Alisson Becker | Dünyanın en iyi kalecisinin sırları

Son güncelleme
Getty

Alisson Becker epey güzel bir yıl geçirdi.

2017-18 yılında sürpriz bir şekilde Şampiyonlar Ligi yarı finaline yükselen Roma’nın kalesini koruyan Brezilyalı, 2018 Goal 50’nin kalecileri arasında en yüksek sırada yer almıştı.

Ancak Liverpool’a geldikten sonra bambaşka bir seviyeye yükselen Alisson, geçtiğimiz yıl alınan Avrupa zaferinde büyük pay sahibi olmuştu.

Goal 50

27 yaşındaki file bekçisi, geçtiğimiz sezon 21 maçta kalesini gole kapatarak Premier Lig’in Altın Eldiveni ödülünü kazandı. Ayrıca Brezilya’nın Copa America zaferinde de yalnızca 1 gol yedi.

2019 Goal 50’de çıtayı daha da yükselterek yedinci olması da hiç şaşırtıcı olmasa gerek!

Peki, Alisson’u bu kadar özel bir kaleci yapan şey ne? Ondan daha fazlasını bekleyebilir miyiz?

Goal Liverpool muhabiri Neil Jones, bu soruların cevabını bulmak için Kırmızılar’ın kaleci antrenörü John Achterberg ile bir araya geldi…

John, öncelikle şunu sormak istiyorum: Bu yıl, Alisson'un Goal 50 listesinde en iyi kaleci olduğu (üst üste) ikinci yıl. Aklında şu anda Alisson’un en iyisi olduğuna dair herhangi bir şüphe var mı?

John: Böyle şeyleri herkesin içinde açık açık söylemek istemezsiniz. Ama baktığınız zaman en iyi olmayı hak ediyor. Geçen yıl, kendi adına, kazanılabilecek her şeyi kazandı ve en istikrarlı kaleci oldu. Kimsenin buna karşı çıkacağını sanmıyorum.

Bunu tekrar tekrar yapma şansı var. Bu, onunla da konuştuğumuz bir şey.

Alisson Neil Liverpool Goal 50 PS

Odaklanmalı ve zamanla formunuzun devamlılığını sağlamak için bir yol bulmalısınız. Bu bir tutku meselesi. Mesele, antrenmanda dünyanın en iyi kalecisi olmayı ve rakipten çok daha iyi olmayı istemek. Olabilecek en iyi kaleci olmayı istemek mesele.

Bunu zihninize yerleştirmelisiniz. 5-10 maç gol yememelisiniz. Kendinize hedefler belirlemeli ve her açıdan en iyisi olmalısınız. Bu şevki kaybederseniz işte o anda düşüşe geçersiniz.

Melwood’da, dünyanın dört bir yanındaki maçları izleyen ve kalecileri analiz eden, kalecilere olan saplantınızla tanınan birisiniz. Alisson’un dikkatinizi çektiği ilk anı hatırlıyor musunuz?

John: 2013’teki Internacional maçı. Evdeki çalışma odamdaydım, maçı bilgisayardan izledim. Her yerde kaleci ararım. Basında birinin adı geçiyorsa bilmek isterim. 17 veya 19 yaş altı turnuvaları varsa izlemek isterim.

Bana Alisson’dan bahseden ilk kişi Liverpool’daki eski kalecimiz Alexander Doni’ydi. Onun büyük bir potansiyelinin olduğunu ve çok iyi bir kaleci olabileceğini söyledi. ‘Bu çocuk özel biri olabilir’ dedi.

Hemen göze çarptı mı?

John: Evet. Fiziği uygundu, çok iyi oyun kuruyordu. Sakindi, ortalarda dikkatliydi, doğru kararlar veriyordu. Tehlikeyi seziyor ve her türlü kurtarışı yapıyordu. İlk izlenim için hiç fena değildi!

Liverpool için her anlamda en iyisini arıyorduk. Liverpool için oynamak, West Ham için oynamaktan farklıdır. Her şeyi yapabilen bir kaleciye ihtiyacımız var: Topla iyi oynayan, geride boşluk kapatan, ortalarda dikkatli davranan, bire bir pozisyonların altından kalkabilen, hızlı, çabuk reaksiyon veren…

Bir de Premier Lig gibi her şeyin iki kat hızlı olduğu bir ligde oynamanın nasıl bir şey olduğunu düşünün. Daha hızlı düşünmeli ve hareket etmeli, daha hızlı karar vermelisiniz. Bu bambaşka bir zorluk. Ve eğer futbol dünyasına bakarsanız tüm aradığınız özellikleri barındıran çok fazla isim bulamazsınız.

2015’te Alisson’u transfer etmeye çalıştığınız doğru mu?

John: Evet. 1 numaralı formayı geldiği gibi kapacak bir kaleciye ihtiyacımız vardı. Fiorentina’daki Neto ile ilgilenmiştik ama o Juventus’a gitmeyi tercih etmişti. Bizim de alternatife ihtiyacımız vardı.

Alisson Brazil PS

Alisson’u Brezilya’dayken takip ediyordum, o aklıma geldi. Ama Alisson’un AB pasaportu yoktu. Milli takıma da girmemişti. O zamanlar bu sorunla ilgilenecek fırsatımız yoktu.

Bir sonraki yıl Roma’ya gitti ve onu daha yakından izleme şansımız oldu. Bir hazırlık maçında bize karşı oynamıştı ve çok etkileyiciydi. İşte o zaman teknik direktöre Alisson’dan bahsettim.

Nihayet 2018’de Liverpool’a geldi. Ne de çabuk uyum sağladı, değil mi?

John: Evet, epey hızlı oldu. Evian’daki hazırlık kampında bize katıldı. O hafta takım için de onun için de çok önemliydi diye düşünüyorum.

Diğerlerine çabucak kendini gösterdi. Takımdakiler, saha içinde ve dışında Alisson’u hemen sevdiler. Eline gitarı alıp takım arkadaşlarına kendi dilinde şarkı söylediğini hatırlıyorum. Oldukça iyiydi!

Çok iyi uyum sağlıyor. Herkes onu seviyor. Takım arkadaşlarıyla anlaşabiliyor ve bu çok önemli. Tüm oyuncularınızın kendini takımın bir parçası olarak görmesini istersiniz. Alisson da öyle oldu. Takımın önemli isimlerinden biri olduğu kesin.

Onunla çalışmak nasıl bir şey?

John: Her şeyden önce çok çalışmak istiyor. Çok konuşuyoruz. Bir antrenör olarak göreviniz oyuncuya yardım etmek ve fikirlerinizi aktarmaktır; ancak bir takımın bir parçasısınız ve oyuncunun ne istediğini de dinlemek zorundasınız.

Oynayacak olan o. Bu yüzden ona ne istediğini soruyorum. Kendini rahat ve iyi hissetmeli.

Alisson bir futbol taraftarı. Kardeşi Muriel de kaleci. Futbol aşkı ailesinden geliyor. Ancak taraftarlığını ne zaman kenara koyacağını da biliyor.

Jürgen Klopp diyor ki: “Alisson’un en iyi özelliği, zor olan şeyleri kolaymış gibi göstermesi.”

John: Bu onun mizacından geliyor. Baskı altında sakin kalmalısınız. Hızlı düşünebilmeli ve iyi kararlar verebilmelisiniz. Alisson’da bunlar var.

Alisson Liverpool Champions League

Esas dikkat çeken şey büyük maçlardaki performanslardır. Ancak Alisson’da öyle bir şey var ki Barcelona maçında nasıl oynuyorsa Huddersfield maçında da aynı şekilde oynuyor.

İşleri kolaylaştırıyor çünkü çok sakin, panik yapmıyor. Oyunu çok iyi okuyor ve nerede olması gerektiğini biliyor. Onun en kuvvetli özelliklerinden biri de mizacı.

Onun da hataları oldu tabii…

John: Hatalar olur. Geçen sezon Leicester’a ve Manchester United’a karşı hatalar yaptı ama kazanmıştık. Bize pahalıya mal olmamıştı.

Öyle anlarda sakin olmalısınız. Alisson’a yaptığı şeylerin hata olduğunu söylememe gerek yok, zaten biliyor. Dünyadaki tüm kalecilerin hata yaptığının da farkında.

Manuel Neuer, Jan Oblak… hepsi hata yapıyor. Önemli olan bu hatalara nasıl tepki gösterdiğiniz. Söylediğim gibi Alisson’un çok iyi bir mizacı var ve bu tür durumlarla başa çıkabiliyor.

Geçen sezon çok iyi maçlar çıkardı ama en iyi performansını büyük maçlarda gösterdi gibi, öyle değil mi?

John: Hepsine aynı şekilde hazırlanıyor. Odak noktası, zihniyeti aynı. İstikrarlı olması onu üst düzey bir kaleci yapıyor.

Haberin devamı aşağıda

Kulüp olarak Alisson hakkında dersimize iyi çalıştık. İnsanlarla konuştuk, maçlarını izledik, tüm verileri topladık. Nasıl bir kişiliği olduğunu biliyorduk ve takımımıza, oyun stilimize, antrenmanlarımıza ve İngiliz futboluna uyum sağlayacağından emin olduk.

Başarılı oldu, bu çok açık! Dünyanın en iyi kalecisi olduğunu kanıtlamış durumda. Alisson’dan gelecekte başka neler bekleyebiliriz?

John: Bunu söylemek zor ancak şunu söyleyebilirim ki Alisson bize çok üst bir düzeyde geldi. Ve üzerine katmaya devam etti. Dediğim gibi bu tutkuyu, motivasyonu ve hırsı olabildiğince kuvvetli tutmak gerek. Alisson’un mücadele etmesi gereken şey bu.

Ve eğer gelecek yıllarda da geçen sezonda olduğu gibi oynarsa herkes mutlu olacaktır, değil mi