Haberler Canlı Skorlar
Beşiktaş - Fenerbahçe

YORUM | Profesyonellikleri üst üste iki derbiye yetmedi

23:10 GMT+3 1.03.2018
Anderson Talisca Martin Skrtel Besiktas Fenerbahce 03012018
Bir futbol maçından çok üçüncü sınıf bir komedi filmi izledik. Sonundaysa her iki takım da kazanamadı, sadece izleyenler vakitlerini kaybetti.

YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Fenerbahçe, bu sezon Süper Lig’de en az isabetli pas yaptığı iki maçını da Beşiktaş’a karşı oynadı (273 ve 228). Bu akşamki onbirindeyse, topun daha fazla kendilerinde kalmasını sağlayacak iki oyuncu vardı: Roberto Soldado ve Mehmet Ekici. Mathieu Valbuena’ysa yine yedekti. Demek ki Valbuena, Aykut Kocaman’ın nezdinde üç aydır oynamayan Ekici’nin bile gerisinde.

Şenol Güneş’in ise üç gün önceki maçta cezalı olan Pepe ve Anderson Talisca’yla, onbirde olmayan Alvaro Negredo ve Jeremain Lens’i kullanması normaldi.

Karşılaşma ise Türkiye Kupası’ndan çok, Kral Kupası maçı gibi başladı. Önce Talisca’nın harika diyagonal pasının ardından Negredo’dan tam bir usta işi bitiriş izledik, ardından Mehmet Topal’ın Iniesta’vari pasına bir diğer İspanyol golcü Soldado’nun uzak köşeye tek vuruşunu...

Beşiktaş yine topa daha fazla sahip olan taraftı, ama dört gün öncesinden farklı olarak hücumda oyunu yeteri kadar genişletemedi. Bunda da rotasyonda kullanılan Lens’in bitikliğinin büyük bir etkisi vardı. Dolayısıyla Beşiktaş, savunmada iyi alan daraltan Fenerbahçe karşısında boşluk bulmakta büyük güçlük yaşadı.

Alper Potuk’un kendini attırmasından dakikalar sonraysa ilk defa boş alan buldu. Onda da Lens’in zihnen ne kadar kötü durumda olduğunu gördük. Fenerbahçe’yi üçe bir yakaladığı pozisyonda bir türlü ne yapacağını bilemedi, sonunda da ne pas verebildi ne de şut atabildi.

Bu pozisyonun dönüşünde de Ekici’nin harika ara pasında Fenerbahçe golü buldu. Bu gol, uzun süredir orta sahasında bir oyun kurucunun oynamadığı Fenerbahçe’nin özlediği bir goldü aynı zamanda.

İkinci yarıdaysa bir kişi eksik rakibine karşı oyunu genişletmek isteyen Güneş, haklı olarak Ricardo Quaresma ve Ryan Babel’i oyuna aldı. Ama ikinci yarıda maçtan çok üçüncü sınıf bir komedi filmi izleyecektik. Önce Pazar akşamının yıldızı Quaresma kendini oyundan attırdı, ardından uzunca bir süre maç sinir harbi olarak geçti. Toplam 36 faulün yapıldığı maç ise haliyle maçtan başka her şeye benzedi.

76’daysa bu sefer Volkan Demirel muradına erdi. Sonunda o da atıldı. Ve Beşiktaş, uzatmaları da eklersek, yaklaşık 25 dakika bir kişi fazla oynadı. Güneş, Pepe’nin yerine oyuna Oğuzhan Özyakup’u aldı. Oyuncularını da yanına çağırıp, tahtaya birçok şey çizdi. Ama sahada oynanan oyun, “tahtaya gerçekten bunu mu çizdi?” dedirtti.

Kırmızı karttan kısa süre sonra golü de buldu Beşiktaş. Ama kalan uzunca sürede, rakip bir kişi eksik olmasına rağmen sadece içeriye top şişirmeyi tercih etti. Böyle oynanacaksa Oğuzhan neden girdi, Pepe neden çıktı? Pepe ileriye gönderilseydi, daha faydalı olurdu.

Sonucundaysa iki takımın da kazanmayı hiç hak etmediği maç berabere bitti. Gördük ki, iki takım futbolcularının da “profesyonellikleri”, üst üste iki derbiyi kaldırabilecek yeterlilikte değilmiş. Neyse ki bu 90+10 dakikalık komedinin hemen ardından Arsenal - Manchester City maçı başladı da, futbola aç kalmadık.