YORUM | Şenol Güneş'in ustalık eseri

Yorum()
AA
Şenol Güneş, sadece kusursuza yakın bir maç planı yapmamış; aynı zamanda oyuncularını bu plan sayesinde kazanabileceklerine tamamen ikna etmiş.


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Evet, karşınızda bir dünya şampiyonu olabilir. Ama dünya şampiyonlarının da mutlaka bir zayıf noktası vardır. Fransa’nın zayıflığını da kendisini en güçlü hissettiği 2018 yazında görmüştük. Dünya Kupası’nda özellikle grup aşamasında sıkı savunma yapan ve alan vermeyen Avustralya ve Danimarka karşısında oldukça zorlanmışlardı. Sonraki turlarda ise paradoksal bir şekilde daha güçlü rakiplere karşı daha rahat etmişlerdi, çünkü bu defa alan bulabiliyorlardı.

Dolayısıyla Türkiye’nin de yapması gereken belliydi: Topu Fransa’ya bırakıp, alana hâkim olmak. Sol kanatta genelin beklentisinin aksine Abdülkadir Ömür’ün yerine Kenan Karaman’ın tercih edilmesi de bunun bir göstergesiydi. Bir yanıyla cesur bir tercihti. Çünkü Şenol Güneş, Cenk Tosun’un yokluğunda Kenan’ı tercih ederek, kanatlarda en az bir forvet özellikli oyuncu kullanma alışkanlığını Fransa karşısında da sürdürmüştü. Fakat Kenan’a verdiği görev, sadece Burak Yılmaz’a hücumda destek vermekle sınırlı kalmayacaktı.

Maçın başından itibaren topsuz oyunda yapacaklarını çok iyi özümsemiş bir Türkiye vardı. Önde baskı yoktu; çünkü baskının geçilmesi halinde Fransa’ya alan verilebilirdi. Fakat buna karşın geriye yaslanma da yoktu; çünkü bu Fransa’yı kendi ceza sahasına davet etmek anlamına gelirdi ve bu da istenilen bir şey değildi. Yapılan ise şuydu: Fransa’nın stoperleri Raphael Varane ve Samuel Umtiti’ye hiçbir pres uygulanmadı ve geriden oyun kurma şansı verildi; ama orta blokta agresif prese dayalı ve geometrisi çok iyi çizilmiş bir alan markajı vardı. Bir başka deyişle Varane ve Umtiti’ye iki seçenek sunuldu: Ya beklerine doğru oynayacaklardı ya da ileriye uzun top yollayacaklardı. Her iki seçenek de Türkiye’nin işine geliyordu.

Fransa kendi yarı sahasındayken, karşılarında 4-5-1 şeklinde sahaya yayılan bir Türkiye vardı. Rakip yarı sahaya geçtiklerindeyse, ki bunu başarabilmek için oldukça efor harcamak zorunda kaldılar, Kenan ve Cengiz Ünder beklere geçiyor, Zeki Çelik ve Hasan Ali Kaldırım ise stoperlere yanaşıyordu; böylece 6-3-1 gibi bir takım şekli ortaya çıkıyordu. Fransa, bu sıkı defansif düzene karşı neredeyse hiç alan bulamadı ve maç boyunca aciz bir görüntü sergiledi.

İlk 25 dakika, ikinci bölgedeki yoğun mücadeleyle geçti ve Türkiye o bölümde de maçın hâkimiydi. 25. dakikada ise bir şey oldu. Maçta bir şeylerin değişeceğini gösteren ilk işaret fişeği atıldı. Fransa’nın yarı sahasında girdikleri hava topu mücadelesinde Kylian Mbappe, Hasan Ali’ye arkadan müdahale ederek rakibinin dengesini bozdu. Hakem oyunu devam ettirdi ve Fransa ilk defa dengesiz yakalanan Türkiye karşısında aradığı boşluğu buldu, hem de en tehlikeli oyuncusuyla. Mbappe geniş alanda Merih Demiral’i bire birde yakaladı, ama Merih ayakta kalarak rakibine geçit vermedi.

Kylian Mbappe Merih Demiral Turkey France UEFA European Qualifications 06/08/19

Beş dakika sonra ise Türkiye, bir duran top fırsatı yakaladı ve iyi bir organizasyonla golü buldu. Biraz önce Fransa’nın yakaladığı en önemli fırsatı önleyen Merih, bu defa da golün asistini yapmıştı. Galiba Juventus’un stoperi olmak böyle bir şeydi.

İlk golün ardından ise Türkiye geriye çekilmek yerine ilginç bir şekilde baskının hem yoğunluğunu artırdı hem de konumunu öne çekti. Bu, Fransa’nın hiç beklemediği bir şey olmalıydı ki, cevap veremediler. 40. dakikada Mert Günok kale vuruşunu Kenan ve Burak’ın olduğu sol kanada doğru gönderdi. Kenan’a çarpan top Umtiti’ye yöneldi; fakat Burak’ın baskısı önce onu, ardından Paul Pogba’yı hataya zorladı. Sonrasını biliyorsunuz. On dakika içinde ikinci gol...

Topa sahip olmak ya da olmamak... Futbolda birçok mesele hâlâ bu. Ama özellikle son yıllarda yeni bir durum daha oluştu: Topa iki tarafın da sahip olmadığı anlar. Bu da geçiş oyununu doğurdu. Pep Guardiola, maç içindeki farkları ikinci, üçüncü, hatta dördüncü topları kazanmanın ya da kaybetmenin yarattığını söyler. Dün akşam Burak'ın kazandığı ikinci ve üçüncü toplar da Cengiz’in golünü yarattı.

Didier Deschamps maç öncesinde, 2006’da Jean Tigana’nın Beşiktaş’taki yardımcılığını yapan ve şimdi de kendi asistanı olan Guy Stephan’ın Burak’ı iyi tanıdığını ve onun tecrübelerinden faydalandıklarını söylemişti. Ama Burak’ın sırtı dönük oyununu görünce muhtemelen Stephan’a dönüp, “Sen bize bu adamı böyle anlatmamıştın” diye sitem etmiştir.

Burak Yilmaz Turkey France UEFA European Qualifications 06/09/19

Deschamps ikinci yarıda ise sol kanadını değiştirerek sahaya çıktı. Lucas Digne’nin yerine Ferland Mendy’yi, Blaise Matuidi’nin yerine ise Kingsley Coman’ı oyuna aldı. Özellikle Matuidi’nin aksine çizgiyi daha fazla kullanan Coman’ın girişi etkili oldu. Fransa, hücumda biraz daha genişlik sağladı. Coman, birçok pozisyonda Zeki’yle bire birde kaldı ve rakibini oldukça zorladı. Ama son çizgiye inip içeriye çevirdiği hemen bütün toplarda Türkiye’nin savunması çok iyi pozisyon aldı ve en önemlisi sakin kaldı.

Ruud Gullit, geçtiğimiz ay Goal Türkiye’ye verdiği röportajda Türk futboluyla ilgili şu tespiti yapmıştı: “İşler yolunda gitmediği anlarda aklınız başınızdan gidiyor. İhtiyacınız olan şey bu değil. Sakin kalmalısınız. Bunu başarabilen; yani sakin kalıp odaklanabilen birinin çok daha iyi olma şansı var. Bu yüzden sakin olun, içgüdülerinize güvenin, keza yeteneklerinize de.”

Gullit’in dün akşam büyük ihtimalle yapacak daha iyi bir şeyi vardır. Ama şayet maçı seyrettiyse herhalde Türkiye’nin ikinci yarıdaki sakinliğini takdir etmiştir. Düşünün; dünya şampiyonunun karşısında ilk yarıyı 2-0 önde kapatıyorsunuz, ama önünüzde bir 45 dakika daha var. Belki ilk yarıda Fransa sizden böyle bir başlangıç beklemiyordu; ama artık sizi ciddiye almaları gerektiğini öğrendiler ve üzerinize gelecekler. Sizin ise yapmanız gereken tek şey sakin kalmak. Ama bugüne kadar bunu yapamamışsınız. Siz Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde 119’da golü yiyip, 120’de atanlarsınız. Tutku ve kaosun, mükemmel bir karışımısınız. Nasıl sakin kalabilirsiniz ki? Ama bu defa başarıyorsunuz.

Senol Gunes Turkey France UEFA European Qualifications 06/08/19

Çok iyi kurgulanmış bir maç planıyla dünya şampiyonunu yenebilirsiniz; ama dünya şampiyonunun 10 yıl sonra ilk defa bir maçta rakip kaleye tek bir isabetli şut dahi yollayamamasını, ancak oyuncularınızın sakinliğini hiç kaybetmemeleri ve taktik sadakatten asla ayrılmamaları sayesinde başarabilirsiniz. Şenol Güneş, sadece kusursuza yakın bir maç planı yapmamış; aynı zamanda oyuncularını bu plan sayesinde kazanabileceklerine tamamen ikna etmiş.

Güneş, son yıllarda Beşiktaş’ın başında da Avrupa’nın saygın antrenörleri ve takımlarına karşı etkileyici maçlar çıkarmıştı. Maurizio Sarri’nin Napoli’si, Leonardo Jardim’in Monaco’su, Ralph Hasenhüttl’ün RB Leipzig’i, Sergio Conceiçao'nun Porto'su... Ustalık eserini ise dün akşam Deschamps’nın şampiyonlarına karşı verdi.

 

Goal twitter

Kapat