Türkiye'de kişisel gelişimi ön planda tutan ve profesyonel destek alan futbolcular nasıl fark yaratıyor?

Uğurcan Çakır & Berat Özdemir & Barış Alper Yılmaz

RÖPORTAJ | Samet Çayır @sametcayir


Futbolda üst seviyeye çıkmak ve uzun yıllar oralarda kalmak için yetenek, tek başına yeterli olmaz. Futbolculuk, dışarıdan her ne kadar kolay gibi görünse de aslında en yoğun stresi barındıran meslek gruplarından bir tanesi.

Bu yüzden her alanda profesyonel destek almak, işleri çoğu zaman kolaylaştırıyor.

Kabul edelim ki Türkiye'de birçok yetenek, kişisel gelişimini doğru şekilde sağlayamadığı için heba oldu. Olmaya da devam ediyor.

Ancak bu konuda son zamanlarda umut vadeden bazı gelişmeler var.

Bazı futbolcular, saha içindeki performansını etkileyecek her alanda profesyonel destek almaya başladı ve sayıları her geçen sezon artıyor.

İletişim becerileri, psikolojik destek, sosyal medya kullanımı ve daha birçok eğitim...

Uğurcan Çakır, Berat Özdemir, Hüseyin Türkmen, Ertuğrul Ersoy, Emirhan Aydoğan, Barış Alper Yılmaz, İsmail Yüksek, Furkan Emre Ünver gibi isimler, kişisel gelişimlerini ciddi derecede önemseyen futbolcuların başında geliyorlar.

Mod7 Gelişim Ajansı'na üye olan oyuncular, saha dışında her türlü konuda söz konusu şirketten destek alıyor ve tüm gün ihtiyaçları gideriliyor.

GOAL Türkiye, ajansın kurucusu Burak Uçar ile konuştu ve sürecin nasıl işlediğine dair bilgi aldı.

Uçar, eğitimlerin amacını ve çeşitliliğini anlattı.

"Burada amaç, saha içini etkileyen tüm saha dışı alanlarda sporcuya yardımcı olmak. Aslında bir sosyal destek grubuyuz. Önceliğimiz sporcunun eğitimi.

"Maalesef Türkiye'de, eğitim sisteminden kaynaklanan problemler olduğunu biliyoruz. Futbolcuların altyapıda oynarken eğitimlerini aksatmak zorunda kaldıklarının farkındayız.

"Zaten o yüzden ekibimizde bir profesör, bir de doçent var. Hem de en başından bu yana.

"Her sporcuya farklı ağırlıkta eğitim veriyoruz. Diksiyon, sosyal medya, psikolojik performans, iletişim, beslenme, hukuk, atletik performans yabancı dil, mindfulness eğitimleri veriyoruz."

"Bu hizmetleri ayrı ayrı dışarıdan da alabilirler. Ama toplu halde bunu kaliteli bir şekilde almalarını sağlıyoruz. Bu da onların işlerini kolaylaştırıyoruz.

"Oyuncularla gün içinde sürekli iletişim halindeyiz. Çok yolculuk yapıyoruz.

"Tabii her oyuncunun önceliği ve ihtiyaç seviyesi farklı. Bu yüzden eğitim ağırlıkları, oyuncunun kişisel ihtiyacına göre değişiyor."

Burak Uçar

Bu oluşumun Türkiye'de tek olduğunu söyleyen Uçar, bu fikrin nasıl aklına geldiğini de anlatıyor.

"Bursaspor'da çalışırken futbolcuların bazı ihtiyaçlarını gözlemleme fırsatı buldum. Birisi geliyordu, 'Ağabey ben kız arkadaşımdan ayrıldım, ne yapmalıyım?' diyordu.

"Başka biri geliyordu, "Ağabey yatırım yapmam gerek nasıl yapabilirim?' diye soruyordu.

"Başka oyuncu gelip röportajda ne söylemesi gerektiğini soruyordu. Bunun gibi birçok ihtiyaçla yüzleştik.

"Daha sonra İngiltere ve İtalya'nın önemli kulüplerinde bu konu ile ilgili eğitimler aldım, tecrübe edindim. Ardından Bursaspor'dan ayrıldım ve Türkiye'de daha önce yapılmamış bir işi yapmaya başladık."

"Burada sanırım tüm ekibe teşekkür etmenin tam da sırası. Prof Dr. İlhan Adiloğulları, Şehzan Seçen, Halil Ferah, Seda Uslu, Koray Kundakçılar, Mesut Alan, Av Oya Eroğlu, Saner Özgünay, Erkan Aslan, Uzman Psikolog Rojin Tasmimi, Sena Nur Torun, Türker Kırpar ve Beyza Koyuncu. Hepsinin çok emeği var."

Aslında bu, her oyuncunun farkına varıp üzerine düşeceği bir durum değil. Fakat Uçar, buradaki kritik noktanın 'devamlılık' olduğunu vurguluyor.

"Ben bunu istemeyen futbolcu görmedim. Ama emeği vermekte ve bedelini ödemekte zorlanabiliyorlar. Burada bedelden kasıt maddi değil, zaman ve uğraş. Önemli olan devamlılık.

"Beş büyük kulübün dördünden futbolcumuz var. Devamlılığı sağlayamayan oyuncular ile zaten yollar ayrılıyor.

"Toplamda 13-14 futbolcunun A Millî Takım serüveninde yanlarındaydık. Bu çok güzel bir şey. Onlar zaten gelecek vadeden oyunculardı. Biz sadece destek olduk."

Uğurcan Çakır

Oluşuma üye olan futbolcuların aynı zamanda birçok sosyal yardımda bulunduğunu da öğreniyoruz.

"Futbolcuların büyük sorumlulukları vardır. Çok büyük paralar kazanılıyor. İnanılmaz bir sektör. Bu oyun bu kadar popülerse bunun bir karşılığı olmalı. Dolayısı ile futbolcu, topluma borçlu.

"Bu yüzden bizim futbolcu kardeşlerimiz de her sene sosyal sorumluluk anlamında ellerinden geleni yapıyorlar. Mesela bu sene Çağdaş Eğitim Kooperatifi ile anlaştık. Kır Çiçekleri' adı altında yürütülen kampanyada desteğe ihtiyacı olan kız çocuklarımızın eğitim, beslenme, barınma ihtiyaçları üstleniliyor.

"Bu kampanyaya tüm oyuncularımız seve seve 'Evet' dediler ve bizi mutlu ettiler.

Tabii listeye bakıldığında Uğurcan Çakır'a ayrı bir parantez açmamak olmaz. Trabzonspor'un file bekçisi, kariyeri şu anda zirve yapmış olmasına rağmen profesyonel destek almayı bırakmıyor ve bu konunun önemini şöyle vurguluyor:

"Yaklaşık üç senedir saha dışında profesyonel destek alıyorum. Çok faydasını gördüm.

"Kötü olduğunuz dönemlerde, kaygınızın yüksek olduğu zamanlarda çok ihtiyacınız oluyor. Çünkü her şeyi tek başınıza aşamıyorsunuz.

"Bazı dönemlerde çok büyük kırılmalar yaşayabiliyorsunuz. O kırılmaları en aza indirmek için yardımcı oluyorlar. Futbolda olaylar günlük yaşandığı için, bunlarla nasıl başa çıkabileceğimizi anlatmaya çalışıyorlar. Bu desteğin şu ana kadar çok faydasını gördüm."

Söz Uğurcan'dan açılmışken, Burak Uçar'dan, millî kalecinin yakında bir belgeselinin yayınlanacağını da öğreniyoruz.

"Üç sene önce çekmeye başladık. Üç bölüm halinde olacak. Doğup büyüdüğü yerde çekimler yapıldı. Bambaşka bir hikâye. Böyle başarılı bir sporcunun hayatını anlatmamız lazım.

"Bu oyuncuları örnek alan birçok genç futbolcu var. Görsünler istiyoruz."

Uçar, tecrübeli eldivenin önsezi yeteneği ile fark yarattığının altını çiziyor.

"Uğurcan maç izlerken gösterdiği reaksiyonları başka kimsede görmedim. Oyuncuların vücut dilinden pozisyonun gol olup olmayacağını anlıyor.

"Maç izliyoruz. Bir frikik pozisyonu oluyor. 'Çıkardı ağabey' diyor. Hakikaten kaleci o topu çıkarıyor.

"Bunu her seferinde daha topa vurulmadan önce söylüyor. Klasik 'gol olur' hikâyesini zaten söylememe gerek yok. Muazzam bir önsezi yeteneği var.

"Çok maç izliyor. En büyük özelliği, odaklanarak çok fazla maç izlemesi."

Sonuç olarak, Türkiye'de futbolcuların kişisel gelişimlerine önem vermeye başlaması ve saha içini etkileyen birçok konuda işi profesyonellere bırakması, ülke futbolunun gelişiminde önemli rol oynayacaktır.

Bakalım bu önemli farkındalık ne kadar artacak.

Daha fazlası için