Haberler Canlı Skorlar
Galatasaray

YORUM | Younes Belhanda'nın ve yüksek temponun dönüşü

22:30 GMT+3 23.12.2018
Younes Belhanda Galatasaray Sivasspor Turkish Super League 12/23/18
Galatasaray, Igor Tudor döneminde özellikle iç sahada rakiplerini yüksek tempoyla boğuyordu. Bu akşam uzun süre sonra o tempoya yaklaştı.

 YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Galatasaray, aylar sonra ilk defa bir Süper Lig maçına ideal on biriyle çıktı. Özellikle Younes Belhanda’nın dönüşü, merkez orta sahanın Sofiane Feghouli ve Selçuk İnan’dan kurulmak zorunda kalındığı kabus dolu haftaların geride kaldığı anlamına geliyordu.

Buna rağmen Galatasaray’ın özellikle geçiş savunmasındaki zaafları olduğu yerde duruyordu. Bilhassa ilk yarıda, her iki takım da birbirinin zaaflarını çok iyi biliyor, fakat buna karşın kendi zaaflarını ise gizleyemiyor gibiydi.

Ortak zaafları ise derin savunma yapamıyor oluşlarıydı. Sivasspor’un kanatları, Galatasaray’ın ise merkezi çok savunmasızdı. Her iki takım da bu zaafları iyi kullandı. Peki nasıl?

Önce nasıl olmadığını söyleyelim: Topa sahip olarak, rakibi pasla düzen dışına çıkararak değil. Bilakis, topu bırakan oyun üstünlüğünü ele geçirdi. Galatasaray, ilk yarıda %62’yle topa sahip olmuştu; ama oyunu ve skoru ikinci yarıda topu Sivasspor’a %58 oranında bırakarak aldı.

Futbolda yalnızca pas oyunuyla fark yaratmak kolay değildir. Hatta şu sıralarda Borussia Dortmund ile Bundesliga’nın zirvesinde yer alan Lucien Favre’a göre bu neredeyse imkânsızdır. Pas oyunu, yüksek kalite ve birlikte oynama pratiği ister. Ama elinizde dripling yapabilen oyuncularınız varsa, hayat sizin için çok daha kolay hâle gelebilir.

Bu akşam da her iki takımın birbirlerinin zaaflarını kullanmasında öne çıkan özellik dripling oldu. Galatasaray’da Henry Onyekuru, Feghouli ve Belhanda’nın driplinglerine, Sivasspor’da Douglas cevap verdi.

Süper Lig’de oyun kurabilen dört Brezilyalı bek bulunuyor: Adriano, Mariano, Junior Caiçara ve Douglas. Douglas ise fark yaratan dripling yeteneğiyle bu sezon diğerlerinin önüne çıktı.

Yine Favre’a dönelim. “Bir oyuncunun driplingle iki rakibini eksiltmesi ve ardından iyi bir pas vermesi – kolektif oyunun mantığı buradadır,” diyor İsviçreli hoca. Sivasspor’un birbirinin kopyası denebilecek iki golünde de, tıpkı Favre'ın tarif ettiği gibi Douglas’ın driplingle Onyekuru’yu eksiltişi ve ardından Robinho’ya verdiği iki iyi pas ön plandaydı.

Elbette Maicon’un her iki golde de Muhammet Demir’in terse doğru yaptığı topsuz koşusuna Ozan Kabak ile birlikte hareketlenmesi ve Robinho’yu merkezde bomboş bırakması da Douglas’ın ekmeğine yağ sürdü.

İkinci yarıdaysa Galatasaray, topu bırakıp, daha direkt hücum etmeye çalıştı. İstediğini de aldı. Geçtiğimiz sezon Igor Tudor’un oynatmaya çalıştığı yüksek tempoya dayalı bu oyunun merkezinde yine aynı üçlü vardı: Fernando, Badou Ndiaye ve Belhanda. İkinci yarıda birbirlerini çok özlemiş gibi göründüler ve Galatasaray uzun süre sonra Tudor dönemindeki tempoya yakın bir 45 dakika oynadı.

Ligin ilk yarısı boyunca oldukça eleştirilen Onyekuru da belki de ilk defa yeteneklerine uygun bir maç oynadı ve yıldızlaştı.

Fakat maçın en güzel hareketi ne Onyekuru’nun, Robinho’nun golleri ne de Douglas’ın driplinginin ardından yaptığı asistlerdi. 90+4’te Mustafa Kapı’nın oyuna girebilmesi için Ozan'ın topu taca atmasıydı.