F.Bahçe 2-0 Trabzonspor yorumu: Olabilecek en iyi Fenerbahçe

Trabzonspor'a şampiyonluk yolunda çelme atan ve kendisini de bu yarışın içine sokan Fenerbahçe, Şükrü Saraçoğlu'nda belki de sezonun en iyi futbolunu sergiledi. Oğuz Öztürk, Fenerbahçe tarafından karşılaşmayı sizler için değerlendirdi.
Fenerbahçe ile Trabzonspor arasındaki tüm maçlar her daim stresi yüksek ve tempolu geçmiştir. Bu Trabzonspor'un şampiyonluk yarışı içinde olmadığı sezonlarda da aynı ve değişmez bir durumdu. Dün oynanan karşılaşmada her daim olan stresli havanın üstüne eklenen şampiyonluk mücadelesi bu karşılaşmayı daha da önemli bir hale getirmişti.

Ekstra motivasyon


Fenerbahçe'nin Aykut Kocaman'ın her daim üzerinde durduğu 'hızlı' ve 'hırslı' oyununu ikinci yarının son bölümleri hariç sahaya yansıtabilmesi, dünkü Fenerbahçe'nin gerçekten nasıl oynaması ve oynayabileceğinin ortaya çıktığı ender maçlardan bir tanesi oldu. Arzu, istek, mücadele ve hırs, Fenerbahçe taraftarının beklentilerini karşılayacak kadar iyiydi. Bunun üzerine geçen yıl son anda kaçan şampiyonluk maçının akıllara gelmesi eklendiğinde Fenerbahçeli futbolcular için ektra bir motivasyon kaynağı oluşmuştu bile!

Kaybetmesi halinde şampiyonluk yarışının dışında kalacak olan Fenerbahçe, beraberlik halinde de zirve ile arasındaki uzaklığı daha da açmış olacaktı. Bunun bilincinde olan sahadaki 11, 25 dakikalık süre içerisinde zaman zaman Trabzonspor'un da motivasyon kaybından faydalanarak (Egemen'in sakatlanıp oyundan çıkması Trabzonspor savunmasını oldukça kötü etkiledi) bordo mavili takımın mağlubiyetini hazırladı.

Büyük maçlardan önce inanmak ne kadar önemki bir unsur ise, inandıktan sonra bu isteğini sahaya dökmekte bir o kadar önemli. Trabzonspor'da elbette ki inandı ancak Fenerbahçe bunu sahaya yansıtabilen taraf oldunca galibiyette kaçınılmaz oldu. 7 puanlık farkın getirdiği rahatlık, Trabzonspor'da ürkek futbol ile birleşince maçın skorunun Fenerbahçe lehine olmasının bir başka nedeniydi. Mehmet Topuz'un sezonun en iyi performansını göstermesi, Dia ve Niang'ın (Senegallinin attığı gol, 2002'de İlhan Mansız'ın Senegal ağlarına bıraktığı gole çok benziyordu) kişisel becerileri, Volkan'ın hatasız oyunu, Lugano'nun beklenmeyen golü ve Trabzonspor savunmasının yetersiz kalması (Ankaragücü ve Beşiktaş maçlarında kırmızı alarmı vermişti) aynı zamanda isim isim bakıldığında galibiyetin mimarlarını da ortaya çıkartmış oluyor.

İlk yarıdaki oyun, sezonun en iyi Fenerbahçe'si olabilir

İki kanat bekinin, yani Andre Santos (Neden Brezilya Milli Takımı'na seçiliyor sorusu bu maçta saklı) ve Gökhan Gönül'ün sürekli atakların içinde olduğu, bununla beraber beklerin önünde oynayan Mehmet Topuz ve Issiar Dia'nın da sürekli defansa yardım etme çabaları ve kanat arkadaşları ile iyi anlaşmaları, Aykut Kocaman'ın sürekli üzerinde durduğu ve beklediği bir performanstı. Kaptan Alex'in dahi topsuz oyun içinde var olması ve preslere katılıp arkadaşlarına yardımcı olması, bunun yanında Selçuk'un (atılana kadar) ve Emre'nin ikili oyunda, yani hem hücum da hem de defansif katkı anlamında iyi olmaları durumun başka bir açıdan da özeti gibi adeta. Fenerbahçe'nin sezon boyunca Trabzonspor karşısında sergilediği oyun, top Trabzonspor'da iken yaptığı pres ve baskı 2010-2011 sezonu içinde Fenerbahçe adına bu bağlamda aynı zamanda bir ilkti. Daha önce söylenildiği gibi UEFA Avrupa Ligi'ne veda eden Fenerbahçe'nin bu maçlardaki oyunu sezonun en kötüsü olmaya adaysa, Trabzonspor maçındaki oyunda en iyi olmaya aday.

Şampiyonluk yarışı açısından elbette ki konuşmak çok erken. Ancak şunu da söylemek gerekir, Antalya'daki devre arası kampını çok iyi değerlendirdiği gözlerden kaçmayan Fenerbahçe, elinde kalan son koz olan şampiyonluk kupasının bir kenarından tutmaya başladı dün akşamki performansı ile. İkinci yarının ilk 6-7 haftası geçmeden bu yarış için sağlıklı yorumlar yapmak mümkün olmasa da Fenerbahçe açısından Trabzonspor maçından sonra bu yolda bir ışık gözüyle bakmamak için hiçbir neden yok.

Oğuz Öztürk / Goal.com Türkiye