Haberler Canlı Skorlar
Lionel Messi

YORUM | Efsane mi, gerçek mi: Lionel Messi gerçekten Premier Lig'de zorlanır mı?

09:50 GMT+3 26.03.2020
Lionel Messi Liverpool Barcelona
Messi'nin soğuk bir Stoke deplasmanında oynayamayacağı düşüncesi, İngiliz futbolunun en sinir bozucu ve saçma klişelerinden birine dönüştü.

Andy Gray'e gerektiğinden fazla dikkat kesilmemizin üzerinden uzun zaman geçti.

Bununla birlikte, İskoçya'nın eski milli oyuncusu Gray bir zamanlar Britanya futbolunun en sözü geçen figürlerinden biriydi.

Sky Sports'un baş yorumcularından biri olarak Gray, İngiliz oyununun izlenme ve pazarlanma şeklini değiştirmede önemli bir rol oynadı. Premier Lig'in dünyanın en iyisi olduğu fikrinin yerleşmesine katkıları oldu.

Dahası, on yıl önce 2010 Ballon d'Or adaylar üzerine bir tartışma sırasında Gray, ödülün favorisi Lionel Messi'nin İngiltere'de göz kamaştırıcı ya da üretken olamayacağını iddia etti.

Aston Villa'nın eski forveti, sunucu Richard Keys'e verdiği demeçte, "Messi, Stoke City deplasmanındaki soğuk bir gecede ayakta kalamaz" dedi.

Gray daha sonra Birleşik Krallık'ın televizyon ekranlarından kayboldu - o ve Keys, Ocak 2011'de bir cinsiyetçilik skandalıyla görevden alındı - ancak Messi'nin Premier Lig'de oynayamayacağı düşüncesi tamamen ortadan kalkmadı.

Daha geçen ay, Messi'nin Barcelona'daki geleceğinin sorgulandığı günlerde Emmanuel Petit, Manchester City'nin altı Ballon d'Or ödülü sahibiyle ilgilenmesinin nedenini sorguladı.

Arsenal ve Barcelona'nın eski orta saha oyuncusu Paddy Power'a yaptığı açıklamada, "Dürüst olmak gerekirse, onun İngiltere'deki futbolun yoğunluğuna uygun olduğunu düşünmüyorum," dedi. "Marke edilmekten ve savaşmaktan hoşlanmıyor. İspanya'da korunarak oynuyor."

Bu korunmanın tam olarak nasıl gerçekleştiği ise açıklığa kavuşturulmadı.

Yine de önemli değil, çünkü Messi 15 yıldır sadece İspanya'da mucizeler gerçekleştirmiyor. Onun sihiri Avrupa kupalarında da işe yaradı - özellikle Premier Lig takımlarına karşı.

Gerçekten de Messi, İngiliz takımlarına karşı diğer tüm ülke takımlarına attığından daha fazla Şampiyonlar Ligi golü attı.

Aralık 2004'te Shakhtar Donetsk'e karşı bir grup maçında 17 yaşında ilk maçına çıkan Arjantinli oyuncu, o günden beri Premier Lig takımlarına karşı 34 kez oynadı.

Bu maçlarda toplam 26 gol attı, 32 golde ise onun payı vardı.

En büyük kurbanı Arsenal oldu. Messi, 2006'da Arsenal'a karşı oynadıkları Şampiyonlar Ligi finalini sakatlığı nedeniyle kaçırsa da ardından Topçular'a karşı oynadığı her maçta onları cezalandırdı.

Kuzey Londra ekibine karşı sadece altı maçta dokuz gol attı ve bu gollerin dördü Camp Nou'da Nisan 2010'da oynanan maçta geldi.

Arsene Wenger maçın ardından gazetecilere verdiği demeçte, "Messi açık ara dünyanın en iyi oyuncusu," dedi. "O bir PlayStation oyuncusu gibi. Yaptığımız her hatadan yararlanabiliyor."

Buna karşın, Messi'nin en unutulmaz performansları muhtemelen dört kez ağları havalandırdığı Manchester United'a karşıydı.

2009 Şampiyonlar Ligi finalinde attığı kafa golüyle gerçekten her şeyi yapabileceğini ilk kez vurguladı. İki yıl sonra Wembley'deki finalde karşılaştıkları ve 3-1 yendikleri United'a karşı ikinci golü atan da oydu.

Bununla birlikte, Messi'nin United'a karşı performansları içinde birçok insanın en sevdiği anın, geçen sezon Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Phil Jones'u şaşkına çeviren çalımları olduğu söylenebilir. Ancak Jones, Messi tarafından rencide edilen ilk İngiliz değildi.

2015'te Şampiyonlar Ligi son 16 turunda karşılaştıkları Manchester City maçında James Milner'a attığı unutulmaz bacak arası, o zaman Bayern Münih'in başında olan Pep Guardiola da dâhil olmak üzere tribündeki herkesin nefesini kesmişti.

Guardiola'yı göreve getirmek, o zamandan bu yana City'de çok şeyi değiştirdi ve 2016'da Etihad'daki bir grup maçında Barcelona'yı yendiler ve bu galibiyet City'nin kendilerine altı maçta altı gol atan Messi'yi ellerinde bulunduran Barcelona'ya karşı alabildikleri tek galibiyetti.

Geçen sezonun grup aşamasında ise Wembley'de ustalık eseri oyunlarından birini daha sergilediği maçta Tottenham'a iki gol attı.

Elbette, Messi'nin İngiliz takımlarına karşı hayâl kırıklığına uğradığı maçlar da yok değil; bilâkis, en ağır yenilgilerinden iki tanesi İngilizlere karşı.

Barça'yla oldukça fazla rekabet eden Chelsea'ye karşı çıktığı 10 maçta altı gole katkı sağlamış, Mart 2018'de 3-0 kazandıkları maçta da iki gol atmıştı.

Buna karşın 2012'de Chelsea'ye şok bir şekilde elendikleri yarı finalde penaltı vuruşunu üst direğe nişanlamıştı. Eğer o golü atsaydı, Katalanlar ilk yarıda John Terry'nin atılmasıyla 10 kişi kalan Chelsea karşısında skoru 3-1'e getirecekler ve toplamda 3-2 önde olacaklardı.

Barcelona'nın eski oyuncusu Alexis Sanchez, penaltıyı kaçırdığı için Messi'nin soyunma odasında ağladığını açıklamıştı. Tıpkı geçen sezon Barcelona'nın Anfield'daki teslimiyetinin ardından Joel Matip'in Messi'yi benzer bir şekilde çökmüş olarak gördüğünü açıklaması gibi.

Barça ilk maçı 3-0 kazanmış ve Camp Nou'da Messi iki gol atmıştı; ancak 2015'ten beri ilk defa Şampiyonlar Ligi'nde finale yükselmek üzereyken bu şanslarını Anfield'da 4-0 kaybederek yitirmişlerdi.

Her iki gecenin de altını çizen şey, Messi'nin tüm insanüstü özelliklerine rağmen nihayetinde bir insan olduğuydu. Ancak bunlar onun İngiltere'de mücadele edemeyeceği iddiasını desteklemiyor. Ne münâsebet!

Rakip Maç İlk 11 Dakika Gol Asist
Chelsea 10 10 835 3 3
Manchester City 6 6 540 6 2
Arsenal 6 6 537 9 1
Manchester United 6 6 512 4 0
Liverpool 4 4 360 2 0
Tottenham 2 1 117 2 0

Sonuç olarak, 2011-12 sezonunun başlangıcından bu yana Premier Lig'in altı büyüğüne karşı en fazla gol atan beş isim arasında bulunan bir oyuncudan söz ediyoruz. Premier Lig'de oynamamasına rağmen, Harry Kane ile aynı gol sayısına sahip (26).

Bu nedenle, İngiltere'deki futbolun yoğunluğunun ona uymayabileceğinin nasıl tartışılabildiğini anlamak bile zor.

Ya da kariyerinde en fazla gol attığı ikinci takım 31 golle Diego Simeone'nin Atletico Madrid'i olan bir oyuncunun, Tony Pulis'in Stoke City'sine karşı sorun yaşayabileceğine inanmak.

Messi ise Sky Sports'a verdiği bir demeçte buna inananlara şöyle cevap vermişti: "Benim İngiltere'de oynayamayacağımı söyleyenler 11 yaşındayken Rosario'da cam kırıklarının, çukurların ve başka her şeyin olduğu bir sahada oynadığımı bilmeliler."

Messi elbette daima Diego Maradona kadar büyük olmadığı, Dünya Kupası'nı kazanamadığı ya da Barcelona'da yıllarca bu kadar iyi oyuncular tarafından desteklenmeseydi hiçbir şey başaramayacağı gibi suçlamalarla yaşamak zorunda kalacak.

Ancak, yağmurlu ve soğuk bir Stoke deplasmanında oynayamayacağı düşüncesi artık geçmişte bırakılmalı.

Tıpkı Andy Gray'in diğer inançları gibi...

Çeviren: Onur Özgen