YORUM | Senaryo aynı, roller ve aktörler farklı

Yorum()
twitter.com/GalatasaraySK
Ligin ilk yarısında 3-0 biten Beşiktaş - Galatasaray senaryosunun bir benzerini daha izledik. Ama bu kez roller ve aktörler farklıydı.


YORUM | Süleyman Tetik   @salomontetik

Süper Lig'de şampiyonluğun kaderinin büyük ölçüde belli olacağı kritik bir hafta izledik. Fenerbahçe'nin galibiyetiyle başlayan, Başakşehir'in geri dönüşüyle süren haftanın assolistleri Türk Telekom Stadyumu'nda karşılaştı. Aslantepe'den çıkan sonuç, Beşiktaş'ın şampiyonluk şansını mucizelere devrederken Galatasaray'ın hem puan hem de motivasyon anlamında rüzgarı arkasına bıraktı. Maçın genel profili, özellikle Beşiktaş'ın 10 kişi kalmasından sonra, bizlere bir önceki derbiyi hatırlattı.

Senaryo aynı, roller ve aktörler farklı

Galatasaray'ın önde presle başlaması ve henüz 20. saniyede golün kıyısından dönmesi, aslında Beşiktaş için kırmızı alarm niteliğinde bir işaretti. Fatih Terim, kendine has futboluyla rakibini kendi yarı alanına hapsedip alan daraltarak ve topa sahip olarak kazanmayı amaçlıyordu. Ancak Beşiktaş, kalitesiyle maçın başlarında zaman zaman rakibine karşılık verse de özellikle Fernando'nun golünden sonra büyük bir kırılma başladı.

Sezonun ilk yarısında 3-0 Beşiktaş'ın kazandığı maça kısa bir dönüş yapalım. Tudor'un Galatasaray'ı, Beşiktaş'ın yaratıcılıkla donanmış orta sahası ve hücum bölgesine dayanamayıp hezimeti resmen kabullenmişti. O maçtan sonra ''5-6'ya giderdi'' yorumları da yapıldı. Bugün, aynı şeyi Galatasaray yaşattı, Beşiktaş yaşadı. Fatih Terim'in gelişiyle birlikte özellikle büyük maçlarda 'şampiyon' edasıyla oynayan Galatasaray, Beşiktaş'ı da hocasının yıllardır süregelen oyun kimliğiyle imha etti. Kısacası sezonun ikinci yarısında Beşiktaş ile Galatasaray rol değiştirirken en önemli aktör Fatih Terim oldu.

Fatih Terim Galatasaray 4292018

Nagatomo & Fernando'nun performansı tüm seyri değiştirdi

Galatasaray bugün takım halinde disiplinli, tempolu, baskılı ve aynı zamanda dikkatli bir maç oynadı. Sahada görev yapan tüm oyuncular sınıfı geçti. Ama sınıfta bazı öğrenciler vardı ki Onur Belgesi almayı sonuna kadar hak ettiler.

Fernando, maçın başından sonuna kadar orta sahayı domine etti. Onun için neden 'Ahtapot' dediklerini bugün daha iyi anlamış olduk. Soğukkanlılığıyla birlikte pas yeteneği, oyunun yönünü sürekli değiştirdi. Bacaklarını her topa sokan, bunu yaparken de faul yapmadan işin içinden çıkan yıldız oyuncu, attığı golde de Gomis'e odaklanan Beşiktaş savunmasını adeta uyuttu ve skoru buldu. Onun golü atmasına yardımcı olan Nagatomo da en az Fernando kadar maçın kahramanıydı.

Fernando Reges Garry Rodrigues Yuto Nagatomo Galatasaray 4292018

Geldiği günden bu yana Nagatomo'nun istikrarlı performansını izlemeye alıştık. Japon oyuncu birkaç ay önce geldiği takıma öyle bir adapte oldu ki bazı oyuncular bunu birkaç yılda anca başarabiliyor. Ama Beşiktaş karşısındaki görevi farklıydı. Ataklarını Adriano ve Babel'in olduğu yönden değil, Quaresma ve Gökhan Gönül'ün olduğu kanattan yapan Galatasaray, bu iki oyuncunun zayıflığını kullanıp o bölgeyi otobana çevirdi. Quaresma ile Gökhan Gönül, Rodrigues ile Nagatomo'lu hiçbir atakta karşılama yapamadı. Zaten Galatasaray iki golü de sol kanattan buldu.

Tüm bunların yanında son haftaların kurtarıcısı Muslera'yı da es geçmemek gerekiyor. Uruguaylı kaleci özellikle Quaresma ve Talisca'nın iki net fırsatının yanında birçok pozisyonda tüm özgüveni ve motivasyonuyla takımını sırtladı. 13 kurtarışa imza atan Muslera, Taffarel'in gelişiyle birlikte eski günlerine döndü. Hatta hocasının dönüşüyle artık onu yan toplardaki etkinliğiyle de görür oldu. Önceleri yan toplarda çizgide bekleyen Nando, artık pozisyonunu daha önde alıp yumruklama ya da yakalamayla pozisyonları bitiriyor. En azından artık topa çıkıp çıkmama konusunda tereddüt etmiyor. Bu performanstaki baş aktör Taffarel'i ayrıca tebrik etmek gerekiyor.

Galatasaray, karanlık günleri aydınlığa kavuşturdu

Galatasaray'ın şampiyonluktaki şansı, fikstürüne bağlı olarak sık sık sorgulandı. Bu yanlış bir yorum da değildi. Sezonun ilk yarısında büyük maçlardan sadece 1 puan alabilmiş bir takım için çok haksız sayılmazlardı. ''Fatih Terim effect'' diye tabir ettiğimiz şey, bu yargıları tamamen kırdı attı. Galatasaray, oynadığı dört büyük maçtan 10 puan çıkardı ve şampiyonluğa giden bir takımın, şampiyonluk performansıyla kazandı. Galatasaray için sırat köprüsü bitti. Artık deplasmanmış, sendrommuş... Bunların hiçbiri gündeme dahi gelmemeli. Galatasaray 270 dakika daha 'kendisi' gibi oynadığı takdirde şampiyon olacaktır.

Kapat