YORUM | Fenerbahçe'de güneş içeri girdi

Yorum()
AA
Fenerbahçe çok uzun zamandır havasız ve ışıksızdı. Ali Koç perdeleri ve pencereleri açtı, içeri bolca havayla güneşin girmesine izin verdi.


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

“Takımın kazanmaya devam edebilmesi için değişime, başka bir metodolojiye ihtiyacı var. O yüzden ayrılma kararı aldım.”

Bu sözler yıllardır kazanamamış bir takımın sorumlusuna ait gibi duruyor, ama değil. Son üç sezondur Avrupa’nın zirvesinde olan takımın teknik direktörü olan Zinedine Zidane’a ait.

Aslında Zidane’ın bu sözünü alıp, hemen her Türk kulübüne uyarlayabiliriz. Ama galiba en çok Fenerbahçe’ye yakışırdı. Fakat yirmi yıllık iktidarının ardından gücü kaybetmeyi göze alamayan Aziz Yıldırım, bu sözü sahiplenmeyi kendine yakıştıramadı.

Yirmi yıldır çok fazla otoriteye maruz kalan Fenerbahçe’nin ise gücün paylaştırılmasına ihtiyacı vardı. Yıldırım’ın karşısına çıkan Ali Koç’un camiaya verdiği belki de en büyük umut bu oldu: “Eski özümüze, mutlu olmaya, gurur duymaya, övünmeye hazır olun."

Ali Koc Fenerbahce

Fenerbahçelilerin de en çok sarıldığı şey bu oldu. Çünkü belki de her şeyden önce buna ihtiyaçları vardı: Mutlu olmak. Yıllardır herkesle kavga eden, kendisi dışında hiç kimseyi sevmeyen bir kulüptü Fenerbahçe. Bu yüzden ülkenin de en sevilmeyen kulübü oldu. Bunu büyüklüğüne bağladı, daha da sevilmedi. En sonunda kendisi de ortaya çıkan Fenerbahçe’yi sevememeye başladı. Boş tribünlere oynadı, gelenler de gördüklerinden mutlu değildi. Marşında, “Ne mutlu seni sevene” denilen bir kulüptü Fenerbahçe, ama içinde sevginin ve mutluluğun zerresi kalmamıştı.

Bu durumun çok iyi farkında olan Koç, sevgi ve mutluluk tohumlarını yeniden ekti. Kısa süre içerisinde de filizlendi. Yıldırım ise bunun ne demek olduğunu anlayamadı. Sevgi ve mutluluk vaadinin karşısına parayla çıkmaya kalktı: “150 milyon vereceğim!” Hatta kendi iktidarından büyük bir parçayı bile Koç’a vermeyi taahhüt etti: “Gel futbolu sen yönet!” Yeter ki benim iktidarımı kabul et. Fakat Koç çoktan, “Bütün iktidar Fenerbahçe’ye” demişti. Ve kazandı, hem de ezici bir üstünlükle. 

Kazanan olarak sahneye çıktığında da zaferini tek başına kutlamayı reddetti. Çoğu gençlerden oluşan bütün ekibini yanına çağırdı ve tek tek hepsini kutladı. Bir nevi, Fenerbahçe'nin artık nasıl yönetileceğinin fragmanını izletti.

Fenerbahçe’nin yeniden başlamaya ihtiyacı vardı. Bu yüzden sarı-lacivertliler 68’lilerin o harika şarkısında da söylendiği gibi, güneşin içeri girmesine izin verdiler. Ali Koç’un yerinde olsam, Eduardo Galeano’nun şu sözlerini stadın baş köşesine yazdırırdım:

“Şimdi yeni baştan başlamalıyız, adım adım, kendi bedenlerimiz dışında hiçbir kalkana sığınmadan. Keşfetmek, yaratmak ve hayâl etmek gerekiyor. Bugün düş kurmak, kendi uyanışını görmek, her zamankinden daha fazla gerekli.”

 

Kapat