Livorno efsanesi: Cristiano Lucarelli

Goal.com, Adana'da gerçekleşecek tarihî Demirspor-Livorno buluşmasını mercek altına almaya devam ediyor. Onur Yazıcıoğlu, Livorno'nun tarihine de kısaca değinirken, esas, 5 Ocak Stadı'nda dünyaya kendisi gibi bakanlar önünde top koşturacak olan Cristiano Lucarelli'nin portresini çiziyor.
Livorno öyle herhangi bir kent değil, tarih boyunca büyük önem taşımış bir liman şehri. Rönesans döneminin önemli merkezlerinden biri olmuş, 1921 yılında Antonio Gramsci’nin kuruculuğunu yaptığı İtalya Komünist Partisi’nin evsahipliğini yapmış bu kent, modern çağlarda başta liman işçileri olmak üzere, ezilen, yoksul kesimlerin barınağı olmuş. 

Futbol tarihine şöyle bir göz attığımızda, liman kentlerinin ve işçilerin yoğun olduğu bölgelerde bu sporun hızla yeşerdiğini görmek mümkün. Güney Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da, İtalya’da liman işçilerinin yoğun olarak bulunduğu kentlerde, işçi ayaklanmalarının önüne geçmek, insanların kafalarını dağıtmak için futbol bir araç olarak görülmüş. Ancak çoğu zaman bu kentlerde kurulan futbol takımları, işçi hareketlerinin en yoğun olarak örgütlendiği merkezler haline gelmiş. 1915 yılında kurulmuş olan Livorno Calcio’nun renkleri koyu kızıl-kızıl kahverengi. Kulüp, futbol tarihine ismini yazdıran birçok takım gibi tarihi başarılarla dolu olmasından dolayı ün kazanmamış. Tam tersine, Livorno’nun kayda değer bir başarısı yok. Livorno, 1949 yılında Serie A’dan (Türkiye’deki Süper Lig’e denk düşen İtalya Ligi) düştü. Bu yıldan sonra Livorno’nun bulunduğu en yüksek lig, Serie B oldu ve 1991 yılında da kulübün kapısına kilit vurularak kapatıldı. 

Sonra tekrar açılan kulüp, amatör ligden başlayan yeni bir mücadeleye girişti. 2003-04 sezonunda Serie B’yi üçüncü sırada bitirerek 54 yıl sonra yeniden Serie A’ya yükseldi. Bu yükselme çok önemliydi. Maksat başarılı olmaktan çok, faşist Lazio’nun, Verona’nın, Berlusconi’nin onursal başkanı olduğu Milan’ın ve bazı ırkçı tribün gruplarına sahip olan Roma takımının tribünlerine orak-çekiçli Livorno bayrakları asıp, takımın marşı olarak kabul edilen “Bella Ciao”yu söyleyebilmekti. 2003-04 sezonundaki bu yükselmeyi sağlayan kişiyse, oynadığı 38 maçta tam 29 gol atan Cristiano Lucarelli’ydi. Birkaç iyi sezonun ardından 2007-08 sezonunda küme düşen Livorno şimdi tekrar Serie A’da. Livorno, Serie A’ya dönünce iki sezon önce takımdan ayrılan kaptan Lucarelli de kulübe geri döndü. Şimdi sıra Lucarelli’nin öyküsünde. 

Sol yumruk havaya, cezalar buraya

1975 doğumlu Cristiano Lucarelli, Livornolu bir liman işçisinin oğlu. Bu nedenle efsanevi oyuncu kendini “Doğuştan komünist” olarak tanımlıyor. Her futbolcunun bir futbol düşü vardır. Lucarelli’nin düşü de bir gün Livorno formasını giymekti. Lucarelli bu düşünü 28 yaşında gerçekleştirebildi, Livorno’ya gelene kadar sekiz farklı takımda mücadele etti. Her geçen sezon ismi biraz daha büyüyen Lucarelli, önüne çok büyük teklifler gelmesine rağmen, düşünü gerçekleştirmek istedi. 2003-04 sezonunda Serie A’da gol kralı olan Lucarelli bir yol ayrımına geldi. Ya kendisine Rusya’nın Zenith takımı tarafından teklif edilen 3 milyon euroluk transfer teklifini kabul edecek ya da düşük bir ücret karşılığında Livorno’da oynamayı tercih edecekti. İşte Lucarelli’yi Livorno taraftarlarının kalbine kazıyan da, bu teklifi şu cümleyle reddetmesi oldu: “Bazı futbolcular yarım milyona bir Ferrari ya da güzel bir tekne alırlar. Ben o paraya sadece bir Livorno forması satın almak isterim. Tüm beklentim ve isteğim bu!”

Çocukluğu boyunca Livorno tribünlerinde ateşli bir taraftar olarak bulunan Lucarelli, kulübün solcu tribün grubu “Otonom Tugaylar”ın kuruluş yılı olan 1999 yılına işaret etmek için 99 numaralı formayla sahaya çıkıyor. Gol attıktan sonra sevincini sol yumruğunu havaya kaldırarak ifade ettiği için İtalyan federasyonundan defalarca ceza alan Cristiano Lucarelli, İtalya Milli Takımı’na çağrılması gündeme geldiği dönemde “Benim milli takımım Livorno” diyerek asli kimliğinin ne olduğunu tekrar ortaya koymuştu.  

Lucarelli’yi efsaneleştiren olaylardan söz etmeye devam edelim. Cristiano, İtalya’nın 21 yaş altı Milli Takımı’na çağrılır ve her zaman yaptığını yapar; gol atar. Gol sevinci yaşarken formasını çıkarıp sallamaya başladığında, formasının altında, üzerinde Che’nin resminin bulunduğu bir forma görünür. İtalya ve dünya Lucarelli’yi böyle tanımaya başlar. Daha sonra bir Küba gezisi sırasında Che Guevara’nın kızıyla tanışan Cristiano Lucarelli, Aleida Guevara’ya Küba Milli Takımı’yla Livorno arasında bir dostluk maçı teklifinde bulunur. Bu maç henüz yapılmadıysa da Lucarelli en azından niyetini ortaya koymuş oldu.

2007 yılında verdiği bir röportajda politik duruşuna ilişkin açıklamalarda bulunan Lucarelli, çok renkliliğe açık olduğunu da göstermişti. İşte Lucarelli’nin politik görüşleriyle öne çıkmasına ilişkin görüşleri: “Sizin sağ ya da sol görüşlü olmanız beni temelde çok ilgilendirmiyor. Önemli olan düşüncelerinizde dürüst olmanız ve insanlara, olaylara karşı hakkaniyetli bir yaklaşım geliştirmenizdir. Politik meselelere ilgi duyan tek İtalyan futbolcunun ben olduğumu sanmıyorum. Bazen görüşlerinizi gizlemek, sorunlara çözüm bulmak adına daha işlevsel olabiliyor. Futbolun dışında bir şeyler yapmak gibi bir niyetim ya da hırsım asla olmadı. Futbolu bırakacağım güne kadar futbolla ilgileneceğim. İleride sol görüşlü insanların Berlusconi’si olmak istemiyorum.”

Arkadaşları onun hakkında ne diyor?

Lucarelli’nin kişisel internet sitesinde Lucarelli’nin takım arkadaşları, onu böyle anlatıyor:

      * Cristiano, günlük yaşamında şakacı ve neşeli bir insan. Fakat onunla beraber takımın soyunma odasındaysanız gerçek bir liderle karşı karşıya kalıyorsunuz. O çok samimi ve dürüst bir insan. (Stefano Fiore)

      * Uzun yıllar onunla aynı formayı giydik. Evli olduğumuzu düşünenler bile oldu. Şaka bir yana o gerçek bir kaptan. Lucarelli demek, Livorno demek. Çok eğlenceli bir insan ve takım arkadaşlarını rahatlatmayı çok iyi biliyor. Sahaya çıktığındaysa inanılmaz bir karizması var. Tribündeki taraftarların rüyasını gerçek yapan kişi o. (Fabio Galante)

      * Cristian sadece benim için değil, bütün Livorno taraftarları için büyük bir efsane. Onun Livorno için neler yaptığını herkes biliyor. O sadece bir futbolcu değil ve bunu tüm kent çok iyi biliyor. Lucarelli çok yardımsever biri. Benim futbolculuğumun gelişmesine de çok yardım etti. Kısa süre birlikte oynadık ama bana çok şey kattı. Onun kadar şöhreti olan biri için son derece sade bir yaşam sürüyor. (Davide Matteini)

Onur Yazıcıoğlu, Goal.com
 
Not: Bu yazı Yeni Aktüel dergisinin 197. sayısında yayımlanmıştır.

Adana Demirspor ile Livorno'nun tarihî randevusunu Goal.com sizler için Adana'da takip ediyor. Canlı yayın için tıklayın!