonuçlarına katlanacaktık.

Ve tabii Sir Alex'in bu konuşmasıyla birlikte Van Persie'nin damarlarından akan özgüveni hayâl edebilirsiniz. Takımın teknik direktörü, kendisini kazanmanın ne kadar önemli olduğunu, üstelik Robin'in saygı duyduğu oyunculara, henüz ilk geldiği sezon olmasına rağmen defalarca anlatıyordu.

Bizler ise elbette Robin'in tüm koşularını ve nerelere gittiğini görüyorduk. Ama patron bize bunun vurgusunu yapmak istiyordu. Böylelikle herkes Van Persie'ye biraz daha fazla odaklandı. Sir Alex'in bu konuşmaları bir zihniyet yarattı. Biliyordu ki Robin fırsat buldukça gollerini atacak. Ve Robin gol attıkça biz şampiyon olacağız.

İşte tam olarak da bu oldu. O yıl ligde şampiyon olduk ve bunun en büyük etkenlerinden birisi de Robin'in golleriydi."

Van Persie elbette ilerlemeye başlayan yaşının da etkisiyle o günlerin uzağında. Ancak bu satırlar, Fenerbahçe'nin nasıl bir değere sahip olduğunu, takım içinde ona nasıl bir muamele gösterilmesi gerektiğini en iyi şekilde özetliyor.

İşte Giresunspor maçında Van Persie'nin maç sonu açıklamalarında olduğu gibi olan şey tam da buydu. Yaptığı koşular tam anlamıyla olmasa da görüldü ve o da gollerini attı. Van Persie tarzındaki bir forvete Fenerbahçeli oyuncuların uyum sağlaması elbette çok kolay değil. Ancak bu sorunun artık aşılmaya başlandığını gördük dün.

Ligin ikinci yarısında başta Vitor Pereira olmak üzere tüm oyuncular O'nun bu takım için önemini kavrarsa, Robin van Persie tıpkı Manchester United'ı şampiyonluğu taşıdığı yıl olduğu gibi gollerini atacak, ve takımını şampiyonluğa taşıyacaktır.