Haberler Canlı Skorlar
Türkiye

YORUM | Keyifliydi, değil mi?

23:00 GMT+3 30.05.2019
Turkey Greece Friendly Game 05/30/19
Milli Takım çok uzun süre sonra oynadığı futboldan keyif alıyor. Ya da bir başka deyişle Şenol Güneş varlığını yine çabuk hissettiriyor.


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Maurizio Sarri’nin en çok etkilendiği teknik direktör olan Arrigo Sacchi, dün gece Sarri’nin ilk büyük kupasını kazanmasının ardından şunları söyledi:

"Takıma belirli bir tarz kazandıran antrenörlere düşkünlüğüm bulunuyor. İtalya'da takımlarının üstünde bir etki bırakan yalnızca dört-beş antrenör var. Gerisi sadece taktisyenlerden oluşuyor. Sarri ise takımlarına nasıl bir tarz ve kimlik kazandıracağını çok iyi biliyor.”

Sacchi’nin İtalyan antrenörler için yaptığı bu değerlendirmeyi Türk antrenörlere uyarlamak çok kolay değil. Çünkü buralarda pek taktisyen bulunmuyor. Ama takımının üstünde bir etki bırakan ve ona bir tarz ve kimlik kazandıran antrenörler elbette var. Şenol Güneş de onların başında geliyor. Sürekliliği tartışılabilir. Ama bir takıma gelir gelmez elinin değmesi konusundaki ustalığı su götürmez.

Güneş’in tersine taktisyenliğiyle öne çıkan ve kariyeri boyunca gelişime ve sürekliliğe inanmış olan Mircea Lucescu ise Milli Takım’ın yeni jenerasyonla buluşmasını sağladı. Yunanistan karşısındaki 23,8 yaş ortalamalı ilk 11’de Rumen teknik direktörün büyük payı var. Ancak Lucescu’nun bir buçuk yılda başaramadığını Şenol Güneş üç maçta başardı: Takıma bir kimlik kazandırmak.

Lucescu yönetimindeki son dört maçında gol atamayan takım, Güneş ile çıktığı ilk iki maçta altı gol attı. Bu akşam ise 15 dakikada skoru 2-0 yaptı. Bunda şaşıracak bir şey yok. Çünkü nasıl bir oyun oynayacağınızı, hangi oyuncularla oynamayı seçtiğiniz belirler. Güneş gelir gelmez Cenk Tosun’u kanat forvette kullanarak nasıl bir oyun oynamak istediğini belli etti ve takımın uzun süre sonra yeniden golcü bir kimlik kazanmasını sağladı.

Maç öncesindeki basın toplantısında bu tercihini Fransa ve İzlanda karşısında da devam ettirip ettirmeyeceğini sorduğumda ise şu cevabı vermişti: “Cenk’in santrforluğunun yanı sıra açıkta santrforu tamamlayabilmesi bir zenginlik getiriyor. Santrfor ya da açık, birçok oyuncuya sahibiz. Bunların hücuma dönük oynaması ise benim çok sevdiğim bir iş.”

Güneş’in bu anlayışını belli ki oyuncular da hemen sevmiş. Yunanistan her ne kadar çok zayıf ve dağınık bir görüntü sergilemiş olsa da takımın özellikle ilk yarıda çok seri bir biçimde yaptığı tek paslar onların düzen dışına çıkmasında hayli etkili oldu.

En önemlisi ise galiba şu: Milli Takım yeniden oynadığı futboldan keyif alıyor.