Haberler Canlı Skorlar
Bundesliga

YORUM | Der Klassiker'in hikayesi: İki delilik

09:20 GMT+3 26.05.2020
Oliver Kahn Bayern Chapuisat Dortmund 04031999
Akmamasına rağmen silinen gözyaşlarıyla, Oliver Kahn’dan kung-fu dersleriyle, tarihsel ve sınıfsal boyutuyla "Der Klassiker".

YORUM | Enes Koca @eneskocaa  


Dost meclislerinde tartışmaları körükleyen, bizleri spora sıkı sıkıya bağlayan en büyük olgu ikili rekabetler, Sezen Aksu’nun deyimiyle “ikili delilikler”...  Nerede olursak olalım, hangi sporu izliyorsak izleyelim hemen bir ikili delilik yaratıyoruz kendimize. En yakından başlayalım; Galatasaray mı Fenerbahçe mi? Kıta değiştirelim; Boca Juniors mu, River Plate mi? Hadi elimize raket alalım; Federer mi, Nadal mı? Çağlar arası bağlantı kuralım; Michael Jordan mı, Lebron James mi? Şoför koltuğuna oturalım; Vettel mi, Hamilton mı? En büyüğünü unutmayalım; Messi mi, Ronaldo mu? 

Spora duyduğumuz tutkunun katlanmasına sebep olan bu ikili delilikler bildiğiniz üzere pandemi sürecinde askıya alındı, biri hariç... Borussia Dortmund - Bayern Münih eşleşmesi elimizde kalan yegane rekabet. İki hafta önce geri dönerek haftalardır uğraşsız kalan biz sporseverlere nefes aldıran Bundesliga, geri döndüğü yetmezmiş gibi bir güzellik daha yaptı ve takvimin en önemli maçını tüm dünyaya sundu.  

Son 7 sezonun şampiyonu lider Bayern Münih 8. şampiyonluğu sağlama almak, Borussia Dortmund ise liderle arasındaki 4 puanlık farkı kapatıp, 7 yıllık şampiyonluk hasretine son vermek için sahaya çıkıyor. Bundesliga’daki son 26 şampiyonluğun 22’sini kendi aralarında paylaşan iki takım arasındaki bu gelenek, çok büyük bir sürpriz olmazsa bu sezon da bozulmayacak. Fakat iki takım arasında oynanan eski karşılaşmalara bakarsak bu paylaşımın sulh içerisinde gerçekleşmeyeceğini gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. 

Mesela 1996-1997 sezonunun son haftalarındaki maç unutulmazlar arasında. Dortmund sezonun kritik dönemine girilirken, o zamanki adıyla Westfalen Stadyumu’nda Münih’i konuk ediyordu. Sarı siyahlılar bir önceki sezonu rakibinin önünde şampiyon olarak tamamlamış, bu şampiyonluk Bayern Münih’i kamçılamıştı. Şampiyonluk yolunda kritik öneme sahip karşılaşmaya hızlı başlayan Dortmund maçın 2. dakikasında Karlheinz Riedle’ın attığı golle öne geçmiş, fakat Münih’in cevabı gecikmemişti. Yediği golün bir dakika sonrasında Ruggiero Rizzitelli’nin ayağından beraberliği yakalayan Münih şoku üzerinden çabuk atmıştı. Dakikalar ilerledikçe yükselen tansiyon, maçın 45. dakikasında ikonik bir olaya sebep oldu.

Kendini yere atma konusunda kötü bir şöhrete sahip olan Borussia Dortmund’un 10 numarası Andreas Möller, aldığı bir darbe sonrasında faul beklemişti. Münih’in 10 numarası Lothar Matthaus ise rakibiyle aynı fikirde değildi. Ellerini yüzüne götüren Matthaus, yaptığı jestlerle Möller’e “ağlamaması” gerektiğini söylüyordu. Fakat Möller’in altta kalmaya niyeti yoktu. Ellerini Matthaus’un yüzüne götüren Möller, Matthaus’un gözlerindeki yaşları silmiş ve Der Klassiker tarihinin en renkli görüntülerinden birine imza atmıştı.

Rekabet geçmişindeki bir diğer ilginç maç ise 1998-1999 sezonunda oynanan karşılaşmaydı. Milli takım kalecisi Oliver Kahn’ın ulusal kanalda kung-fu dersi veriyor oluşu, o gün televizyon başındaki milyonları hayrete düşürmüştü. Havadan gelen top sonrasında rakip santrafor Chapuisat’ı korkutmak amacıyla ayağını kaldıran Kahn, ayarı biraz kaçırınca ortaya ilginç görüntüler çıkmıştı. 

Aynı zamanda o gün kendisine 2 gol birden atan Heiko Herrlich’in kulağını ısırmaya çalışan Kahn, yaptıklarıyla maça damgasını vurmuştu. Karşılaşmanın Uruguay’da yayınlanıp yayınlanmadığıysa gizemini koruyor. 

İki takım arasındaki rekabetin tarihinde ise kültürel bir çatışma var. Dortmund’un ön adı olan Borussia, Latince’de Prusya anlamına geliyor. 18. ve 19. yüzyıllarda Prusya Krallığı, Alman İmparatorluğu himayesinde bulunan en büyük devlet durumundaydı. İmparatorluk çatısı altındaki diğer büyük krallık ise bugünlerde Bayern Münih’in ikamet ettiği topraklarda varlığını sürdüren Bavyera Krallığıydı. Günümüzde kulüpler arasında yaşanan rekabetin bir benzeri geçmişte bu iki krallık arasında yaşanıyordu.

2020’ye dönecek olursak; Bavyera Eyaleti, Almanya’nın en zengin bölgelerinden biri. Dortmund’un bulunduğu Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti ise işçi sınıfının yoğun olduğu ve ekonomik olarak kötü durumda olan eyaletlerin başında geliyor. İki büyük kulübün rekabetinin bir bölümünü bu sınıf çatışmasının oluşturduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır.