"Irkçılığa karşı çıkmakla kötü mü ettik?"

Livorno'yu Adana'ya getirerek gündeme gelen Demirspor, önümüzdeki dönemde muhalif taraftar gruplarıyla tanınan başka dünya kulüplerini de misafir edecek. Adana Demirspor yöneticisi Metin Türk, Livorno örneğinden yola çıkarak, neden böyle bir girişimde bulunduklarını Goal.com'a anlattı.

Livorno’nun Adana Demirspor’la dostluk maçı yapmak için Türkiye’ye gelmesi geçen hafta tüm futbol kamuoyunun ilgisini üzerinde topladı. Nasıl oldu da Livorno buraya geldi? Nasıl iknâ edildi? Bu konular detaylıca incelendi. İncelendi incelenmesine ama bir de işin hiç görülmeyen bir tarafı var. Adana Demirspor’da nasıl bir ortak akıl geliştirilmiş, kulübün temel değerleri nasıl oluşturulmuş ve tüm bunların üzerine güney temsilcisi nasıl yönetiliyor?

Bu nedenle Goal.com ekibi olarak, Adana Demirspor’un finansal işlerden sorumlu olan ikinci başkanı  Metin Türk’le özel bir söyleşi yaptık. Söyleşi esnasında, ülke futbolunda görmeye alıştığımız savruk, “Ben yaptım oldu”  zihniyetinde bir yönetici değil, futbolu ve bu oyunun paydaşlarını son derece iyi özümsemiş bir yönetici bulduk.

- Yönetime geldiğinizde ne kadar borcunuz vardı?

Federasyona 1.3 milyon civarında borcumuz vardı. Bunun 1 trilyonluk kısmını Aytaç Durak karşıladı, kalanını yönetim cebinden verdi. O borç, bir başka şehir için para değil. Adana için de hiç para olmamasına rağmen, biz bu parayı çıkarırken çok zorlandık. Bugün Malatya’nın, Sivas’ın, Kocaeli’nin federasyona böyle bir borcu olsaydı, onlar bunu konuşmaz, borcumuz yok derlerdi. Ama maalesef Adana’da bir ölü toprağı var. Biz başkanımızla tam iki ay boyunca, sırf bunun çalışmasını yaptık. Uykularımız kaçtı. Bu kaynağı bulamazsak, Adana olarak Türkiye’ye rezil olacağımızı düşündük. Son dakikada 300 bin lirayı bulduk. Bu sayede istediğimiz, kendi kurduğumuz kadroyla maça çıkma şansını yakaladık. Bu Adana gibi bir memlekette büyük ayıp. Bu miktar Adana için komik bir para. Ama ne hikmetse Adana’da bir ölü toprağı var. Hiçbir aksiyon yok.

- Peki kulübü  işadamlarının desteklerine muhtaç  bırakmamak gerekmez mi?

Haklısınız. Bu konuda projelerimiz var. Geçen sene 10. ayda yönetime girdim. Ocak ayında kongre yaparak, Bekir Çınar’ı başkan seçtirdim, ben de mali işlerden sorumlu, ikinci başkan oldum. Zaten sportif başarı çok önemli. Manchester da olsanız, Fenerbahçe’de olsanız, Adana Demirspor da olsanız bu önemli. Profesyonel bir ligde oynuyorsunuz. Bizden önce o kadar kötü bir takım kurulmuş ki. Takımı ligde bırakıp, sonraki sene başarılı olmaya odaklandık, bunu da başardık. Ligin bitmesine 1.5 ay kala biz transferi bitirdik. 2009-10 sezonunun planlamasını 2008-09 sezonunda bitirdik. Haziranda yeniden kongre yaptık, bu planlarımızı onaylattık. Bunun ardından ADS Sportif A.Ş.’yi kurduk. Daha önce taraftar grubunda olan mağazayı kendi kulübümüz bünyesine kattık. Buradan bir ticari faaliyete başladık. Başka faaliyetler de yapmak istiyoruz. Hem Adana Demirspor’un marka değerini yükseltmek, hem de Adana Demirspor’a gelir sağlamak amacıyla bazı girişimlerimiz oldu. Garanti Bankası’yla Flexi Card projesine giriştik. Uzun vadede bizi tamamen kendi ayakları üzerinde tutmayı başaracak bir projeydi bu. Lâkin bu çabamıza rağmen anlaştığımız banka tipik bankacılık oyunlarıyla bizi kandırdı. 10 bin, 15 bin civarında data verdik. Bankacıların kriterlerini bildiğimiz için hep sicili temiz kişileri gönderdik. Ama banka “kaşının altında gözün var” dedi, bin 500 kartta üye kayıtlarını doldurdu. Biz 2 bin 500 üyeden sonra gelir kazanmaya başlayacaktık. Dataları aldılar, kendi projelerine yönlendirdiler. Bunun dışında bir su projemiz var. Adana’ya yakın bir bölgede bir su fabrikası var. Şimdi o fabrikayı ADS A.Ş.’ye satın almayı düşünüyoruz.



"Naklen yayınlansın diye milletvekillerini aradım"

- Livorno’nun buraya gelişi de marka değerine bir katkı  sayılabilir mi?

Şimdi bu Livorno’nun gelişi dünya çapında bir olay. Bu şehrin marka değerini yükseltmiş midir? Gündeme oturmuş mudur? Livorno ve Demirspor şu anda gündemde. Neden İstanbul’dan buraya geldiniz?  Bu endüstriyel futbol adına da bir hamledir aynı zamanda. Yöneticilerin kişisel imkânlarıyla Livorno buraya geldi. Bunun bir maliyeti var. Milletvekillerimizi aradık, en azından bu maçın naklen yayınlanmasını istedik. Bu gerçekten temeline baktığımızda ırkçılığa karşı mesaj veren bir organizasyon. Haber değeri var.

- Dünyada da bu tür kulüpler zor şartlarda mücadele ediyor. Seçtiğiniz saf biraz da böyle değil mi?

Seçtiğimiz safın farkındayız. Ama biz bunun diğer tarafını da düşünüyoruz. Bu yapılan aynı zamanda ırkçılığa karşı bir eylem. E kötü bir şey mi yaptık? Adana’da hâlâ etnik kökencilik varken, bugün Türkiye’nin gündemindeki açılım hikâyesi varken, İspanya gibi tamamen endüstrileşmiş bir ülkede bile futbolculara karşı ırkçı tutum sergilenirken, “Biz bunlara karşıyız, futbolda ve dünyada hiçbir zaman bunlar olmamalı” diye bir eylem yapıyoruz.

- Di Canio, Nazi selamı  verdiğinde 1 maç, Lucarelli komünist selamı  verdiğinde 3 maç ceza almıştı.  Örneğin naklen yayın sıkıntınız ve diğer açmazlarınız seçtiğiniz safın bedelleri olamaz mı?

Biz de böyle bir sebepten mi finansal destek alamadık diye düşünüyoruz. Herkes buna karşıyım der ama kendi ortamlarında “bu da nereden çıktı, ne anlamsız iş bu” mu diyorlar acaba.

- Maddi sıkıntıları  aşarken zorlandığınızı söylediniz. Adana futbolcu cenneti denebilecek bir yer. Sportif başarı anlamında özkaynaklara yönelerek bu sorunlar çözülmez mi?

Kesinlikle öyle. Adana’da çok sayıda amatör futbol takımı var. Onları izliyoruz, bizim de altyapımız çok güçlü. Adana’nın önemli kişi ve kurumlarından destek alamıyoruz. Bu ister istemez bizim şevkimizi kırıyor. Bakın bizim ilk 11’imizde 5 tane altyapıdan yetişmiş arkadaşımız var. Hocamız Abdülkerim Durmuş’la anlaşırken 18 kişilik kadroda en az 2 tane altyapıdan yetişmiş oyuncu oynatma şartı koyduk. O fazlasını yapıyor.

- Üst liglere çıkarsanız yine aynı yoldan devam edecek misiniz, yoksa siz de büyük bütçeler hazırlayacak mısınız?

Aynı yoldan devam edeceğiz. Camia olarak en kötü döneminde bile hedefleri olan bir camia ama 14 senedir Süper Lig’e hasret. Ne olursa olsun, transferler de yapsak, Süper Lig geçmişi olan 27-28 yaşlarında adamlar da olsak, 18 kişilik kadroda altyapıdan en az 2 çocuğumuz olacak. Altyapıdan gelen çocukları da imrendirmek istiyoruz. “Ben sonunda ne olacağım, A takıma bile çıkamayacağım, hedefim olmayacak” deyip, hedefsiz bir oyuncu grubu yetiştirmek istemiyoruz.

- Diyelim ki başarısız oldunuz. 2. Lig kaynayan kazan. Hoca kolay kovulabiliyor. O zaman hocanız gidecek mi, kadronun yarısı  dağıtılacak mı?

Futbolda her sonuç var. Hocamız gitmeyecek. Sonuç ne olursa olsun. Benim kişisel idolüm Arsene Wenger’dir. Başta o da başarılı olamadı ama şimdi 18-22 yaş arası futbolcularla kendini dünyaya konuşturuyor. Çatır çatır futbol oynatıyor. Ben Abdülkerim hocamızın kariyerine ve futbolcularımıza yaklaşım tarzına sonuna kadar inanıyorum. Abdülkerim hocanın süreç içinde çok daha başarılı olacağına inanıyorum.

Onur Yazıcıoğlu, Goal.com

Fotoğraf: Ali Güler
Yorumlarınız için teşekkür ederiz!
Lütfen isim bilgilerinizi girin
Lütfen şehir bilgilerinizi girin
Lütfen yorumlarınızı paylaşın!
Yorum
6 Yorum
 
Reklam
Bunları görmüş müydünüz?
  1. Yazarlara göre skor iyi ama... Yazarlara göre skor iyi ama...

    Spor yazarları, Gaziantepspor'u 4-1 mağlup etmesine rağmen Trabzonspor'u uyardı...

  2. Trabzonspor 4-1 Gaziantepspor: Oyuncu puanları Trabzonspor 4-1 Gaziantepspor: Oyuncu puanları

    Trabzonspor, sahasında ağırladığı Gaziantepspor karşısında 3 puana ulaşırken zorlanmadı. Ancak maçın iptal edilmesi söz konusu...

  3. Old Trafford'daki önemli eşleşmeler Old Trafford'daki önemli eşleşmeler

    Old Trafford'da oynanacak olan Manchester United - Liverpool maçında kim, kiminle mücadele içinde olacak?

  4. Ergin Gürses: Kararsızlığına 2.5 yıl ceza kesilmişti Ergin Gürses: Kararsızlığına 2.5 yıl ceza kesilmişti

    Aynı anda hem Galatasaray'a hem de Altay'a imza atan Ergin Gürses, Türk futbol tarihinin en büyük cezalarından birini almıştı.

  5. Şampiyonlar Ligi'nin kulüp ekonomisine etkisi Şampiyonlar Ligi'nin kulüp ekonomisine etkisi

    Schalke Avrupa futbolunda parladıkça, aslında çok da ihtiyaç duymadıkları Şampiyonlar Ligi'nin mali katkısı, onların yükselişini fazlasıyla hızlandırdı.

 
Reklam
Reklam