Haberler Canlı Skorlar
Fenerbahçe

Dedik-Oldu: Phillip Cocu ile Ersun Yanal'ın ortak noktası

17:55 GMT+3 20.07.2018
Phillip Cocu Ersun Yanal
Aykut Kocaman'ın arkasından göreve gelen Ersun Yanal, Kocaman'ın takımını ters yüz etmeyip şampiyon olmuştu. Phillip Cocu da aynı yoldan gidiyor.

Her zaman söylerim, gerçek eleştiri bilgeliğe dayanır. O nedenle kaosa bu kadar yakınız. Aykut Kocaman’ın çileli öyküsünü görünce de bu sözleri yazmak geliyor içimden. Böyle futbol adamlarının ömrü, yanlış insanlara doğruyu anlatmakla geçiyor. Şaşalı oyun söylemi ya da bugüne kadar seyirciye hitap etmeyen futbol anlayışı elbette eleştirilebilir. Ancak bu durum kocaman bir cehaletle sunulunca dayanması hakikaten zor oluyor. Halbuki transferde yavaş kalan Fenerbahçe’nin yeni sezonda en büyük avantajı Kocaman’ın ta kendisidir. İzah edeyim.

Aykut Kocaman kurumsal bir teknik direktördür. Bilimsel metotlara dayandırılan teçhizatlar yerleştirir, ekipler kurar, oyun şablonunu ve kadrosunu sürece yayan bir anlayışa sahiptir. Fenerbahçe’deki iki döneminde de bir kültür inşasına emek harcamıştır. Ne kadar da ülkemize göre, öyle değil mi?

Sürece dayalı işleri anlayabilmek ya da anlatabilmek kolay olmadığından, Kocaman kendi felsefesinin ekmeğini pek yiyememiştir. Oysa Fenerbahçe’de ondan sonra göreve gelenler, sahip oldukları mirasın hakkını vermişlerdir. Örneğin ilk döneminde Kocaman - çok tasvip etmesem de - sonuca yönelik bir mantalite yaratmış ve üç kulvarda şansını sonuna kadar sürdürmüştü. Sonrasında Fenerbahçe, Ersun Yanal ile çok spektaküler bir şampiyonluğa imza atmıştı. Yanal hem evvelki sezonun mirasını devralmıştı hem de üstüne kendi sanatını eklemişti. Kocaman kompleksiyle her şeyi ters yüz edebilirdi ama sıfırdan takım yaratmayıp, daha diri kıvama getirdiği oyuncularla erkenden zafere ulaşmıştı.

Volkan Demirel de geçen sezon başında miras olayına şöyle değinmişti: "Ersun Yanal ve daha sonra İsmail Kartal zamanında, Aykut Hoca’nın kalıntıları vardı." Bugün hiç bitmeden bir futbol adamını aşağı çekmeye yönelik eleştiri getirenler bununla yetinmeyebilirler, öyleyse devam edelim.

Kocaman ikinci döneminde, yine bir kurumsal kulüp kültürü için uğraştı, didindi. Ama saha dışı meselelerde yalnızlık ve kendi oyun anlayışındaki "bariz" hatalar nedeniyle şampiyonluğu kaybetti. Yine de onunla çalışanlar iyi biliyor ki, arkasında sağlam bir yapı bıraktı. Sarı-lacivertlilerin yeni teknik direktörü Phillip Cocu da bu durumu doğrularcasına, ‘’Aykut Kocaman’ın harika işler yaptığını düşünüyorum’’ ifadelerini kullandı.

Buradan hareketle rahatlıkla söyleyebilirim ki, Cocu’nun Kocaman’ın ekibiyle yola devam etmesi, kurumsal hafızaya yönelik çok doğru bir adım olmuştur. Böylelikle Yanal gibi, Cocu da kendi sistemini hazır temellerin üzerine inşaa edecektir.

Yani demem o ki, istatistiksel olarak Kocaman’ın şampiyonluğu birden fazla değildir ancak kurduğu sistemin bereketi nar meyvesi misali göründüğünden fazlasıdır. Fenerbahçe’nin yeni sezon öncesi en büyük avantajı kurumsal sürekliliği olacaktır. Bu avantajda emeği olanlar, belli konularda eleştirilebilirler ama azıcık saygıyı da hak ediyor olmalılar. Hatırlatmak isterim.