(Goal.com Özel) Unutmamalı: Bora Çakar Öztürk

Bu hafta erken yaşta kaybettiğimiz ve Türk futboluna unutulmaması gereken hizmetlerde bulunmuş bir gol kralını, örnek bir futbolcuyu hatırlatalım istedik size.
1955 yılında İstanbul’da doğan Bora Çakar Öztürk, Rumeli Kavağı’nın yerlilerindendi. Babası semtin bakkalıydı. Arkadaşlarıyla sokak arlarında maç yaparken oynadıkları plastik topları onun dükkanından alınıyordu kuvvetle ihtimal. O Beşiktaş’ta oynadığı yıllarda iki bakkalları vardı Rumeli Kavağı’nda. Ailesine çok bağlıydı Bora. Anne babası ve kardeşleriyle birlikte aynı apartmanın farklı katlarına yerleşmişlerdi. Babasının bakkallarından biri de bu apartmanın altındaydı zaten.

Asıl adının Çakar olduğunu bugün bile kimselerin pek bilmediği Bora Öztürk, futbola amatör küme takımı Kulespor’da başlar. Başlar başlamaz da gol kralı olur. 1975 yılına gelindiğinde 2 yıl sonra askerliğini de yapacağı, sevip evleneceği eşiyle de tanışacağı İzmir’de, şehrin köklü kulübü Göztepe’dedir. Burada iki sezon oynadıktan sonra Altay’a transfer olur. 2 sezon da burada geçirdikten sonra forması Altay’ınki gibi siyah-beyaz, ama İzmirli değil kendisi gibi İstanbullu bir kulübün teklifini kabul eder ve Beşiktaşlı olur. 1979-80 sezonunda 29 maçta forma
giyen Bora rakip ağlara 6 gol gönderir yalnızca. Takımın en çok gol atan oyuncusu Necdet Ergün
de ise 8 golde kalmıştır. Bu kısır tablo Beşiktaş’ın ligi 11. bitirmesiyle neticelenir. Beşiktaş’ın küme düşme korkusu yaşadığı o nadir sezonlardandır. (1978-79 sezonunu da 9. bitirdiler.) Ertesi sezon Bora’yı Adanaspor’a kiralık verir Beşiktaş.

Bora Öztürk, İzmir’de tanışıp evlendiği eşi Nur Öztürk ve o sırada on üç aylık olan kızları Serteser ile böyle mutlu poz veriyorlar 1981’de TV’de 7 dergisinin 2007’de kaybettiğimiz muhabiri Sabri Tulga’ya. Mutsuz olmak için neden de yok zaten. Sezon yeni başlamış. Ve Bora ikinci haftada Anakaragücü ağlarına yolladığı iki kafa golüyle haftanın futbolcusu olmuş. Elinde evin rızkını tutan Serteser şimdi babasıyla gurur duyan - duymakta da haklı - 31 yaşında genç bir kadın. Bu yazımız ona ve annesine yılbaşı armağanımız olsun.

Bora, Güney’in turunculu ekibinde eski takımını pişman edecek bir performans sergiler ve Adanaspor ligi Trabzonspor’un ardından ikinci bitirirken o da attığı 15 golle ligin gol kralı olur. Bu gol krallığı çok önemlidir çünkü Bora başarılı bir takımda kendisinin de başarılı olacağını ve bir anlamda Beşiktaş’ın önceki sezonundaki içler acısı derecesinde aksini iddia edenlere karşın kendisinin büyük bir payı olmadığını ispatlıyordu. Bir diğer önemli ayrıntı da Bora’nın kendini krallığa taşıyan gollerden 5 tanesini aynı maçta atmış olması. 27. haftada oynanan Adanaspor-Rizespor maçı 6-1 bitiyor ve Bora 5’inci, 33’üncü, 66’ıncı, 77’inci ve 84’üncü dakikalarda olmak üzere Rizespor kalecisi Bahattin Demircan’ı beş kez mağlup ediyordu.

Yaptığı hatayı acı bir biçimde anlayan Beşiktaş ertesi sezon Bora’yı geri alıyordu. Bora bu sezon belki 7 gol atıyordu ama bu bile onu takımın en golcüsü yapmaya yetiyordu. Üstelik toplamda 38 gol atan Beşiktaş da Trabzonspor’un 1 puan önünde şampiyon oluyordu. (Ligin en fazla gol atan takımı sezonu 3. bitiren Fenerbahçe idi: 48 gol)

Sonraki sezon (1982-83) 22 maçta oynayıp 6 gol atabilen Bora yine gözden düşüyordu. 1983-84 sezona kadrosundaki Metin, Feyyaz, Sinan, Şekerbegoviç gibi güçlü ve taraftarın sevdiği forvetlerle başlayan Beşiktaş oynadığı dört maçta dört gol atmasına rağmen Bora’yı ara transfer döneminde yine kiraya veriyordu. Bora bir kez daha bir Güney takımına, Antalyaspor’a gidiyordu.

Bora Öztürk Antalyaspor dönüşünün ardından gelen 3 sezonu Beşiktaş’ta müzmin yedek olarak geçirir. Az sayıda maçta forma giyer ve yalnızca 3 gol atar. Bora’nın top peşinde koştuğu son takımı ise Zonguldakspor olur. (1987-88)

1.87’lik boyu ile son vuruşçu bir bir cezaalanı golcüsü idi Bora Öztürk. Göze hoş gelecek hareketler sergileyen, estetik goller atan, taraftarın sevgilisi olacak, medyanın ilgisini çekecek tipte bir oyuncu değildi. Belki de biraz da bu yüzden milli takım için de neredeyse hiç düşünülmemişti. Ama milli olduğu tek maçta da Batı Almanya ağlarını havalandırmayı becermişti. (1-1) Bir sporcu hayatı yaşamış, örnek bir sporcuydu. Futbolu bıraktıktan sonra çalıştırdığı U-16 milli takımı Avrupa Şampiyonu oldu. 1991’de genç milli takımda çalışmaya başlayan Bora Öztürk’e gırtlak kanseri teşhisi konduktan sonra tedavisine başlandı. Ama tedavisi olumlu sonuç vermeyince henüz 42 yaşında olan “gol kralımızı” 6 Ağustos 1997’de kaybettik.


Ege Görgün'ün tüm yazıları
Yazarı 'dan takip edebilirsiniz.