Haberler Canlı Skorlar
Süper Lig

YENİ NESİL TEKNİK DİREKTÖRLER YÜKSELİYOR

22:05 GMT+3 26.10.2017
Julian Nagelsmann Hoffenheim Bundesliga 20092016
Avrupa'da genç teknik direktörler her geçen yıl daha da yükseliyor. Süper Lig de bu yükselişten nasibini almak zorunda.

Genç teknik direktörlerle ilgili bir şeyler yazacaksak, öncelikle Bundesliga'dan başlamamız lazım. Geçtiğimiz yıl Hoffenheim'ın başına getirilen ve kulübe tarihinde ilk defa Şampiyonlar Ligi Elemeleri oynatan 30 yaşındaki Julian Nagelsmann en popüler örnek. Ama onunla sınırlı değil. 

Örneğin kariyerine Stuttgart U17 ve Hoffenheim U19 takımlarını çalıştırmakla başlayan, geçtiğimiz sezon ise Bundesliga 2'de Aue'yi çalıştıran ve takımı 39 puanla ligi 14. sırada tamamlasa da, oynattığı oyunla Schalke 04 yetkililerinin dikkatini çekmeyi başaran 32 yaşındaki Domenico Tedesco...

Kulübün futbol direktörü Christian Heidel'ın, "Bundesliga tecrübesi olmasa da bize sunduğu vizyona inanıyoruz" diyerek göreve getirdiği Tedesco'yla birlikte Schalke, son yıllardaki başarısız görüntüsünü bu yıl tersine çevirdi. İlk 9 hafta itibarıyla lider Borussia Dortmund ve aynı puandaki Bayern Münih'in sadece 4 puan gerisinde bulunuyorlar.

Ya da 7 yıl boyunca Borussia Dortmund U17 ve U19 takımlarını çalıştıran, önce Jürgen Klopp'un ardından Thomas Tuchel'in ekibinde yer alan ve geçtiğimiz yıl Stuttgart'ın başına geçerek takımı Bundesliga'ya yeniden çıkaran 36 yaşındaki Hannes Wolf... Veya Augsburg'un 38 yaşındaki teknik direktörü Manuel Baum ile Werder Bremen'in aynı yaştaki teknik direktörü Alexander Nouri... Ya da tıpkı diğerleri gibi önce Mainz'ın U19 takımını, ardından ikinci takımını çalıştıran, bu sezon başında da Mainz'ın A takımının başına getirilen 39 yaşındaki Sandro Schwarz.

Genç teknik direktörlere kayıtsız kalmayan bir büyük lig de Premier Lig. Yıllardır ne takımlarına ne de lige hiçbir şey katmayan yaşlı ve vasat İngiliz menajerlerin boyunduruluğundan kurtuldular. Birçok İngiliz takımı, ülke dışından adı sanı duyulmamış genç teknik direktörlere takımlarını emanet ediyor. Bu değişimle birlikte yıllardır Avrupa kupalarında başarısızlığa mahkum olan Premier Lig takımlarının makus talihinin bu sezon değişmesi tesadüf olmasa gerek. Öyle ki, Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden beş İngiliz takımı da şu anda gruplarında lider konumda. 

Bunda elbette o takımların başındaki, yine ülke dışından olan Pep Guardiola, Antonio Conte, Mauricio Pochettino, Jürgen Klopp ve Jose Mourinho'nun doğrudan payları var. Ama aynı zamanda ligin orta ve alt sıralarındaki takımların genç, vizyonu yüksek menajerlere yönelmiş olmalarının da Premier Lig'in oyun kalitesini yükselttiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. 

Futbolculuk kariyerinin büyük çoğunluğunu geçirdiği Bournemouth'a, 2012'de teknik direktör olarak dönen, iki alt ligden aldığı takımı üç sene içerisinde Premier Lig'e taşıyan ve iki sezondur da ligin en hücumcu, en keyif veren takımlarından birini oluşturan 39 yaşındaki Eddie Howe...

Geçtiğimiz yıl ortasında kesin olarak düştü gözüyle bakılan Hull City'nin başına geçen, lig sonunda takımın düşmesini engelleyemese de hem ortaya koyduğu oyunla hem de topladığı puanlarla büyük dikkat çeken, bu sezon başında da Pozzo ailesinin sahibi oldukları Watford'ın başına geçirdiği ve şu ana kadar ligin hücuma en hızlı çıkan takımını yaratan 40 yaşındaki Marco Silva...

Kariyerine Hoffenheim U17 ve U19 takımlarını çalıştırarak başlayan, ardından dört sezon Jürgen Klopp'un Dortmund'daki ekibinde çalışan, iki sezon önce başına geçtiği Huddersfield Town'ı geçtiğimiz yıl sonunda ilk defa Premier Lig'e taşıyan, sezona da ikide ikiyle girip Ağustos ayının menajeri seçilen 46 yaşındaki David Wagner... Hepsi Premier Lig'in dönüşümünde adı anılması gereken diğer menajerler.

Süper Lig ise henüz Bundesliga ve Premier Lig kadar yeni nesil teknik direktörlere yüzünü dönmüş sayılmasa da, kendi geçmişiyle kıyasladığımızda, ligde çalışan teknik direktörlerin yaş ortalamasının bir hayli düştüğünü görüyoruz. Yıllarca oradan oraya zıplayıp, sezon içerisinde en az üç takım düşürmezse rahat etmeyen, hepimizin kim olduklarını gayet iyi bildiğimiz vasat teknik direktörlerin bir kısmı, hâlâ kendilerine Süper Lig'de iş bulabilseler de, önemli bir kısmının da ligden aforoz edildiğini söyleyebiliriz. 

Sonuç olarak da 9 haftası sona eren Süper Lig'in zirvesinde ligin en genç üç teknik direktörü bulunuyor işte: 40 yaşındaki Igor Tudor, 41 yaşındaki Tamer Tuna ve 44 yaşındaki Okan Buruk. Umarım bu sayı daha da çoğalır. Böylece oyuncu yetiştirememekten şikayet eden Türk futbolu, sorunun yabancı sayısında değil, öncelikle donanımlı genç antrenörler yetiştirememekte yattığının farkına varır belki de...