ORADAYDIM | Galatasaray, 6-0'lık tarihi yenilgiyi alırken oradaydım...

Yorum()
AA
Bundan tam 15 yıl öncesiydi. Zafer çığlıklarıyla gittiğimiz Şükrü Saracoğlu'ndan hezimetle dönüyorduk. Ben de oradaydım...

Merhaba bendeniz Murat Çınar. 35 yaşında bir Galatasaray taraftarıyım.

Yıl 2002. Üniversite için Anadolu'nun taşra bölgelerinden birinden çıkıp İstanbul'a gitmişim. Yıllardır televizyonlarda maçını izlerken delicesine coştuğum Galatasaray'ı, daha yakından ve canlı izleyebilme hayaliyle tutmuştum İstanbul'un yolunu.

Eylül'de gittiğim İstanbul'da, Kasım'da dev bir maç bizi bekliyordu. Metropol havasına alışmak zor olsa da Fenerbahçe derbisinin hızla yaklaşması, benim İstanbul'a olan aidietimi biraz daha artırıyordu. Şükrü Saracoğlu'ndaki derbi için biletimi aldım ve 6 Kasım günü şehrin öteki yakasının yolunu tuttum.

Bu benim için müthiş heyecanlı bir durumdu. Kimbilir, belki de hayatımda ilk kez bu kadar insanı bir arada görüyordum. 50 binin üzerinde taraftar, Fenerbahçe için tribündeydi. Stadyuma ilk girdiğimde, kendi kendime 'ben nereye geldim?' diye sordum. Çünkü benim doğup büyüdüğüm ilçenin nüfusundan iki kat fazla insan vardı orada. O an içimi bir telaş kapladı. Kaybetme korkusuna kapıldım. Ama sonradan, bu adamların profesyonel olduğunu kabul ettirdim kendime ve bu şekilde yendim kötü hislerimi.

11. hafta oynanıyordu ve geride kalan 10 maçta 8 galibiyet 2 beraberlik elde etmiştik. Şampiyonluğun mutlak favorisi bizdik. Fenerbahçe'yi o cehennemde yeneceğimize de emindik. Tabii kötü bir gecenin başlangıcının henüz 9. dakikada olacağından haberdar değildik...

Galatasaray 2002

Berbat bir andı. Fenerbahçe'ye Sakaryaspor'dan gelen genç Tuncay, Ortega'nın ortasına fişek gibi vurmuştu kafayı. Hepimiz tuzla buz olmuştuk. Tribünler delicesine bağırıyor ve bizim içimizdeki yangın biraz daha artıyordu. Toparlanacağımızı düşünüyorduk ama ne fayda! Galatasaray savunmasını ilk kez bu kadar aciz görmüştüm hayatımda. 38. dakikada Ümit Özat'ın ortasına bu kez Arjantinli Ortega çocuk vurdu kafayı. 2-0 olmuştu.

İlk yarı bittiğinde Fenerbahçe soyunma odasına iki kafa golüyle önde girerken bizlerse tribünde kafayı yemek üzereydik.

İkinci yarı dakikalar hızla ilerliyor, Galatasaray'ın galibiyetinden ümidimizi kesmiştik. Kazanamayacağımızı biliyorduk artık ama keşke o an bitiverseydi. Çünkü sonradan olanlar, yaralamıştı bizi. 68'de Serhat attığında savunmadaki o çaresizliği gördüm ve felaketin olacağnı orada hissettim. Aynı Serhat 75'te bir daha attı. Daha aradan üç dakika geçmişken Ceyhun salladı bir de...

Haberin devamı aşağıda

Galatasaray 2002

Galatasaraylı futbolcular sahada, bizlerse tribünde tuzla buz olmuştuk. Onlar orada kımıldayamıyordu, biz de tribünde... Stevic'in attığı pasta Vedat'ın geride kalacağını anlık düşündüm. Ama Ümit Özat da gol atamazdı değil mi? Topun Ümit ile buluştuğunu görünce 'hayır' dedim, 'atma!' kesinlikle o gol olmamalıydı. Rencide olmuştuk, bitmiştik, çaresizdik... Fenerbahçe attıkça bizim içimiz dışımız parçalanıyordu. 6. golden sonraki çaresizliğimiz, topu çizgiden çıkarmak isteyen Vedat İnceefe'nin çaresizliği gibiydi.

2002'de gittiğim İstanbul'da, Cimbom'umu izlediğim ilk derbide hayat başımıza yıkılmıştı. Kahrolmuştuk. Günlerce ne okula gidebildik, ne de sokağa çıkabildik... Hatıralarım canlanmasın diye aylarca Kadıköy'e gezmeye bile gitmedim. Halen böyle bir fobim var! Bu hezimet aklıma geldikçe o muhteşem Kadıköy sokaklarına, Kadıköy kafelerine gidemiyorum. Hele bir de Ülker Stadyumu'nun ıradan geçeceksem, gözlerimi kapatmak en iyi yol oluyor...

Kapat