Haberler Canlı Skorlar
Galatasaray

YORUM | Fatih Terim bu defa farklı bir şey denedi ve işe yaradı

23:45 GMT+3 9.11.2019
Sofiane Feghouli Gaziantep FK Galatasaray 11/09/19
Her fırsatta ocak ayını işaret eden Terim, kendisinin de değiştirebileceği şeyler olduğunu Gaziantep'te kabul etti.

 YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Gaziantep FK, Ankaragücü’nün ardından Süper Lig’in ilk 10 haftasında en az topa sahip olan (%42) ve maç başına en az isabetli pas yapan takımdı (257,5). Ve açıkçası bu Galatasaray için hiç iyi bir haber değildi. Zira bu sezon Galatasaray’a karşı topu bırakan her takımın sarı-kırmızılılara zarar verme şansının hayli arttığını birçok maçta görmüştük.

Marius Sumudica’nın takımı ayrıca ligde rakip ceza sahalarında topla en az buluşan takımdı (129). Buna karşın ceza sahası içinden 13 gol atmışlardı. Bu aynı zamanda ceza sahası içindeki her 10 topla buluşmasından bir gol çıkardıkları anlamına geliyordu ki, zaten bu alanda ligin en başarılı takımı konumundalardı. Dolayısıyla Galatasaray’ın önceki maçlarda olduğu gibi yine rakip yarı sahaya yerleşip, çok düşük bir tempoyla topu dolaştırmaya çalışması oldukça kötü bir fikir olabilirdi. Zira bu şekilde rakip yarı sahada kaybedecekleri her topun ardından Gaziantep’e geçiş fırsatları verilebilirdi.

Fatih Terim bunun için haftalardır beklenen şeyi yaptı; hem birçok oyuncuyu hem de oyunun dizaynını değiştirdi. Madrid’deki ilk 11’den dört oyuncuyu kesti; Yuto Nagatomo, Jean Michael Seri, Steven Nzonzi ve Ryan Babel. Yerlerine ise Ahmet Çalık, Emre Taşdemir, Ömer Bayram ve Adem Büyük’ü koydu. Yalnızca PSG maçında denediği ve diğer maçlara göre nispeten iyi bir karşılık aldığı, ancak Bernabeu’daki başlangıç planında neden tercih etmediği bilinemeyen üçlü savunmaya ise bu maçta geri döndü.

Buna karşın ilk 10 haftanın sekizinde üçlü savunmayı tercih eden Sumudica’nın ise Galatasaray’ın karşısına oldukça reaktif bir 4-4-2’yle çıktığını gördük. İki dörtlü hattı birbirine yakın tutup, orta blok presiyle kazanacakları toplarla da hızlı çıkmayı plansalar da Galatasaray’ın saha dağılımındaki değişikliklere uyum sağlayamadılar.

Bilhassa geride ekstra bir stoperin olması, Galatasaray’ın top hem kendisindeyken hem de rakipteyken iki önemli sorununu çözmesine yardımcı oldu. Gaziantep’in iki santrforu Olarenwaju Kayode ve Patrick Twumasi, sarı-kırmızılıların iki stoperiyle eşleşirken, bir stoper ise sürekli boşta kaldı. Bu da Galatasaray’ın önceki maçlarındaki artık kronikleşen geriden oyun kurma sorununu aşmasını sağladı. İkinci gol, Ahmet ve Marcao’nun topu çok rahat bir şekilde Ömer Bayram’a iletebilmesiyle geldi.

Elbette asisti yapan Emre’nin Nagatomo’ya göre sol kanadı çok daha efektif kullanabilmesinin de etkisi vardı. Ama bu da geride bir oyuncunun daha olmasıyla ilgiliydi. Dörtlü savunmanın bekinde Emre bu kadar rahat ileri çıkamayabilirdi.

Galatasaray top rakipteyken de üçlü savunmanın avantajını yaşadı. Kanat-beklerin desteğiyle arkayı beşlediği için savunma geçişlerinde daha güvenli bir yapıya kavuştu. İkinci yarıda Sumudica’nın sağ bek Pawel Olkowski’yi çıkarıp, yerine orta saha oyuncusu Souleymane Diarra’yı almasıyla daha alışık olduğu 3-5-2 düzenine dönen Gaziantep, buna karşın hiç alışık olmadığı şekilde topu tamamen ele geçirdi. Ev sahibinin %67.9 top hâkimiyetiyle oynadığı ikinci yarının özellikle ilk 15 dakikalık diliminde oyunun yalnızca %10.9’u Gaziantep’in yarı sahasında oynanırken, bu oran Galatasaray’ın yarı sahasında ise %34.3’tü. Ancak bu bölümde de Galatasaray beşli savunma ve önündeki dörtlü blokla rakibini derinde karşılayıp alan vermemeyi başardı. Ki bu da bu sezon Galatasaray adına ilk defa gördüğümüz bir şeydi.

Bu akşam esas farkı yaratan ise Terim’in nihayet daha dinamik bir orta üçlüyü kullanmaya karar vermesiydi. Nzonzi, Belhanda ve Seri; sezon başında üçünün birden kesilebileceği muhtemelen kimsenin aklına gelmezdi. Terim de bu kararı çok zor verebildi ve bu maçta ne kadar geciktiği görüldü. Ömer zaten oldukça statik bir takımda dinamizmiyle sezon başından beri süre alabildiği her maçta fark yaratıyordu. Bu akşam ise ekürileri Lemina ve Feghouli de ona ayak uydurdu ve ceza yayı üzerinden attığı golle repertuarına skorerlik de ekledi. İkinci golün ön asistini yapan da oydu.

Yine de Galatasaray bu akşam çok mu üretkendi? Hayır. Ama en azından sonunda Galatasaray’ın nasıl gol atabileceğini anlayabildik; kanat-bekinin son çizgiye inmesi ya da geriden ceza sahasına ekstra bir topsuz koşunun gelmesiyle.