ÖZEL | Thiago Alcantara: Futbola olan tutku ve bağlılığı Guardiola'dan öğrendim

Yorum()
Getty
Babanız futbolcuysa, göçebe hayatı yaşamaya hızla alışırsınız. Thiago Alcantara'nın kaderi de babasından pek farklı olmadı.

Bayern Münih'in İspanyol orta saha oyuncusu Thiago Alcantara, çocukluğundan yetişkinliğine, Camp Nou'dan Allianz Arena'ya uzanan hayatına şöyle bir dönüp bakarken  Goal'ün sorularını yanıtlamayı da ihmal etmiyor.

Thiago, babası Mazinho Lecce'de forma giyerken İtalya'da dünyaya geldi. Sonrasında babasının Palmeiras'a transfer olmasıyla Brezilya'ya gittiler. Son olarak babasının Valencia ve Celta Vigo'da oynaması sebebiyle İspanya'ya taşındılar.

O zamanlar hangi şehirde yaşarsanız yaşayın, küçük bir kardeşiniz size arkadaşlık etmesi her zaman için elverişli bir durumdur.

Thiago, kardeşiyle ilgili şunları anımsıyor: "Çocukluğuma dair harika anılarım var çünkü her zaman küçük erkek kardeşime beraberdik. Birbirimize çok yakınız ve aramızdaki yaş farkı 2 yıldan az. O, benim gölgemdi ve bu muhteşem bir şeydi. Birbirinden farklı ve olağanüstü hatıralarımız var. Babamın maç yapmaya gittiği tüm şehirlerde top oynadık, okulda arkadaşlarımızla maç yaptık."

Mazinho, Thiago & Rafinha

Arkadaşlarıyla futbol oynaya oynaya oyun seviyesini bir basamak yükselten Thiago için her şeyin başladığı şehir Vigo olmuştu.

28 yaşındaki tecrübeli isim,ED Val Minor Nigran'ın en iyi yeteneklerinden biri olmayı başarmıştı. Ortaya koyduğu performans dikkatlerden kaçmadı ve 14 yaşında, Real Madrid'in de ilgisi varken Barcelona'ya transfer oldu.

"Yaşadığımız Vigo şehrinin takımında oynuyordum. Annem, babamın eski takımında oynamamı istemedi çübkü babam orada oynadığı zaman sıkıntı yaşamıştı. Annem, ne benim ne de kardeşimin oraya gitsine izin vermedi. Biz de okuldan arkadaşlarla başka bir takımda oynamaya başladık. Harika bir sezon geçirip Real Madrid'i, Celta'yı, Deportivo'yu ve İspanya'daki bütün takımları yendik. Bir gün Barcelona ile maç yaptıktan sonra babam, 'Thiago, sana daha öncesinde söylemek istemedim ama önümüzdeki yıl seni Barcelona'da görmek istiyorlar. Ne dersin?' dedi. O esnada şoka girdim çünkü Barcelona muhteşem bir takımdı. Ayrıca o zamanlar babam bana Madrid ve başka iyi takımlardan da bahsetmişti. Ama benim kararım belliydi."

Barcelona'ya gittiğinde kendi yaş grubunun en iyileriyle birlikte oynamaya başlamıştı. Ama içlerinden bir genç, hepsinin arasından sıyrılıyordu.

"O dönem beni en çok etkileyen çocuk, İsrailli Gai Assulin'di. Benimle yaşıttı ve her daim benden bir adım öndeydi. İkinci takıma yükseldi ama A takıma çıkamadı ve birinci ligde istikrarlı bir oyun sergileyemedi. Sonunda ikinci ve üçüncü lige kadar düştü. Ama La Masia'da gördüğüm en büyük yetenekti."

Katalanlar'ın meşhur akademisinde iz bıraktıktan sonra Thiago, en nihayetinde A takıma çıktı ve kendinden daha tecrübeli olan takım arkadaşlarından bir şeyler öğrenmeyi çok sevdi.

Könnten im Pokalfinale gemeinsam jubeln: Arjen Robben und Thiago Alcantara

"Profesyonel bir futbolcu olarak diğer oyunculardan etkilenen biri değilimdir. Ama onlara çok büyük saygı duyarım. O zamanlar duyduğum bu saygı, onlarla birlikte oynarken, onlardan öğrenirken ve onlarla mücadele ederken büyük bir heyecan hissetmekle eşdeğerdi. O yaşlarda bu, çok heyecan verici bir duyguydu. Her zaman onların nasıl davrandığına, sahada ve soyunma odasında nasıl olduklarına bakardım. Benim için bu daha önemliydi. Bir oyuncuya karakterine göre saygı duyarım, bir futbolcu olduğu için değil."

2009'da Barcelona ile ilk maçına çıkan Thiago, henüz 18 yaşındaydı. 2013 yılına gelindiğinde Camp Nou çimlerini Bayern Münih'e için terk etmek zorunda kaldı. A takımda daha fazla süre alabilmek adına bu kararı vermek zorundaydı. O zamandan beri de neredeyse 200 maça çıktı, 6 Bundesliga ve 2 DFB Pokal şampiyonluğu yaşadı. Frank Ribery ve Arjen Robben gibi efsane isimlerinden takımdan ayrılmasıyla Thiago, Bayern'in en tecrübeli oyuncuları arasında ilk sıralara yükseldi ve daha fazla sorumluluk almak adına duyduğu sabırsızlığı da gizlemedi.

"Takımdan ayrılanların rolünü birileri üstlenmeli. Öncesinde böylesine efsaneler bu takımdaydı. Şimdi bizden çok daha genç ve aynı zamanda tecrübeli oyuncular takıma katılıyor. Bu oyuncuları bir yerlere yönlendirmeli, bir yandan da onlardan bir şeyler öğrenmeliyiz. Güzel bir karmamız olacak ve çok heyecanlıyız."

Robben ve Ribery, Bayern'de 10 yılı tamamladılar ama Thiago onlar kadar bu takımda kalıp kalamayacağını henüz bilmiyor.

"Her sabah evden ayrılırken sahip olduğum tutkuyla mesleğimden keyif almaya çalışıyorum. Sürekli bu yolda devam etmelisiniz. 3 yıl içinde ne olur bilemeyiz. Plan yapmak istemiyorum, planlardan nefret ederim. Yalnızca bugün ve yarın yaşanmalı."

"Guardiola, zamanla daha da büyüleyici bir hal aldı"

Thiago, hem Barcelona'da hem de Bayern Münih'te çalışma fırsatı yakaladığı akıl hocası Pep Guardiola'ya karşı sevgi ve saygı dolu.

"Teknik direktörler ve futbolcuların çalışma şekilleri arasında her zaman bir benzerlik kurmuşumdur. Bir oyuncuyu harika bir takıma koyarsanız zamanla daha iyi oynamaya ve bütün takım arkadaşlarını da daha iyi oynatmaya başlar. Yıllar geçtikçe Pep Guardola da bir hoca olarak daha iyi olmaya başladı. Yalnızca tecrübesi sayesinde değil; aynı zamanda daha iyi oyuncularla birlikte çalıştı ve onlarla sahada çok daha büyük işler başarma fırsatı oldu. Daha da büyüleyici bir hal aldı, tecrübesi arttı, daha taktiksel işler yaptı. Her şeyin 'daha'sını yaptı."

Thiago Alcantara Pep Guardiola FC Barcelona

Thiago, Guardiola ile ilk olarak La Masia akademisinde oynadığı zaman karşılaştı. 48 yaşındaki teknik adam, İspanyol oyun kurucu üzerinde hatrı sayılır bir etki bıraktı.

"U16 antrenmanına gelmişti. Ben de takım arkadaşlarımla oradaydım ve o bize pozisyonel bir oyun oynamayı öğretiyordu. İdman yaparken aramızdan 2-3 kişinin biraz daha farklı olduğunu gördü. Bize gelip 'Topla yaptığınız şey müthişti ama bir de şöyle yapmayı deneyin' dedi. Sizden deneyimli insanların söylediklerini her daim ciddiye alırsınız. Taktik ve teknik ile ne kadar ilgili olduğunu hissedebiliyordunuz. Onun eski bir futbolcu olduğunu, Pep Guardiola olduğunu ve ne kadar iyi olduğunu görebiliyordunuz. Buna saygı duyuyor ve ondan bir şeyler öğrenmek zorunda hissediyordunuz."

"Sanırım bana öğrettiği en büyük şey, futbola olan tutku ve bağlılık oldu. Ama o zamanlar, gelecekte bu kadar büyük bir efsane olacağını bilemezdiniz."

Goal twitter

Kapat