YORUM | İki ofansif orta saha oyuncusuyla nasıl oynanıyordu?

Yorum()
AA
Beşiktaş, uzun süre sonra orta sahasında iki yaratıcı oyuncuyla oynadı. Başlarda epey bocaladı. Ama ardından nasıl oynayacağını hatırlamaya başladı.


 YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

İki ofansif orta saha oyuncusu birlikte oynayabilir mi? Beşiktaş, yakın tarihindeki birçok farklı dönemde bu sorunun cevabını aradı. 90’larda Sergen Yalçın ile Mehmet Özdilek, 2000’lerde önce Sergen ile Tümer Metin, ardından Matias Delgado ile Ricardinho, 2010’larda Oğuzhan Özyakup ile Jose Sosa ve şimdi de Adem Ljajic ile Shinji Kagawa...

Bu soruya tek olumlu yanıtı veren teknik direktör ise 2016’da Şenol Güneş olmuştu. Oğuzhan ve Sosa’nın birlikte oynadığı o sezon Beşiktaş, ligin açık ara en keyif veren futbolunu oynamış ve çok dominant bir şampiyonluk kazanmıştı.

Aradan geçen üç sezonda tersine evrimleşen oyunun doğal sonucu olarak ise Beşiktaş’ın orta saha oyuncularının tiplemeleri de değişti. Özellikle bu sezon daha direkt ve dinamik bir oyuna geçen Beşiktaş’ın orta sahasında Oğuzhan Özyakup’un yerini Dorukhan Toköz ya da Gary Medel aldı. Yılların eskitemediği Atiba Hutchinson’ın yeri ve rolü ise sabit kaldı.

Devre arasında Kagawa’nın transfer edilmesi ise işleri yeniden karıştırdı. Üç ihtimal görünüyordu: Ya Güneş, favori formasyonu 4-2-3-1’den vazgeçecek ve Ljajic ile Kagawa’ya ilk 11’de bir yer açacaktı veya Serie A’da sıkça izlediğimiz gibi Ljajic yine sol kanada geçecekti ya da bu iki oyuncu forvet arkasında birbirlerinin alternatifi olacaktı.

Güneş üçüncüsünü seçti. Bunun nedeni olarak da Kagawa’nın fiziksel durumunu öne sürdü ve Ljajic’in cezalı olduğu Fenerbahçe derbisi dışında Kagawa hep oyuna sonradan girdi.

Ta ki Göztepe maçına kadar... İlk defa Ljajic ile Kagawa birlikte ilk 11’deydi. Belli ki Güneş, hafta içindeki çalışmalarda Kagawa’nın durumunu nihayet beğenmişti. İkisini birlikte oynatmak için ise en akla yatkın çözümü seçmişti: Ljajic sol kanada, Kagawa 10 numaraya. Herkes bu ikili sayesinde Beşiktaş’ın hücum performansında büyük bir artış yaşanmasını bekliyordu. Ama öyle olmadı.

Shinji Kagawa Besiktas Goztepe Turkish Super League 03/16/19

Adriano’nun maçın başında yaşadığı sakatlığın ardından Caner Erkin'in yokluğunda yedek sol bek olarak kulübede şans bekleyen Rıdvan Yılmaz'a güvenemeyen Güneş, o bölgeye yama yapmayı tercih etti. Medel’i sol beke çekti, Necip Uysal’ı stopere aldı ve Beşiktaş için sahada işler daha da karıştı.

Ljajic ve Kagawa’nın aynı anda sahada olması hâliyle oyunu da değiştirdi ve Beşiktaş yeniden topa sahip olma oyununa döndü. Ama ne Ljajic ne de Kagawa, etkili olmaları gereken bu oyunda kendilerine bir rol bulabildiler. Çünkü Beşiktaş ilk yarıda topa sadece sahip oldu; onunla ne yapacağına dair ise en ufak bir fikri yok gibiydi.

İlk 45 dakika boyunca gördüğümüz kısaca şuydu: Top Beşiktaş’tayken çok sıkı bir şekilde 4-1-4-1 formasyonunu oynayan Göztepe, kendi yarı sahasında hiçbir boşluk vermedi. Andre Poko, Celso Borges ve Andre Castro üçlüsü, Atiba ve Dorukhan’ın pas kanallarını çok iyi kapattı. Buna karşılık olarak ise Beşiktaş’ın geri dörtlüsü kendi yarı sahasında paslaştı, paslaştı, paslaştı ve sonunda hep aynısını yaptı: Burak Yılmaz’a uzun top attı. Hepsinin neticesi Beşiktaş adına top kaybı oldu.

İki temel sorun görünüyordu: Beşiktaş, hücumda oyunu genişletemiyordu. Sağ kanatta çizgiyi kullanmayı seven iki oyuncu vardı ve devamlı üst üste biniyorlardı. Fakat Gökhan Gönül ve Quaresma’nın bu trajik görüntülerine üç yıldır zaten herkes alışıktı. Esas karmaşa ise sol kanattaydı. Orada da oynadıkları mevkinin oyuncusu olmayan, hâliyle çizgiyi kullanmayı bilmeyen ve birlikte içe kat eden Medel ve Ljajic vardı. Dolayısıyla Beşiktaş her iki kanatta da oyunu genişletemeyince, Göztepe’nin kompakt savunması karşısında sahanın her yerinde üst üste bindi.

İlk yarı boyunca ise sadece iki defa rakip yarı sahada boşluk bulabildi ve ikisi de Atiba sayesindeydi. 35. dakikada Yasin Öztekin’e uyguladığı pres sayesinde topu kazanıp Burak ile buluşturdu, ardından Kagawa ile verkaça giren Burak, Titi’yle bire birde kaldı; fakat ikili mücadeleyi Titi kazandı. 40. dakikada ise yine Atiba’nın Poko’ya baskısıyla top kazanıldı. Atiba bu defa ceza sahasına topsuz koşusunu da yaptı, ama Burak topu onun önüne yuvarlamak yerine kendisi şut açısı aramayı seçince pozisyon kayboldu. Hepsi bu kadar.

En absürt durum ise şuydu: Beşiktaş’ın ilk yarıda %71’lik bir topla oynama üstünlüğü bulunuyordu. Ama orta sahasındaki Dorukhan’ın sadece 13 isabetli pası vardı. Dolayısıyla Güneş’in bir an önce bu tuhaflığa bir son vermesi gerekiyordu. Dorukhan, topa fazla sahip olunmayan ve rakip kaleye daha direkt gidilmeye çalışılan oyunların ideal orta saha oyuncusu olabilir. Ama Göztepe karşısındaki oyunun acil ihtiyacı Oğuzhan’dı.

Güneş ise daha farklı bir çözüm buldu. Sakatlanan Necip’in yerine Jeremain Lens’i aldı. Dorukhan’ı sağ stopere, Ljajic’i sağ içe, Lens’i de sol kanada çekti. Böylece hem topu oyuna geriden daha iyi sokabilir hem de oyunu genişletebilirdi.

Burak Yilmaz Gokhan Gonul Besiktas Goztepe Turkish Super League 03/16/19

Hamlesinin karşılığını ise bir dakika içinde gördü. Poko ile Lens’in orta yuvarlaktaki hava topu mücadelesinin ardından seken topu alan Kagawa’nın rakip yarı sahadaki boşluğa doğru hareketlenen Ljajic’in önüne bıraktığı tek pas, ardından Ljajic’in sağ kanatta bomboş bulduğu Quaresma’nın Göztepe savunması henüz yerleşemeden hedefe yaptığı ortası ve beklenen son: Burak ve gol.

Beşiktaş ikinci yarıda çok mu baskın oynadı? Çok mu akıcıydı? Çok fazla pozisyona mı girdi? Hayır. Ama en azından taşlar doğru yerindeydi. Böylece Ljajic ve Kagawa’dan birlikte nasıl fayda alınabileceği de görülmüş oldu. 75. dakikada gerçekleştirdikleri ikili oyun, Beşiktaş'ın önümüzdeki sezonu hayal ederken aklına getirmesi gereken anlardan biri olabilir. Daha büyük hayaller için ise bu ikilinin yanında Oğuzhan'ı da düşlemeli.

 

Kapat