(Goal.com Özel) Dünden bugüne İtalya'da şike

İtalyan futbolseverler hortlayan şikeye hiç olmadıkları kadar alışkınlar...

Pazartesi sabahı 06:25'te polis İtalya Milli Takımı'nın Coverciano'daki kampına girerek Domenico Criscito'nun odasını devam eden Scommessopoli skandalı kapsamında aradı. Gün ortasında ise Zenit'li sol bekin Azzuri'nin Euro 2012 kadrosundan çıkarıldığı açıklandı. Akşam üstünde ise Criscito'nun milli takımdan arkadaşı Leonardo Bonucci de aynı soruşturmanın odağına yerleştı.

Criscito adını temize çıkarmak için söz verdi. Bonucci'nin kulübü Juventus ise oyuncusuna sahip çıktı. Tıpkı Siena'da çalışırken Novara ile oynanan maçta şike yapmakla suçlanan teknik direktörleri Antonio Conte'ye sahip çıktıları gibi.

Ne var ki İtalyan futbolunun imajına verilebilecek tüm zararlar verildi. Korkulan olayın daha da büyümesi. Efsanevi İtalyan teknik adam Giovanni Trapattoni, "Eğer hakimler harekete geçtiyse ortada bir şeyler vardır." demişti.

Üzücü olan bu görüşün herkes tarafından kabul görmesi. Zira bu durum İtalyan futbolunda kanıksanmış durumda. Ortada yeni bir şeyler yok. Goal.com, geçmişte yaşanan benzer skandalları hatırlatmayı görev kabul ediyor.

TOTONERO (1980)

İtalyan futbolunda ilk büyük bahis skandalı 1980'de patlak verdi. Odağında Romalı iki iş adamı Massimo Cruciani ve Alvaro Trinca vardı. O zamanlarda yasadışı olaylar suç statüsündeydi ancak hoşgörülüyorlardı. Bu ikili Lazio kadrosundaki birkaç isimle yakın arkadaştı. Oyunculara para vererek skorları etkilemenin kârlı olabileceğini düşündüler. İşlerin basit yürümeyeceğini bilseler de girişimler başladılar. Pek çok bahisçinin ocağını söndürdüler.

Daha sonra gülünç bir şekilde Cruciani ile Trinca dolandırıldıklarını düşündüler. Zira hem oyunculara maçı ayarlamaları için para ödüyorlardı hem de olayı İtalya Futbol Federasyonu'na olayın basına ve yargıya yansıtacaklarını söyledikleri için şantaj parası veriyorlardı. Kısa süre sonra müfettişler onları izlemeye başladılar. İkisi de kaçmayı denedi ancak 7 Mart'ta Trinca tutuklandı. Beş gün sonra da Cruciani tüm olanları itiraf etti.

İkili yaptıkları anlaşmaların kayıtlarını tutuyorlardı. Bu kayıtlar sayesinde AC Milan başkanı Felice Colombo ve 33 futbolcu da tutuklandı. Bu oyuncular 23 Mart'ta oynanan lig maçları sırasında polisler tarafından götürüldüler.

Paolo Rossi'nin olaya karışması medyanın ilgisini çekti ve milli oyuncu üç yıl boyunca futboldan men edildi. Milan ve Lazio ise Serie B'ye düşürüldü. Ne var ki Rossi'nin cezası iki yıla düşürüldü. Bu sayede 1982 Dünya Kupası'nda İtalya forması giyebildi. İlginç olan soruşturmaya dahil olan tüm sanıkların beraat etmesiydi. Zira "sportif dolandırıcılık" bir suç değildi. Suçu olmayan şeyin cezası da olmadı elbette!

TOTONERO BIS (1986)

İtalyan futbolunu temizleme çalışmaları sonuca ulaşmış gözükse de altı sene sonra ikinci bir skandal daha patlak verdi. 1986'da ortaya çıkan bu skandal, ilkiyle o kadar benzerlik taşıyordu ki 'Totonero bis' (Totonero II) adı verildi. Bu sefer işler farklıydı. Tartışmalar İtalya'ya Dünya Kupası şampiyonluğubu getirmedi. Unvanlarını ikinci turda Fransa'ya yenilerek kaybettiler.

Lazio yine olayların odağındaydı. Ceza olarak Serie C1'e düşürülmeleri öngörülse de itirazlar sonucunda dokuz puanlık cezayla Serie B'den yollarına devam ettiler. Serie A ekipleri Bari ve Napoli de olaylara karıştılar ancak suçlu bulunmadılar.

Belki de olaylardan Napoli'nin beraat etmesi işleri ilginç hale getirdi. Sportif direktör Italo Allodi, suçlamalardan aklandı. Ancak Allodi, Avrupa futbol çevrelerinde hakemlere rüşvet vermesiyle biliniyordu. Ayrıca Luciano Moggi'nin İtalyan futbolunun en güçlü adamı olmasının da temellerini attı.

CALCIOPOLI (2006)


‘Şanslı Luciano’ modern çağların en büyük futbol skandalının başrolünde oynadı. Calciopoli adındaki skandalı bazıları Moggiopoli olarak adlandırdılar. Moggi'nin merkezinde yer aldığı soruşturmadaki telefon kayıtlarında AC Milan, Fiorentina, Reggina ve Lazio yöneticileriyle yaptığı görüşmeler yer aldı. Ayrıca bazı favori hakemleri de ayarlamaya çalıştığı ortaya çıktı.

Milan, Fiorentina ve Lazio bir alt lige düşürülürken; Juventus, Serie C1'e yollandı. Ancak birkaç itirazdan sonra Juventus, Serie B'ye alındı ve -9 puanla sezona başladı. Milan, Fiorentina ve Lazio'ya ise puan silme cezası verildi.

Gerçek şu ki kulüplerin ve taraftarların önümüzdeki haftalarda yapacağı açıklamalar can sıkacak. Bu açıklamalar Cesare Prandelli'nin Euro 2012'ye hazırladığı kadroyu da etkileyecektir. Ancak 1982 ve 2006 Dünya Kupalarında gelen başarılar İtalyan futbolunda şikenin yerini gösterir nitelikte. Bu gibi durumlarda taraftarlar da eleştiriden nasibini alıyor. Suçları ise futbolcuları ve yöneticileri şike yapmaya zorlamak!