YORUM | Cengiz Ünder: 'Türk Dybala' mı, yoksa çok daha fazlası mı?

Yorum()
Getty Images
Normalde 20 yaşındaki bir Türk futbolcunun kariyer basamaklarını böyle hızlı çıkması endişe vericidir. Cengiz Ünder ise her basamakta güven veriyor.


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

Süper Lig’de bir önceki sezonun 29. haftasında şampiyonluk için yarışan iki takım Başakşehir ve Beşiktaş karşılaşmıştı. Beşiktaş, 7 puan önde çıktığı maçı kazanıp, şampiyonluğunu ilân etmek istiyordu. Ama karşısında ne yapacağını çok iyi bilen bir rakip bulmuştu. Başakşehir, 18 dakikada bulduğu üç golle maçı bitirmişti. Maçın yıldızıysa, iki golün sahibi olan 19 yaşındaki Cengiz Ünder’di.

Sahada iki kanat oyuncusu vardı ki, biri futbolun gittiği yeri, diğeriyse bittiği yeri işaret ediyordu. Durmadan rakip ceza sahasına koşular yapan Cengiz, modern kanat oyuncusunun nasıl olması gerektiğini; durmadan çizgiden içeri top şişiren Quaresma ise nasıl olmaması gerektiğini gösteriyordu.

Cengiz Under Basaksehir Besiktas STSL 04302017

Günümüz futbolunda artık çift santrforla oynayan çok az sayıda takım kaldı. Antrenörler genellikle tek forvetle oynamayı tercih ediyor, o oyuncu da eski tip, uzun boylu pivot santrforlardan değil, hızlı ve hareketli sahte 9’lardan seçiliyor. Dolayısıyla kenar oyuncularından artık ceza sahası dışından içeri orta yapmaları değil, sık sık içe kat ederek, merkez forvetin açacağı boşlukları doldurması ve skora doğrudan katkı vermesi bekleniyor.

Bu yeni düzende orta yapmanın da şekli değişti. Kenar ile merkez arasındaki iç koridorların (half-space) önemi giderek arttı. Kenar oyuncuları artık bu bölgelere girip, içeri yerden paralel ortalar gönderiyorlar. Manchester City bu sezon bunu en iyi uygulayan takımdı. Avrupa’nın beş büyük liginde yerden ortalarla en fazla gol bulan takım City oldu (25). Pep Guardiola'nın öğrencileri, bu 25 golün 17’sinin asistiniyse ceza sahasındaki iç koridorlardan yaptı. City'nin ardından da 21 golle Barcelona geliyor. Farklı takımlar, ama aynı prensipler...

Cengiz de bu prensipleri uygulayabilecek bir kanat oyuncusu. Zaten o yüzden sezon başında City, onu transfer etmek istemiş, ama o daha fazla süre bulabileceğini bildiği Roma’yı tercih etmişti. İyi de yaptı. Zira Roma’nın en zayıf olduğu bölge kanatlardı. Stephan El Shaarawy ile Diego Perotti, Roma’nın hedefleri için yeterli değildi. Mohamed Salah’ı da Liverpool’a yollamışlardı.

Cengiz de bunun bilincindeydi. Roma’ya ilk geldiğinde gazetecilerin sorduğu, “Roma’yı neden tercih ettin?” sorusuna, “Birinci neden Monchi’ydi. İkincisi ise hücum futbolu oynamalarıydı” cevabıyla sadece çok yetenekli değil, aynı zamanda farkındalığı çok yüksek bir oyuncu olduğunu göstermişti.

Cengiz Under Monchi

Cengiz'i Roma'ya getiren Monchi'nin futbol gözüydü. Ama kendisini Eusebio Di Francesco’ya kabul ettirmesi biraz sürdü. Ekim ayına gelindiğinde, Cengiz’in onbirde başladığı sadece üç maç vardı. Üçüncü maç olan Crotone maçının sonunda Cengiz, “Mümkün olduğu kadar kısa sürede gol atmayı umuyorum. Tek ihtiyacım daha fazla süre almak. Şans bulursam kendimi daha iyi gösterip, saha içinde daha çok boşluk bulacağımı düşünüyorum” diyordu.

Ligin ilk yarısında istediği süreleri bulamadı belki ama çalışmaktan vazgeçmedi. Ve sonunda Di Francesco’nun gözüne girmeyi başardı. Ocak ayı sonunda Sampdoria’yla üst üste oynanan iki maçta Cengiz onbirdeydi ve iki maçta da skora katkı veremese de performansıyla kendini gösterdi. Di Francesco da bunu fark edip bir sonraki Verona maçında da onbirde başlattı ve Cengiz patladı. Verona maçıyla birlikte akabindeki beş maçta 5 gol 1 asistle oynadı.

Her iyi oynadığı maçta özgüveni biraz daha artan Cengiz’in attığı her gol de biraz daha sıra dışı oluyordu. Olağanüstü şut yeteneği ve savunma arkası koşularıyla Edin Dzeko için de çok iyi bir yardımcı forvete dönüşen Cengiz, bir anda Roma’nın gole en yakın oyuncusu oldu.

Cengiz Under Shakhtar Roma Champions League

Şubat ayında Shakhtar Donetsk deplasmanında ise Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk golünü de attı. Belki ligdeki golleri gibi izleyenleri ayağa kaldıran bir gol değildi, hatta son derece sıradan bir goldü. Dzeko’nun pasıyla savunma arkasına sızmış ve plase vuruşu kaleci Andriy Pyatov'a da çarpıp ağlarla buluşmuştu. Ama Cengiz’in sürekli rakip ceza sahasına girmeyi düşünen oyun yapısı, kariyeri boyunca bu golden yüzlerce daha atmayı vadediyordu. O yüzden bu sıradan gol, aslında Cengiz için çok özel bir kariyerin müjdecisiydi.

Hamit Altıntop da Şubat ayında Goal Türkiyeye verdiği röportajda, “Cengiz’in aramızdaki en iyi kariyeri yapacağına inanıyorum” diyerek bunu doğrulamıştı. Cengiz, herkese bu hissi veriyor. Çünkü attığı her adım bilinçli, bu yüzden de her adımı bir öncekinden hep daha güçlü oluyor. Roma’ya Salah’ın halefi olarak, “Türk Dybala” lakabıyla geldi. Ama ne Salah ne de Dybala, Cengiz’in de dediği gibi, “Beni sadece kendi yeteneklerimle ve ismimle hatırlayacaksınız."

 

Kapat