advertisement
SÖZ SİZDE: Fenerbahçe'nin santrforu kim olmalı?
Daniel Güiza, Semih Şentürk, Colin Kazım... "Seç Bakalım" diye bir yarışma vardı bir ara, seçin bakalım...
Goal.com
Şöyle söylesek abartmış olur muyuz acaba: Fenerbahçe, van Hooijdonk'un, önce, o dönemde de sarı-lacivertlileri çalıştıran Daum tarafından kızağa çekilmesi, ardından da gönderilmesinden bu yana, santrforunu bir türlü bulamıyor. Hollandalı'nın gitmesinin ardından 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe'nin santrforu, her şeye rağmen "idare eder" kabul edilen Marcio (Mert) Nobre'ydi. Hücum kadrosunda kuşkusuz Anelka da vardı; ancak Fransız yıldız, doğrudan santrfor oynatılmıyordu.
Kanarya, 2005-2006'ya Mateja Kezman'la girmiş; ancak büyük umutlarla transfer edilen Sırp golcü de, Kanarya'da geçirdiği iki sezon boyunca bekleneni verememişti. Kezman'ın Paris'e gönderilmesinin ardındansa geçtiğimiz sezonun başında, yaklaşık 14 milyon avro bonservis bedeliyle İspanya'nın o dönemdeki gol kralı Daniel Güiza alındı. Ancak "Okçu"nun da hedefi 12'den vurduğu maç sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
Bu arada müzmin yedek Semih Şentürk, bu dönemlerin hepsine kulübeden şahitlik ederken; Zafer Biryol, Murat Hacıoğlu, İlhan Parlak gibi isimlerse nâdiren buldukları şansları pek değerlendiremediler ya da Fenerbahçe onları değerlendirmesini bilemedi.
Bütün bunlar oldu bitti. Şu an itibariyle Teknik Direktör Cristoph Daum'un elinde, kâğıt üzerinde baktığınızda hiç da azımsanmayacak önemde 3 santrfor bulunuyor: Daniel Güiza, Semih Şentürk ve Colin-Kazım Richards. Alex de Souza'nın varlığı nedeniyle tek santrforu tercih eden Alman çalıştırıcı, sizce bu üçünden hangisini "İşte benim santrforum" diye bellemeli?
Daniel Güiza
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Fenerbahçe'nin şefi Aziz Yıldırım'la birlikte çıktığı bir canlı yayında, "Aziz Bey daha ne yapsın? İspanya'nın gol kralını getirdi, yine olmadı" demişti. Gerçekten de La Liga'da o kadar çok gol atabilen, İspanya Milli Takımı'nda Torres'in yedeği olabilen bir futbolcunun, en kötü döneminde bile Turkcell Süper Lig'in tozunu atmasını beklemek, her futbolseverin, özellikle de Fenerbahçe taraftarının ve Aziz Yıldırım'ın hakkıdır.

Ancak geldiği ilk dönemde yaşadığı gol kısırlığı uzun süre boyunca "Takıma henüz uyum sağlayamadı" değerlendirmesiyle geçiştirilen Güiza'da kıvam, bir türlü tutmadı. Geçtiğimiz sezonu, Kupa ve Avrupa da dahil tüm turnuvalarda 16 golle tamamlayabilen "Okçu", bu sezon ligde 13 haftada yalnızca 4 gol bulabilirken, Avrupa Kupaları'nda da 5-1'lik Honved maçında yaptığı hat-trick'in ötesine geçemedi. Sarı-lacivertlileri hayâl kırıklığına uğratan Güiza, kaçırdığı gollerle de tribünlere saç baş yoldurmaya devam ediyor.
Peki ama bu kadar yüksek bir bedelle transfer edilmiş bir futbolcuyu, kenara atmak doğru olur mu dersiniz? Şeytanın avukatlığını yapmış olmak için sormuş olalım bu soruyu.
Semih Şentürk
Fenerbahçe'nin altyapısından çıkardığı en değerli futbolcular arasında belki de başı çeken Semih Şentürk, yüksek bonservis ücretleriyle transfer edilen yabancı golcülerin yedeği olmaktan yıllardır kurtulamıyor. Özellikle de sonradan dahil olduğu maçlarda attığı gollerle sarı-lacivertlilere çok sayıda puan kazandıran tecrübeli santrfor, bir türlü "Fenerbahçe'nin golcüsü" unvanını elde edemiyor.

Ara ara cılız "Oynatılmazsam giderim" türünden açıklamalar yapmasına karşın Kanarya'da kalmayı sürdüren 26 yaşındaki Semih, Fenerbahçe'ye gönül veren futbolseverler arasında çok yüksek bir popülariteye sahip. Peki ama neden ve nasıl oluyor da Zico, Aragones, Daum gibi bu dönemlerde Fenerbahçe'yi çalıştıran hocaların hepsi birden, Semih'i her durumda kulübede bırakmayı tercih ediyorlar? Acaba tribünden bakan taraftarın, eleştirel gözle bakan basın mensuplarının göremediği, ama her seferinde teknik direktörlerinin dikkatini çeken olumsuz bir tarafı mı var Semih'in?
Yoksa, bu sezon ligde 4 gol atan Semih, kötü oynadıkları hâlde sadece pahada değerli oldukları için ön planda tutulan yıldızların varlıkları devam ettiği sürece hiçbir zaman as santrfor unvanını kazanamayacak mı?
Colin-Kazım Richards
"Coca-Cola boy" olarak 1 milyon sterline Zico döneminde Fenerbahçe'ye kazandırılan Colin Kazım-Richards, ilk olarak, sarı-lacivertli takımın, Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçında Chelsea'ye attığı golle genel gündeme yerleşmişti. Santrfor özellikleri had safhada olmasına karşın geçtiğimiz haftalara dek daha ziyade sağ kanatta değerlendirilen Kazım, Güiza'nın takımda olmaması ve Semih'in de sakatlık nedeniyle birkaç maç santrfor olarak görev yapma şansı buldu.

Özellikle de Galatasaray derbisindeki performansıyla alkış toplayan Colin-Kazım Richards, ligde şu âna kadar 3, UEFA Avrupa Ligi'ndeyse 2 gole imza atmış durumda. Daha ziyade kanatta tercih edilen bir futbolcu için, fena istatistikler değil doğrusu. Gelgelelim kart istatistiğine baktığımızda, genç yıldız adayının pek iç açıcı bir görüntü arz etmediğini de rahatlıkla görebiliyoruz. Bu sezon tüm şampiyonalarda toplam 17 maça ilk 11 çıkan Kazım, bu maçlarda gördüğü toplam 7 sarı kart ve 1 kırmızı kartla, futbolunu çok seven birçok Fenerbahçeli'nin bile tam anlamıyla güvenini kazanmakta zorlanıyor.
Yine de kimi zaman "aşırı rahat" izlenimi veren özgüveni ve patlamalı, yer yer isyankâr futbolu, yüksek fizik gücü ve dayanıklılığıyla, birçok futbolsevere ve futbol otoritesine "Ne Güiza ne Semih, Fener'e Kazım lâzım" dedirtmeyi başarmış durumda 23 yaşındaki oyuncu.
Peki ama hangisi daha uygun?
Daum tek santrfor tercih ediyor; onun yanına da Alex'i koyuyor. "Çift santrfor olsa daha iyi olur" görüşünü bir an için bir kenara bırakıp, Alman teknik adamın sistemini veri olarak kabul ettiğinizde, ne dersiniz, sizce hangisi Fenerbahçe'nin gerçek santrforu olmalı?
Güiza mı Semih mi Kazım mı?
SÖZ SİZDE...
Erhun Geyisi, Goal.com
Şöyle söylesek abartmış olur muyuz acaba: Fenerbahçe, van Hooijdonk'un, önce, o dönemde de sarı-lacivertlileri çalıştıran Daum tarafından kızağa çekilmesi, ardından da gönderilmesinden bu yana, santrforunu bir türlü bulamıyor. Hollandalı'nın gitmesinin ardından 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe'nin santrforu, her şeye rağmen "idare eder" kabul edilen Marcio (Mert) Nobre'ydi. Hücum kadrosunda kuşkusuz Anelka da vardı; ancak Fransız yıldız, doğrudan santrfor oynatılmıyordu.
Kanarya, 2005-2006'ya Mateja Kezman'la girmiş; ancak büyük umutlarla transfer edilen Sırp golcü de, Kanarya'da geçirdiği iki sezon boyunca bekleneni verememişti. Kezman'ın Paris'e gönderilmesinin ardındansa geçtiğimiz sezonun başında, yaklaşık 14 milyon avro bonservis bedeliyle İspanya'nın o dönemdeki gol kralı Daniel Güiza alındı. Ancak "Okçu"nun da hedefi 12'den vurduğu maç sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
Bu arada müzmin yedek Semih Şentürk, bu dönemlerin hepsine kulübeden şahitlik ederken; Zafer Biryol, Murat Hacıoğlu, İlhan Parlak gibi isimlerse nâdiren buldukları şansları pek değerlendiremediler ya da Fenerbahçe onları değerlendirmesini bilemedi.
Bütün bunlar oldu bitti. Şu an itibariyle Teknik Direktör Cristoph Daum'un elinde, kâğıt üzerinde baktığınızda hiç da azımsanmayacak önemde 3 santrfor bulunuyor: Daniel Güiza, Semih Şentürk ve Colin-Kazım Richards. Alex de Souza'nın varlığı nedeniyle tek santrforu tercih eden Alman çalıştırıcı, sizce bu üçünden hangisini "İşte benim santrforum" diye bellemeli?
Daniel Güiza
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Fenerbahçe'nin şefi Aziz Yıldırım'la birlikte çıktığı bir canlı yayında, "Aziz Bey daha ne yapsın? İspanya'nın gol kralını getirdi, yine olmadı" demişti. Gerçekten de La Liga'da o kadar çok gol atabilen, İspanya Milli Takımı'nda Torres'in yedeği olabilen bir futbolcunun, en kötü döneminde bile Turkcell Süper Lig'in tozunu atmasını beklemek, her futbolseverin, özellikle de Fenerbahçe taraftarının ve Aziz Yıldırım'ın hakkıdır.

Ancak geldiği ilk dönemde yaşadığı gol kısırlığı uzun süre boyunca "Takıma henüz uyum sağlayamadı" değerlendirmesiyle geçiştirilen Güiza'da kıvam, bir türlü tutmadı. Geçtiğimiz sezonu, Kupa ve Avrupa da dahil tüm turnuvalarda 16 golle tamamlayabilen "Okçu", bu sezon ligde 13 haftada yalnızca 4 gol bulabilirken, Avrupa Kupaları'nda da 5-1'lik Honved maçında yaptığı hat-trick'in ötesine geçemedi. Sarı-lacivertlileri hayâl kırıklığına uğratan Güiza, kaçırdığı gollerle de tribünlere saç baş yoldurmaya devam ediyor.
Peki ama bu kadar yüksek bir bedelle transfer edilmiş bir futbolcuyu, kenara atmak doğru olur mu dersiniz? Şeytanın avukatlığını yapmış olmak için sormuş olalım bu soruyu.
Semih Şentürk
Fenerbahçe'nin altyapısından çıkardığı en değerli futbolcular arasında belki de başı çeken Semih Şentürk, yüksek bonservis ücretleriyle transfer edilen yabancı golcülerin yedeği olmaktan yıllardır kurtulamıyor. Özellikle de sonradan dahil olduğu maçlarda attığı gollerle sarı-lacivertlilere çok sayıda puan kazandıran tecrübeli santrfor, bir türlü "Fenerbahçe'nin golcüsü" unvanını elde edemiyor.

Ara ara cılız "Oynatılmazsam giderim" türünden açıklamalar yapmasına karşın Kanarya'da kalmayı sürdüren 26 yaşındaki Semih, Fenerbahçe'ye gönül veren futbolseverler arasında çok yüksek bir popülariteye sahip. Peki ama neden ve nasıl oluyor da Zico, Aragones, Daum gibi bu dönemlerde Fenerbahçe'yi çalıştıran hocaların hepsi birden, Semih'i her durumda kulübede bırakmayı tercih ediyorlar? Acaba tribünden bakan taraftarın, eleştirel gözle bakan basın mensuplarının göremediği, ama her seferinde teknik direktörlerinin dikkatini çeken olumsuz bir tarafı mı var Semih'in?
Yoksa, bu sezon ligde 4 gol atan Semih, kötü oynadıkları hâlde sadece pahada değerli oldukları için ön planda tutulan yıldızların varlıkları devam ettiği sürece hiçbir zaman as santrfor unvanını kazanamayacak mı?
Colin-Kazım Richards
"Coca-Cola boy" olarak 1 milyon sterline Zico döneminde Fenerbahçe'ye kazandırılan Colin Kazım-Richards, ilk olarak, sarı-lacivertli takımın, Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçında Chelsea'ye attığı golle genel gündeme yerleşmişti. Santrfor özellikleri had safhada olmasına karşın geçtiğimiz haftalara dek daha ziyade sağ kanatta değerlendirilen Kazım, Güiza'nın takımda olmaması ve Semih'in de sakatlık nedeniyle birkaç maç santrfor olarak görev yapma şansı buldu.

Özellikle de Galatasaray derbisindeki performansıyla alkış toplayan Colin-Kazım Richards, ligde şu âna kadar 3, UEFA Avrupa Ligi'ndeyse 2 gole imza atmış durumda. Daha ziyade kanatta tercih edilen bir futbolcu için, fena istatistikler değil doğrusu. Gelgelelim kart istatistiğine baktığımızda, genç yıldız adayının pek iç açıcı bir görüntü arz etmediğini de rahatlıkla görebiliyoruz. Bu sezon tüm şampiyonalarda toplam 17 maça ilk 11 çıkan Kazım, bu maçlarda gördüğü toplam 7 sarı kart ve 1 kırmızı kartla, futbolunu çok seven birçok Fenerbahçeli'nin bile tam anlamıyla güvenini kazanmakta zorlanıyor.
Yine de kimi zaman "aşırı rahat" izlenimi veren özgüveni ve patlamalı, yer yer isyankâr futbolu, yüksek fizik gücü ve dayanıklılığıyla, birçok futbolsevere ve futbol otoritesine "Ne Güiza ne Semih, Fener'e Kazım lâzım" dedirtmeyi başarmış durumda 23 yaşındaki oyuncu.
Peki ama hangisi daha uygun?
Daum tek santrfor tercih ediyor; onun yanına da Alex'i koyuyor. "Çift santrfor olsa daha iyi olur" görüşünü bir an için bir kenara bırakıp, Alman teknik adamın sistemini veri olarak kabul ettiğinizde, ne dersiniz, sizce hangisi Fenerbahçe'nin gerçek santrforu olmalı?
Güiza mı Semih mi Kazım mı?
SÖZ SİZDE...
Erhun Geyisi, Goal.com
Yorumlarınız için teşekkür ederiz!
Lütfen isim bilgilerinizi girin
Lütfen şehir bilgilerinizi girin
Lütfen yorumlarınızı paylaşın!
57 Yorum
Reklam
Bunları görmüş müydünüz?
/* empty because this one does not have controls */?>
-
Messi'den bir rekor daha
Bir Şampiyonlar Ligi aşk hikayesi... Dün gece Bayer Leverkusen ağlarını da sarsan Messi, yeni bir rekor daha kırmış oldu.
-
Yazarlar Beşiktaş'ın Avrupa kimliğini öne çıkardı
Spor Yazarları, dün akşam Braga'yı mağlup eden Beşiktaş'ın ligde ve Avrupa maçlarında daha farklı olduğu paydasında birleştiler.
-
Braga 0-2 Beşiktaş: Oyuncu puanları
Beşiktaş, Braga'yı deplasmanda Sivok ve Simao'nun golleri ile 0-2 mağlup ederek İnönü'de oynanacak rövanş maçı için büyük bir avantaj yakaladı.
-
SÖZ SİZDE: Futbolda kaybolan sprey kullanılmalı mı?
Futbol kuralı ihlallerinin önüne geçmek adına geliştirilen yeni teknikler, büyük tartışmalara neden oluyor. Bu uygulamaların son örneği ise kaybolan sprey.
-
Bayer Leverkusen 1-3 Barcelona: Oyuncu Puanları
La Liga'da zirvenin 10 puan gerisine düşen Barcelona, Şampiyonlar Ligi'nde Leverkusen'i deplasmanda 3-1 yenerek tur kapısını aralamayı başardı.
Reklam
Reklam