YORUM | BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE SEYRETMİŞTİK

Yorum()
AA
Milli Takım yine bir yeniden yapılanma sürecine giriyor. Bir kez daha kandırılmaya hazır mıyız?

YORUM | Onur Özgen  @ozgenonur

A Milli Takım bir yeniden yapılanma sürecine daha giriyor. Bu kaçıncı? Sayısını ben de unuttum. Aslında Milli Takım'ın yeniden yapılanma sürecini, Vizontele'deki bir sahneye benzetebiliriz. Filmde yayın alabilmek için televizyon vericisinin yüksek bir yere koyulması söylenir. Halk da o tepe senin, bu tepe benim dolaşmaya başlar. İlkinde yayın karlı çıkar. Ahaliden biri, "Bu nedir? Yoksa karıncalar film mi çevirmiş?" der, gülünür. Daha yüksek bir tepeye çıkılır, ama sonuç değişmez. Ahali yine durumla eğlenir, "Bu karıncaların filmi de amma uzunmuş be, günlerdir devam ediyor!" "Çok beğenilince devamını çevirmişler herhalde!"

A Milli Takım'da bize çektikleri filmin pek eğlenilecek bir yanı yok gerçi ama, nedense sürekli devamını çekiyorlar. Adı da hep aynı: Yeniden yapılanma. Bu yılki devam filminin rejisör koltuğunda Mircea Lucescu oturuyor, oyuncularını da takdim edelim: Oğuzhan Özyakup, Cenk Tosun, Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü, Enes Ünal, Yusuf Yazıcı, Hakan Çalhanoğlu, Emre Mor, Yunus Mallı, Okay Yokuşlu, Ozan Tufan, Emre Akbaba, Kenan Karaman, Kaan Ayhan, Deniz Türüç... En yaşlısı 1991, en genci 1997 doğumlu olan 15 pırıl pırıl oyuncu. A Milli Takım'ın gelecek 10 yılı bu 15 oyuncu üzerine kurulabilir mi? Elbette, neden olmasın?

turkiye isvec 240316

Fakat bunun yine olmayacağını hepimiz biliyoruz, değil mi? Yıllardır katılamadığımız her büyük turnuvanın ardından aynı yalanla oyalanıyoruz: Yeniden yapılanma yalanı... Yalanlar istiyoruz, onlar da yalanlar söylüyorlar. Arada da her dönemin genç oyuncuları inciniyor, kimin umurunda? 

Euro 2004'e katılamayınca da Emre Belözoğlu, Nihat Kahveci, Hamit Altıntop, Tuncay Şanlı, Gökdeniz Karadeniz gibi henüz 20'li yaşlarının başlarında olan oyuncularla yeni bir başlangıç yapacaktık. Yapabildik mi? Sonraki başarısızlıkların ardından da Arda Turan, Nuri Şahin, Caner Erkin, Selçuk İnan, Gökhan Gönül, Mehmet Topal gibi oyuncuların oluşturduğu bir sonraki nesil geldi. Bu oyunculardan bir Milli Takım kurabildik mi? Tabii ki hayır.

Kulüp kariyerinde Real Madrid ve Liverpool bulunan, hâlâ Borussia Dortmund'un en önemli oyuncularından biri olan Nuri Şahin, sadece Euro 2016'da 45 dakika süre alabildi, tek bir Dünya Kupası göremeden, 30 yaşında Milli Takım'ı bıraktığını açıkladı. Hiç kimse Türkiye'nin Nuri gibi bir yetenekten, daha da önemlisi bir karakterden yıllarca hiç faydalanamamasını tartıştı mı? Tabii ki hayır.

Nuri Sahin Turkey

Çünkü böyle bir tartışma, ülkenin futbol organizasyonsuzluğunun, futbolun ehil kişilerce yönetilememesinin de gündeme gelmesi olacaktı ki, bu isteyeceğimiz en son şey. Onun yerine ne güzel yabancı sınırını tartışıyoruz işte. Yine ve yeniden, bıkmadan usanmadan... Oyuncu yetiştiremenin suçunu yabancı sınırına yüklüyoruz. Sanki kulüplere 14 yabancı oynatma zorunluluğu getirilmiş gibi. Sanki iki sene içerisinde Çağlar Söyüncü'yü ve Cengiz Ünder'i yetiştirip yurt dışına gönderen Altınordu bu ülkenin bir kulübü değilmiş gibi. Ne de güzel kendimizi kandırıyoruz değil mi?

Bizi kandıracak insanları bulmayı da çok iyi biliyoruz. Bizi bizden iyi tanıyan Mircea Lucescu'yu getiriyoruz ki, göz göre göre yalan söylerken yüzü kızarmasın. Sanki Shakhtar Donetsk'te Elano, Fernandinho, Luiz Adriano, Willian, Douglas Costa, Alex Teixeira, Henrikh Mkhitaryan, Taison, Ismaily, Bernard, Fred, Facundo Ferreyra, Marlos gibi oyuncuları transfer edip başarıdan başarıya koşan kendisi değilmiş gibi, şimdi yabancı oyuncuların sayısının fazla olmasının zararlarından bahsediyor. 

Shakhtar Donetsk diye bir kulüp bugün hâlâ Şampiyonlar Ligi'nde başarıyla mücadele ediyorsa, bu tamamen Lucescu'nun sayesinde oldu. O kulübü Lucescu yarattı. Kulübün misyonu olarak belirlediği, "Mükemmel futbolun standartlarını ve sınırlarını yeniden tanımlamak" mottosu da Lucescu'ya aittir.

Haberin devamı aşağıda

Mircea Lucescu Shakhtar Donetsk

Fakat gelin görün ki, Shakhtar'da mükemmel futbolun sınırlarını değiştirmekten bahseden ve değiştiren Lucescu'nun Türkiye'de ise değiştirmeyi düşündüğü tek sınır, yabancı sınırı. Tabii ki, bunu Lucescu düşünmüyor. Başkaları düşünüyor, Lucescu da onların verdiği sufleleri tekrarlıyor. Onun kariyerindeki bir futbol adamı, 70 yaşından sonra neden kendisini bu durumlara düşürür, neden insanların belleklerindeki güzel anılarını siler atar, anlayabilmek güç. 

Ama bu vasatlığa gömülmüş futbol ikliminde, bir genç futbolcu kuşağının daha heba olacağını, tıpkı Nuri Şahin gibi Dünya Kupası görmeden kariyerlerini noktalayacağını bilmek, işte bu çok üzüntü verici.

Kapat