Galatasaray neden kötüye gidiyor?
Fenerbahçe'ye de yenilerek ligde geçtiğimiz 4 haftayı 4 puanla kapatan Cimbom, Türkiye Kupası'ndaysa Bucaspor'u güç belâ yenip, büyük bir yıkımın eşiğinden döndü - en azından şimdilik. Cicim ayları biterken biraz Rijkaard'la ilginmek yerinde olacak gibi.
29 Eki 2009 11:07:48
Frank Rijkaard (Galatasaray Teknik Direktörü) (galatasaray.org)
İlgili Linkler
Takımlar
Kişiler
"B Planı tartışmasını ekşi ironiyle karşılayan yorumcular, sezon ilerledikçe ve rakipler çetinleştikçe ortaya çıkacak olan tabloyu nasıl yorumlayacaklar?" diye hiç yazmadıysam da, içimden geçirmeye başlamıştım. Hollandalı'nın hep aynı dizilişi ve hep aynı sistemi uygulamasını, kaybetme pahasına savunanlara bir diyeceğim yok; onlar, bunun 'geleceğe yatırım' olduğunu savunuyorlar zira. Diyeceğim yok, derken, var aslında; ama o başka bir yazının konusu olurdu.Galatasaray takımının en iyi oynadığı öne sürülen maçları da dahil olmak üzere bu sezon şu âna kadarki tüm performanslarında, gözle görülür bir takım savunması zaafı vardı. Alınan sonuçlar yine de iyiydi; çünkü G.Saray'ın karşısına çıkan rakipler hem zayıf ekiplerdi, hem de zaten genellikle sezon başlarında görülen kırılgan oyun yapısını arz ediyorlardı. Oysa bu durum ortadan kalkmaya başladıkça, Cimbom'un savunma açığı da tartışma görülmez bir şekilde ortaya çıkmaya başladı.
Fenerbahçe maçında oyun 1-0'ken ve Galatasaray rakibini biraz daha zorlamaya çalışırken, orta sahada kaptırılan topların, Rijkaard'ın tâlimâtıyla öne çıkan stoperleri nasıl zorladığını gözlerimizle gördük. Servet ve Gökhan, zaten bunu bildikleri için az çıkıyorlar; yani önlerindeki oyunculara haklı olarak pek güvenmedikleri için.
İstikrar, hep aynı şeyi yapmak mıdır?
"Proust kötü bir yazardır" önermesi çok saçma olurdu, değil mi? Bunu söylemek, Proust gibi bir yazar için, hiçbirimizin haddi olmamalı. Öte yandan, "Ben Proust romanlarını okumaktan keyif almıyorum" deme hakkına hepimiz sahibiz. Zevk meselesi. Rijkaard'la ilgili durum biraz bu şimdi. Kötü hocadır, diyesimiz yok - ki bu doğal; ama sıfır değişiklikle hep aynı sistemi uygulayan bir futbol anlayışından da hazzetmek zorunda değiliz. Ben etmiyorum en azından.
Ligde son 4 haftada yalnızca 4 puan toplayabilen ve Türkiye Kupası'nda Bucaspor'u güç belâ geçebilen Galatasaray'ın, Rijkaard'ın tercih ettiği 4-2-4 düzeneğini nereye kadar yürütebileceği; daha doğrusu, kimse de olmayan boyutlarda kredisi bulunan Hollandalı'ya ne denli uzun süre tahammül edileceğini artık sorgulamak gerekiyor. Ben Rijkaard'ın henüz Türkiye'deki futbol-medya ortamını anlamadığını düşünüyorum. Şükrü Saraçoğlu'na da 4-2-4'le çıkmanın ve kabul edelim ki farklı yenilmenin eşiğinden dönmeyi göze almanın başka hiçbir açıklaması yok.
Bu büyük savunma zaafının yanına, siz bir de, Elano'nun şu âna kadarki olmayan performansını, Arda'nın serbest düşüşe geçen formunu, Baros'un geçtiğimiz sezonkinden bir hayli uzak görüntüsünü ekleyin. Geriye bir tek Keita kalıyor ve zaten yine Fenerbahçe maçında gayet net olarak görüldüğü gibi, Galatasaraylı futbolcular, orta sahada sahip olabildikleri tüm topları Fildişili'ye atmaya çalışıyorlar. 4-2-4 gibi bir hayli hücum kokulu bir dizilişle oynayan Galatasaray'ın, Keita'nın bindirmelerinden başka hücum alternatifi kalmadı mı yani?
Otorite sorunu varsa önlem alınmalı
Rijkaard fenomenini kabul etmekle beraber, Hollandalı'nın futbol yaklaşımını da çok yakından bildiğimi söyleyemem. Ancak Galatasaray'da ortaya çıkmaya başlayan görüntüyü, Barcelona Başkanı Joan Laporta'nın, daha geçtiğimiz Eylül ayında yaptığı Rijkaard açıklamasından yola çıkarak anlamak mı gerekir acaba diye de kendime sormuyor değilim. Ne demişti Laporta, Rijkaard'ı neden gönderdiklerini ifade ederken: "Rijkaard, soyunma odasında otoritesini kaybetmişti" (Haberi şurada)
Galatasaray'daki âni düşüşün ardındaki esas neden de bu olabilir mi dersiniz? Bana kalırsa Adnan Polat, günün birinde Laporta'nınkisine benzer bir açıklama yapmak zorunda kalmak istemiyorsa, Florya'da olup bitenlere artık yakından gözatıp, durumu düzeltmek adına bazı girişimlerde bulunmalı.
Yoksa, Türkiye'yi biliyoruz, bugün Rijkaard'ı ölümüne savunmak için Hollandalı'nın müthiş Barcelona dönemine bakan birçok yorumcu, yarın aynı hocayı dövmek için Rotterdam dönemini referans alacaklardır. O zaman da Rijkaard'ı kimse kurtaramayacak ve işler iyice arapsaçı olacak, söyleyeyim.
Yorumlarınız için teşekkür ederiz!
Lütfen isim bilgilerinizi girin
Lütfen şehir bilgilerinizi girin
Lütfen yorumlarınızı paylaşın!
Editoryal
- Sisli şampiyon
- Yazarlardan Kartal’a tam not
- Daum, Denizli’ye yanıt veremedi
- En tartışmalı Dünya Kupası maçları
- Goal.com derbiyi yorumladı
- SÖZ SİZDE: Derbiyi kim kazanır?
- Henry kuralı: Futbola itiraz sistemi getirilebilir mi?
- Football Manager 2010 incelemesi
- Lippi, Cassano'yu düşünmüyorsa, Del Piero ya da Totti'yi düşünür mü?
- 10 numarayı hak etmeyen 10 futbolcu
Reklam
En Çok Okunanlar
Reklam
En Çok Yorumlananlar
- SÖZ SİZDE: Derbiyi kim kazanır?
25 - Daum, Denizli’ye yanıt veremedi
4 - Yazarlardan Kartal’a tam not
4 - Goal.com derbiyi yorumladı
3 - En tartışmalı Dünya Kupası maçları
2
Reklam
