(Goal.com Özel) Dostluklar tam, kupalar yarım

Tam 53 yıl önce bugün, Başvekil Kupası ikiye bölünmüş, kupanın bir bölümü G.Saray, diğer kısmı F.Bahçe'nin olmuştu. İşte bir zamanların modası "yarım kupalar"ın hikâyesi...
Bir spor müsabakası berabere bittiğinde ne olur… Cevabı çok basit. Uzatmalara gider, orada da eşitlik bozulmazsa seri penaltı atışlarına gidilir. Peki ya gidilmezse…

Türk spor tarihinde yarım kupalı takımlar olduğunu biliyor muydunuz? Evet, kimi zaman bir galip olmadığında veya hakkaniyet endişesinin dimağları kapladığı hallerde bulunan formül hakikaten dikkat çekiyor. İlk basketbol salonlarında başlayan bu uygulama 1958’de adeta bir gelenek haline geliyor. Müsaadenizle bir paragraf turnike atalım…

1955’te basketbol şampiyonluğu için Galatasaray ile Moda çekişiyordu. Ezeli rakibi Fenerbahçe ile karşılaşan sarı-kırmızılılar maçı yedi sayıyla kazansa kupanın sahibi olacaktı. Mücadelenin son anlarına 10 sayı önde giren Aslan, bir anda Kanarya’nın sahadan çekilmesiyle parkede tek başına kalmıştı. Hükmen galibiyet tescil edilse Moda şampiyon olacaktı. Fahrettin Kerim Gökay çareyi kupayı ikiye bölmekte bulmuş, iki takım mutlu sona ulaşmıştı.

Tam 53 yıl önce oynanan Başvekil Kupası’nda yine ezeli rakipler buluşmuştu. Şirzat Dağcı ile Metin Oktay’ın karşılıklı golleriyle 90 dakikanın sonunda tabelada 1-1 yazıyordu. Uzatmalara geçilmişti. Ancak hava ziyadesiyle kararmıştı. Maçın bitirilmesi, tekrarlanması türlü öneriler sunulduysa da kaptanlar Turgay ve Naci kim bilir bugün aforoz edilmelerine neden olabilecek bir teklifle çıkmıştı. İki kaptanın kupa ikiye bölünsün çağrısına Başvekil Adnan Menderes’ten kulüp başkanlarına bu parlak fikre evet denince, 30 Mart 1958’de bir anda iki galip ortaya çıkmıştı.

Bu maçtan yaklaşık 52 yıl sonra İstanbul’da açılan Only A Game sergisinde futbolseverlerle buluşan yarım kupalar, ezeli rakipler arasındaki ebedi dostluğun sembolü gibiydi. Peki futbol tarihindeki tek yarım kupalar bunlar mıydı?

KUPA PAYLAŞILDI : Başvekil Kupası için Ankarada karşılaşan iki ezeli rakip Galatasaray - Fenerbahçe dünkü maçta yenişememiş, maç 1-1 bitmiştir. İlk golü Fenerbahçe santraforu Şirzat 37nci dakikada atmıştır. Galatasaraylılar buna, maçın bitmesine 12 dakika kala Metin'in attığı gol ile cevap vermişlerdir. Maç berabere bittiğinden kupanın sahibi belli olmamış ve seyirciler temdit istemişlerdir. Bu arada başka bir teklif de ortaya atılmıştır. Bunda kupa için bir revanş yapılması fikri ileri sürülmüştür. Fakat kupanın paylaşılması uygun görülmüştür. Galatasaray kaptanı Turgay ve Fenerbahçe'nin kaptanı Naci beraberce Başvekil Adnan Menderes'in elinden kupayı almışlardır. Başvekil her iki takımın kaptanlarını da tebrik etmiştir. (Bu husustaki tafsilât ve resimler Spor sayfamızdadır.) Telefoto: MİLLİYET: SAMİ ÖNEMLİ - Ankara - İstanbul



Bir yarım kupa da Karadeniz'de

Yine aynı yıl Trabzon’da yapılan Türkiye Amatör Futbol Birinciliği’nde Trabzon İdmangücü ve Ankara Havagücü aynı puan ve averaja sahip olunca ortalık karışmıştı. Karadeniz tarafı seyircisiz bir maç yapılsın derken, asker kanadından başka bir şehirde buluşulması önerisi geldi. Taraflar anlaşamayınca, federasyon Erken Sanat Lisesi’ne başvurmuş, kupa ortadan eşit iki parçaya ayrılmıştı. Askerlik görevi nedeniyle Havagücü formasını giyen İdmangücü’nün en iyi futbolcusu, Trabzonspor’un efsanelerinden Ahmet Suat Özyazıcı, bu karara çok sevinmişti. İdmangücü sonradan Trabzonspor’u oluşturan takımlardan biri olduğundan yarım kupa bordo-mavili camianın müzesine gitmişti.

1959’da bu sefer Ankara’da yarım kupa modası yaşanmıştı. Ankaragücü ile Gençlerbirliği bürokrat Abdullah Dilaver Argun’un adına düzenlenen turnuvada yenişemeyince, bir anda başkentte de kupa ikiye ayrılmıştı.

1973’te yarım kupa modası İzmir’e sıçradı. Eski futbolculardan Reşat Selamioğlu adına düzenlenen dörtlü futbol turnuvasının finalinin rengi sarı-kırmızıydı. Göztepe’yi 3-2 yenen Galatasaray yöneticileri, bugün kıyamet alameti olarak nitelendirilebilecek bir harekete imza atmıştı. Hakemin kötü yönetiminden dem vuran İstanbullular, galibiyeti İzmirlilerin hak ettiğini söyleyerek kupayı rakiplerine vermek istemişti. Bu jeste ev sahibinin karşılığı da benzerdi. Maç sahada oynanmış, Aslan kazanmıştı. Kupa onların olmalıydı. Kemeraltı’ndaki hızar sorunu çözdü, kupanın yarısı bugün İstanbul, diğer yarısı ise İzmir’de.

Ali Murat Hamarat / Goal.com Türkiye

Ali Murat Hamarat'ın tüm yazıları
https://secure.static.goal.com/127300/127377.jpg