EDİTÖR YORUMU | Burak Yılmaz'ın adı hangi takımla özdeşleşti?

Yorum()
Burak Yılmaz fırtınası kaldığı yerden devam ediyor. Peki Burak Yılmaz'ın adı Galatasaray'la mı yoksa Trabzonspor'la mı özdeşleşti?

  1. gettyimages

    BURAK YILMAZ, HANGİ TAKIMLA ÖZDEŞLEŞTİ?

    Beşiktaş'ta parladı, yolu Fenerbahçe'den de geçti, Trabzonspor'da attığı gollerle hafızalara kazındı, Galatasaray'da şampiyonluklar yaşayıp Şampiyonlar Ligi'nde Ronaldo ile krallık yarışı yaptı. Peki Burak Yılmaz'ın adı tarih boyunca hangi kulüple anılacak? O, Galatasaraylı Burak mı olacak, Trabzonsporlu Burak mı?

    Goal Türkiye ekibi, Burak Yılmaz'ın hangi takıma mâl olan bir futbolcu olduğu hakkında görüş bildirdi.

    >> Burak Yılmaz: Beni ben yapan Trabzonspor'dur

  2. AA

    ÇETİN CEM YILMAZ: TRABZONSPOR

    ''Galatasaray'da hikayeler güzeldir, ama çok nadiren güzel biter. Burak Yılmaz, Galatasaray formasıyla son iç saha maçına 16 Ocak 2016 tarihinde çıktı, ama aslında belki de bunun farkında değildi. Manchester United'a, Schalke 04'e gol attığı Türk Telekom Stadyumu'nda rakibi bu kez Sivasspor'du. Galatasaray 2-0 öne geçti, Sivasspor farkı bire indirdi. Tüm bunlar olurken Burak bir gol kaçırdı. Sonra bir tane daha. Sonra bir daha... Artık kaçıncısındaydı bilinmez, tribünün homurtuları yuhalamaya dönüştü. Evet, üç buçuk senede iki şampiyonluk yaşadığı, üç Türkiye Kupası kazandığı, sadece 141 resmi maçta 82 gol atıp tarihinin en skorer ilk 10'u arasına geldiği kulüpten, ıslıklarla, yuhlarla uğurlanıyordu, ama belki de kimse bunun farkında değildi. Son dakikalarda Galatasaray bir penaltı kazandı. Burak topun başına geldi. Golü attı, formasındaki dördüncü yıldızı gösterdi ve işaret parmağıyla önce tribündekileri, sonra sahadakileri işaret etti. "Bakın, daha geçen sene bunu hep birlikte kazandık" diye hatırlatma yapıyordu. Birkaç gün sonra Çin'den reddedilemeyecek bir teklif geldi, Burak çantalarını topladı.

    Burak Yılmaz, dört farklı Türk takımıyla Şampiyonlar Ligi'nde forma giymiş tek oyuncu. Beşiktaş ve Fenerbahçe ile anıları ya kötü, ya da kısa. Belki en fazla kupayı kazandığı, en fazla golü attığı takım Galatasaray, ama onun sıradışı yeteneklerini, hızını, tarihe geçecek gol atma sıklığının hakkını veren, gitse de kucak açan, üzse de seven kulüp Trabzonspor. Burak Yılmaz, kariyerinin son demlerine bir gol krallığı ve onlarca gol daha sıkıştıracak gibi. Onu "ama"sız, koşulsuz olarak bağrına basan, adından önce "Kral" diyecek olan da bordo mavili tribünler.''

  3. İHA

    SÜLEYMAN TETİK: GALATASARAY

    ''Burak Yılmaz'ın harika bir golcü olmasındaki temel etken Şenol Güneş, ona bu fırsatı veren kulüp ise Trabzonspor'dur. Bu yadsınamaz bir gerçek. Özellikle 2011-12 sezonunda Trabzonspor performansı, kuşkusuz Burak Yılmaz'ın kariyerindeki en büyük sıçramaydı. Ancak tüm bunlara rağmen o, Trabzonspor değil, daima Galatasaray'la anılacaktır! Zira Burak, Galatasaray'da top koşturduğu dönem boyunca yalnızca attığı gollerle değil, kazanılan başarılar ve kupalarla da büyük bir önem arz etti. Elde edilen şampiyonlukların yanında Şampiyonlar Ligi'ndeki performansı, onu asıl unutulmaz kılan şey oldu. Devler Ligi'nde Cristiano Ronaldo gibi bir efsaneyle gol krallığı yarışı verdi o. Bunlara bağlı olarak Burak Yılmaz, Trabzonspor'a değil Galatasaray'a mâl olmuş bir futbol yıldızıdır. O, sarı-kırmızılı taraftarların gönlünde daima 'Kral' olarak kalacak.

    Unutulmaması gereken bir nokta daha var. Burak, Trabzonspor'dan Galatasaray'a transfer olurken kendi arzusu ve heyecanıyla sarı-kırmızılı renklere büründü. Galatasaray'dan giderken dönemin yönetimi ona biraz daha sahip çıksaydı Burak Yılmaz halen Galatasaray için ter döküyor ve kırmadık rekor bırakmıyor olurdu.''

  4. AA

    MEHMET CAN ÜNLÜ: TRABZONSPOR

    ''Burak Yılmaz'ın Galatasaray'daki başarıları ve sergilediği performans tartışılmaz. Galatasaray'ın tarihinde iz bıraktığı da tartışılmaz bir gerçek. Takımdan ayrılışının ise nasıl olduğunu hepimiz hatırlıyoruz. Galatasaray taraftarı ikiye bölünmüş, son dönemlerde protestolara maruz kalmıştı. 'Futbolcu-kulüp özdeşleşmeleri' konusunda oyuncuların hem camia, hem de taraftarla kurduğu bağı göz önünde bulundurmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.

    Burak Yılmaz, Trabzonspor'a transfer olduğunda Fenerbahçe'de bir köşeye atılmış, kiralık olarak gönderildiği Eskişehirspor'da ise pek iyi sinyaller vermemişti. Trabzonspor ise onun küllerinden doğuşu oldu adeta. Onu bulunduğu noktaya getiren kulüpte özellikle 2010-11 sezonunda takımı sırtlarken, taraftarla arasında da uzun yıllar kopmayan bir bağ oluştu. Çin macerasından geri dönüşü de Trabzonspor olunca, Burak Yılmaz'ın da özdeşleştiği kulüp bordo-mavililer oldu benim gözümde.''

  5. seskim

    ALP ÇOLAK: GALATASARAY

    ''İstatistiki anlamda Burak Yılmaz'ın Trabzonspor formasıyla, Galatasaray'daki günlerine nazaran biraz daha iyi işler çıkardığını söylemek yanlış değil ama Galatasaray'da oynamaya başladığı 2012-13 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde ortaya koydukları, yıldız oyuncuyu başka bir seviyeye çıkardı. Öncesinde Beşiktaş ve Fenerbahçe formasıyla yaşadığı kötü dönemleri ele aldığımızda, Trabzon'dan Galatasaray'a transferi Burak adına bir başarı garantisi değildi. Dahası, Üç Büyükler dışındaki takımlarda müthiş işler ortaya koyup, daha sonra İstanbul'un dev sahnesine adım attığında bu standardı tutturamayan futbolcuların sayısı az değil. Burak, Süper Lig'de bu standardı tutturmanın ötesinde, kendisini uluslararası bir golcü olarak Avrupa'ya benimsetti. Galatasaray'ın marka değeri Burak'ı, Burak Galatasaray'ı ihya etti. İki Süper Lig şampiyonluğu da cabası. 'Kraaaaal!' diye uzayıp gideyen sosyal medya paylaşımlarını okuduğumda aklıma gelen sarı-kırmızı formayı giymiş Burak Yılmaz oluyor.''
  6. Twitter/@Trabzonspor

    ONUR ÖZGEN: TRABZONSPOR

    ''Burak Yılmaz'ın Süper Lig'deki ilk antrenörü Jean Tigana'ydı. Beşiktaş'ta buluşan ikili, bir sezondan fazla çalışabilseydi, kariyerinde Thierry Henry, David Trezeguet, Lillian Thuram, Emmanuel Petit, Willy Sagnol, Ludovic Giuly gibi Fransa'nın 1998 ve 2000'de Dünya ve Avrupa Şampiyonu olan kadrosunun iskeletini oluşturan oyuncuları parlatan Tigana, Burak'ı da çocukluğundan beri tuttuğu Beşiktaş formasıyla çok daha erken yaşta büyük bir futbolcuya dönüştürebilirdi. 

    Ama olmadı. Ne Tigana'ya ne de Burak'a Beşiktaş'ta bir sezondan fazla şans vermediler. Sonra sırasıyla Manisaspor, Fenerbahçe ve Eskişehirspor'da dolaştı. Aradığı şansıysa Trabzonspor'da buldu. Belki Tigana'yla uzun süre çalışma fırsatı bulamadı ama Tigana'nın Fransa'da üstlendiği oyuncuların kariyerini bir yerden başka bir yere taşıma misyonunu Türkiye'de üstlenen Şenol Güneş tedrisatından geçme şansını yakaladı. 

    Trabzonspor'a bir sağ kanat oyuncusu olarak gelen Burak, Güneş'in ellerinde her geçen gün üstüne koyan bir golcüye dönüştü. Özellikle savunma arkasına yaptığı öldürücü koşularla durdurulamaz bir güç haline geldi. Sonra yavaş yavaş gol vuruşlarını da geliştirdi ve bir baktık ki Burak 90'ların ikonik golcüleri gibi bir sezonda 30 küsur gol atmaya başlamış. 

    Ardından gittiği Galatasaray'da üzerine koymaya devam etti. Bilhassa 2012-13'te Şampiyonlar Ligi'nde 9 maçta attığı 8 gol, artık Avrupa çapında bir golcü olduğunu gösteriyordu. 

    Şimdi yine doğduğu yerde gollerine devam ediyor Burak. Peki bir gün futbol kariyeri bittiğinde ve aradan yıllar geçtiğinde, aklımıza ilk olarak Trabzonspor formasıyla mı yoksa Galatasaray formasıyla mı gelecek? Herkesin görüşü farklı olabilir. Ama ben Burak'ı bordo-mavili formasıyla hatırlayacağım.''

  7. seskim

    YAĞIZ OKUL: GALATASARAY

    ''Her ne kadar üstün gol yeteneği ile Trabzonspor'da tanışmış olsak da gerek Şampiyonlar Ligi, gerekse ligde kazandıkları ile Galatasaray etiketi Burak Yılmaz'ın üzerinden asla çıkmayacaktır. Burak Yılmaz'ın Trabzonspor'daki hedefi Süper Lig'de gol kralı olmak iken, Galatasaray'da kendine Cristiano Ronaldo'yu hedef aldı. Taraftar bağrına bastıkça, Burak golleriyle Galatasaray'ın son yıllardaki en başarılı dönemini geçirmesine katkı sağladı. Elbette ki sadece bir kulüpte başarılı olması, o futbolcuyu camiaya mâl etmez. Buna örnek olarak Neuchatel maçının kahramanı, Galatasaray tarihinin rekortmen golcüsü Tanju Çolak'ın, taraftarın gönlünde kalıcı bir yer edinememesini gösterebiliriz.

    Burak Yılmaz ve Galatasaray taraftarı arasında kimyasal bir uyum var. Ne olursa, ne yaşanırsa yaşansın taraftar bağrına basmaya hazır. Aralarındaki bu bağ, onun her zaman Galatasaraylı Burak olmasına sebep olacaktır. Tıpkı Fatih Terim örneğinde olduğu gibi...''

  8. Seskim

    SERTAÇ KÜÇÜKELÇİ: GALATASARAY

    ''Burak Yılmaz, bu konuda bana Cristiano Ronaldo'yu hatırlatıyor. Ronaldo'dan tek farkı Burak Yılmaz parladığı kulüp olan Trabzonspor'a dönmüş olması. Ronaldo da bir gün Manchester United'a dönebilir. Ama bu onun kariyerinin en büyük başarılarını elde ettiği ve kulüp tarihine adını yazdırdığı Real Madrid'e mâl edilmesini değiştirmez. Burak Yılmaz da eğer Trabzonspor ile Galatasaray'da özellikle Avrupa arenasındaki performansını tekrarlayamazsa Galatasaray'lı Burak Yılmaz olarak anılacaktır.''