YORUM | Milli Takım geçmişin prangalarından kurtulmalı

Yorum()
AA
Mircea Lucescu yeni bir takım kurmaktan bahsediyor, ama eski oyuncuları da unutamıyor. Geçmişin prangalarından kurtulmadan, yeni bir sayfa açılamaz.


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

2011 yılında Bundesliga tarafından yayımlanan bir kitapçıkta şöyle yazıyordu: “2000 Avrupa Şampiyonası’na ilk turda veda etmemiz, bizim için dönüm noktasıydı: Yeni milenyuma girerken Alman futbolunun bir felaketin eşiğinde olduğunu fark etmiştik. Profesyonel bir zemin üzerine inşa edilmemiş olan futbolumuz çökmek üzereydi.”

Alman futbolu kendini yenilemeye katıldığı bir turnuvada yaşadığı başarısızlığın ardından karar verirken, Türk futboluysa 2002’den beri tam altı büyük turnuvayı kaçırmasına rağmen radikal kararlar almak konusunda ayak diretip durdu.

Cengiz Under Montenegro Turkey 03/27/18

İrlanda Cumhuriyeti ve Karadağ maçlarındaysa, bizi umutlandıran, en azından maçları izlememizi sağlayan şeyler vardı: Esame listelerindeki değişiklikler. Cengiz Ünder, Enes Ünal, Hakan Çalhanoğlu, Emre Akbaba, Yusuf Yazıcı, Okay Yokuşlu, Çağlar Söyüncü, Kaan Ayhan gibi genç isimlerin çoğu, geçmiş kadrolarda da vardı belki. Ama ilk defa bu kadar anahtar roller üstlendiler.

Daha ilk maçtan ortaya muhteşem bir şey çıkmasını beklemek abes olurdu. Ama en azından sahada futbol oynamaya çalışan bir takım gördük. Birlikte oynadıkları süre arttıkça, oyunun akıcılığı da artacaktır.

Almancada beraberliğe “unentschieden”, yani “kararsız kalmış” deniyor. Dün de Milli Takım 2-0’dan sonra gereksiz bir şekilde topun hakimiyetini rakibe bıraktı ve maç sonunda kararsız kalmış oldu. Milli Takım, Haziran ayına kadar üç maç daha oynayacak. O üç maçta, sahada ne oynamak istediğinde “daha kararlı” olan bir takım görmeliyiz. Kısa vadede en acil kat edilmesi gereken gelişim hedefi bu olmalı. Önce bir felsefemiz ve oyun kimliğimiz olmalı ki, üzerine yeni şeyler inşa edebilelim.

Cenk Tosun Montenegro Turkey 03/27/18

Ama bunun için de Mircea Lucescu’nun yeni bir yola çıkmışken, arkasında bıraktıklarına dönüp bakmaması gerekiyor. Rumen teknik adam, maç öncesinde şöyle şeyler söyledi: “Tecrübeli oyunculara ihtiyacım var ama beş-altı yıl beraber oynayabilecek bir takım inşa etmek için gençlere yöneldim. On tecrübeli oyuncu, bir genç oyuncuyla oynamak kolay. Ama beş genç oyuncuyla bir şeyler başarmak kolay değil. Tecrübeli oyuncuları kadroya almadan yalnızca gençlerden ekip kurmak mümkün değil. Üç-dört tecrübeli oyuncu olacak ve bu oyuncular gençlere örnek olacak.”

Lucescu’nun bu köhnemiş bakış açısından kaçınması gerek. Bu takım yıllardır tecrübeli oyuncularla sürekli turnuvaları kaçırıyor. Dün de skor 2-2’ye geldiğinde takımın yaş ortalaması 25’ti ve golü yediren majör hatayı takımın en tecrübeli oyuncusu olan 32 yaşındaki Mehmet Topal yaptı.

Cengiz Under Montenegro Turkey 03/27/18

Milli Takım’ın tecrübeli oyunculara, liderlere, vs. ihtiyacı yok. Sahada - ve elbette saha dışında - Cengiz’e ne yapması gerektiğini söyleyen bir “adamlar” topluluğuna ihtiyacı yok bu takımın. Milli Takım’ın sadece yeni yüzlere ve iyi oyunculara ihtiyacı var. Lucescu yeni bir takım inşa etmek istiyorsa, söyledikleri ve yaptıklarıyla bizi futbol hakkında daha farklı düşünmeye zorlamalı.

Aynısını Joachim Löw ile birlikte Alman Milli Takımı’nı değiştiren adam olan Jürgen Klinsmann da söylüyordu: “Almanya farklı bir futbol oynamak istiyorsa, önce farklı düşünmeyi öğrenmeli. Geçmişin prangalarından kurtulmanın tek yolu bu düşünsel devrimi hayata geçirmek.”

Anahtar deyim: Geçmişin prangalarından kurtulmak. Ve bir şey daha... İyi takımları, diğerlerinden ayıran şey futbol kültürleridir. Milli Takım’ın şu anki en büyük eksikliği de bu: Bir futbol kültürünün olmaması. Lucescu, Türkiye’den ayrıldığında arkasında bir iz bırakmak istiyorsa, ilk amacı bu futbol kültürünü Milli Takım’a yerleştirmek olmalı. Bunu da sadece yeni oyuncularla yapabilir.

Kapat