Haberler Canlı Skorlar
Fenerbahçe

YORUM | Sezonun ilk hak edilmemiş puan kaybı

21:26 GMT+3 3.02.2018
Roberto Soldado Hasan Ali Kaldirim Fenerbahce 232018
Fenerbahçe bu sezonki bütün puan kayıplarını hak etmişti. Bu akşamsa ilk defa kazanmayı hak ettiği bir maçta puan kaybetti.

YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Fenerbahçe’nin 2013-14’teki futbolu, Kadıköy müdavimlerinin özlemle andıkları son sezonlarıydı. Bu akşam ilk yarıda o sezonu andıran görüntüler izledik. Ersun Yanal’ın o takımında kenar forvetler Dirk Kuyt ve Moussa Sow top kendilerindeyken sürekli içe kat eder, böylece de arkadan bindiren Gökhan Gönül ve Caner Erkin’e de geniş bir kulvar açılırdı.

Bu akşam da top kendilerindeyken Fenerbahçe’nin ön kenar oyuncuları Nabil Dirar ve Mathieu Valbuena sık sık içe kat ettiler ve arkalarındaki Mauricio Isla ile Hasan Ali Kaldırım’a topla bindirmeleri için alan açtılar.

Aradaki fark ise şuydu. Yanal’ın Fenerbahçe’sinde önde üç forvet olduğu için Caner ve Gökhan bol bol orta yaparlar, ya öndeki üçlüden biri vurur ya da ön baskıya katılan orta saha oyuncuları seken topları toplar, böylece atak sürekliliği sağlanırdı. Bir başka deyişle o sezonki Fenerbahçe rakiplerini fizik gücüyle döverek yenerdi.

Bu akşamki Kocaman’ın Fenerbahçe’si de Gençlerbirliği’nin beşli savunmasını kenar hücumlarıyla delmeye çalıştı. İlk yarıda Fenerbahçe sağ kanadı %43.2, sol kanadı %38.6 yoğunlukta kullanırken, merkezdense sadece %18.2 yoğunluğunda geldi.

Fakat kanattan gelen Fenerbahçe, kenar ortalarını kullanmadı (İlk yarıda Fenerbahçe’nin akan oyunda sadece 8 ortası vardı). Ceza sahasında forvet özellikli tek oyuncu Roberto Soldado olduğu için, bekleri aracılığıyla bol bol sıfıra indi ve ceza sahasına yerden paralel ya da geriye paslar attı. Ki bu da olması gereken, modern bir hücum şekliydi. Fenerbahçe bu şekilde pozisyonlar da buldu, iki topu da direkten döndü.

Fenerbahçe’nin bu baskısına cevap veremeyen Gençlerbirliği’ndeyse 24. dakikada sakatlanan Alper Uludağ, yerini Deniz Yılmaz’a bıraktı. Zorunlu bir değişiklikti, ama Ümit Özat’ın sol stoperi yerine oyuna bir forvet alması, ileride hiç top tutamamalarından duyduğu rahatsızlıktan olsa gerekti.

Bu değişiklikle Gençlerbirliği’nin daha çok rakip sahada oynadığını ya da Fenerbahçe’nin baskısını kırdığını söyleyemesek de, ilk yarının sonlarında yakalanan kontra atakta Deniz’in varlığı, Volkan Demirel ile Dirar’ı hataya zorladı ve Gençlerbirliği’nin isabetli tek bir şutunun dahi olmadığı ilk yarıyı 1-0 önde kapatmasına neden oldu. Hızlı hücumun başlangıcında Stephane Sessegnon’un doğru pas tercihinin de anahtar rol olduğunu söylememiz lazım.

Sezonun en üstün oyunlarından birini oynarken ilk yarının sonlarında böyle bir golle yenik duruma düşmek Fenerbahçe adına kuşkusuz çok moral bozucuydu. İkinci yarıda önemli olan Fenerbahçeli oyuncuların nasıl bir reaksiyon gösterecekleriydi. Açıkçası tek çareleri erken bulunacak bir goldü, öyle de oldu.

Futbolda dripling yapabilen merkez orta saha oyuncuları neden giderek daha önemli bir role sahip oldu? Liverpool, Naby Keita için neden 75 milyon euro ödedi veya daha kısıtlı bir bütçeye sahip olan Stoke City neden Badou Ndiaye için bu kadar ısrarcı oldu? Alper Potuk bunu gösteren bir gol attı. Merkezde oynatıldığında sahip olduğu bu deliciliğini, attığı goldeki bitiricilikle daha sık birleştirebilse, kuşkusuz Alper’in de değeri şu ankinden çok daha fazla olurdu.

Bu golden sonra Fenerbahçe ilk yarıdaki oyun üstünlüğünü yeniden devam ettirdi. İlk yarıda Oğuz Kağan Güçtekin’in Soldado’ya attığı harika pasın aynısını bu sefer Valbuena ceza sahasına topsuz koşu yapan Dirar’a attı. İlk yarıda gelmeyen gol, ikinci yarıda geldi.

Ama Kocaman’ın sezon başından beri dert yandığı bireysel hatalardan gol yeme hastalığı yine devam etti. Açıkçası bu kadar çok sayıda bireysel hata normal değil. Ama bunu şanssızlığa da bağlayamayız. Fenerbahçe'nin yediği tüm gollerde ciddi bir kalite sorunu yaşadığı aşikâr. Mehmet Topal’ın sektirdiği topla yenilen ikinci golden sonraysa sarı-lacivertliler bu sefer toparlanıp geri dönemedi.

Fenerbahçe’nin bu sezon kazandığı birçok maçta iyi oynamadığını ve kazanmayı hak etmediğini söylemiştik. Aynı şekilde bütün puan kayıpları da hak edilmiş kayıplardı. Fakat iki puan daha kaybedilen bu akşam ise rahatlıkla söyleyebiliriz ki, Fenerbahçe bu akşam iyi oynadı ve puan kaybını hak etmedi.