Şampiyonlar Ligi'nde dün gece neler oldu?
Goal.com, Şampiyonlar Ligi'ni her zamanki gibi yakından takip ediyor. Yazarımız Ali Murat Hamarat, Devler Ligi'nde dün gece oynanan maçları değerlendirdi. İşte ilk gecenin bilançosu...
30 Eyl 2009 13:35:04
Şampiyonlar Ligi’nde ikinci perde açıldı. Bazıları için sahne kararırken, kimileri çocuklar gibi şendi. Müsaadenizle şakrak olmayan bir yerden başlayalım, hem de alfabeye uyalım…Menekşeseven bünyelerin aşklarından Fiorentina, Liverpool’u ağırlıyordu. Malum evde tanıdığım, Elizabeth Taylor ile sevdiğim, Batistuta’dan kelli Fiorentina ile pek bir yakınlaştığım Menekşeler, ‘Kırmızılar’ı kararttı. Partizan camiasının incisiyken reşit olmasını müteakip dallanıp budaklanarak Floransa yolunu tutan Jovetic, göz kamaştırdı. Hem orta sahada hem de ileride görev yapabilen henüz doğumgününde pastasının üstünde duracak 20 mumu üflemesine bir aydan fazla olan kerata, Liverpool’a yaptığını bizim mahallede yapsa, şöyle okkalı bir tokat alırdı. İnsan büyüklerine bu kadar da saygısızlık etmez ki…
Şaka bir tarafa bir yıldır heyecanla takip ettiğimiz velet, Floransa Saraylarını çabuk dolaşsın zira bunu devler kapacak. Mediciler de yok ki bunu tutsun canım!

Liverpool… Çocuktum… Televizyon siyah-beyazdı. Annemi oturtmuştum… Real Madrid ile oynuyordu Kırmızılar. Bir sol bek, Alan Kennedy kupayı getirmişti camiaya. Sonradan sahada kimlerin olduğunu öğrenmeme daha yıllar vardı. Küçücük bir çocuktum ve bir isim kazınmıştı hafızama… Yine yıllar sonra onun Daglish olmadığını öğrendim ya. Dalglish imiş aslı. Fakat astarı bile yetmişti o minik yüreğe. İşte yıllarca Liverpool’un her yenilgisinden sonra ağlayan bu çocuk, her ne kadar zamanla yumuşasa da, alınan bazı sonuçlardan sonra sinirlenebiliyor. O yüzden bu paragraf burada bitiyor. Tamam ikinci yarıda topu rakibine göstermese de bizimkiler, futbolda gidişe puan verilmiyor!
Debrecen kentinin temsilcisi Debreceni, Şampiyonlar Ligi’ne kalarak misyonunu tamamladı diye düşünenler haklı çıktı Lyon maçından sonra. Lyon ilk yarıda fırtına gibi eserken kapanışı yapan Gomis’in kepçeyle karışık aşırtması gecenin tadıydı. İkide iki yapan Lyon bir adım ileride. Fiorentina ile Liverpool geriden geliyor. Debreceni ise puan alıp bazılarının durumuna düşmek istemiyor.
Barça güle oynaya
Sezonun flaş takımlarından Barcelona, Dinamo Kiev’i iki golle geçti. Dünyanın sekizinci harikası Messi’nin sıradan bir futbolcunun atacağı golün altına imza koymasını yadırgıyoruz. Ona handikap uygulansın canım, en az üç kişiyi geçme zorunluluğu konsun. Şaka bir tarafa futbolun yeni mesihi ikinci golde de sahnedeydi. Ondan topu alan Ibrakadabra, Pedro’ya bıraktı… Gerisi güzel bir sol ayak içi...

Gecenin esas olayıysa Rubin’in Inter karşısında Kazaska oynaması oldu! Şüphesiz herkes Inter’in gönül rahatlığıyla Rusya’dan döneceğini sanıyordu. Gelgelelim, Gökdeniz Karadeniz ve arkadaşları Mourinho’nun adamlarına sahayı dar etti. Eh mâlûm, Portekizli, gazetecileri idare edebiliyor sadece. Bu Zeman’ın açıklamasına bittim de, her yerde bunu kullanacağım şimdiden ekliyorum. Hatırlanacağı gibi Fenerbahçe Zeman yönetiminde Türkiye Kupası'nda Pendik'e elenmişti. Mourinho ise Porto ile UEFA Kupası'ndan sonra Şampiyonlar Ligi'ni kazanmış, Chelsea'ye 50 yıl sonra şampiyonluk getirmiş, Inter'de de mutlu sona ulaşmıştı. Zeman’ı seviyoruz o ayrı.
Maça gelelim… Balotelli’nin atılmasından sonra maçı bir kişi eksik bitiren Inter’i direkler korumasa hakikaten sıkıntı olabilirdi doğrusu. Daha galibiyeti bulunmayan Milano temsilcisi, Dinamo Kiev’i topa tutabilir, şimdiden kupona yazmalı, söylemedi demeyin. Lider Barça, ikinci Dinamo; beraberliklerin hastası, bu işin ustası Inter ise sadece üçüncü…
Endülüs’te raks, Rangers’ta yas
Gecenin şüphesiz en flaş skorunu Sevilla aldı. Yer yer savunma futbolu nedeniyle bıkkınlık veren Glasgow Rangers kendi sahasında paramparça oldu. Kanoute ile Luis Fabiano’nun düşman çatlattıkları mücadelede iki golcünün sırayla birbirine gol attırması pek şekerdi doğrusu. Haftasonu Katolik düşman kardeşleri Celtic ile buluşacak olan Protestan Rangers cephesindeyse Katolik İspanyol Novo’nun güzel golü kâbustaki tek sevimlilik olarak yazıldı deftere. Sevilla’nin ikide iki yapmasını sağlayan hanesindeki dört pek şaşalı. Maşallah diyor, nazar boncuğu gönderiyoruz…

Romanya’daki Unirea-Stuttgart maçından çıkan birlik beraberlik, grubu şimdiden şekillendirdi gibi. Endülüslüler güle oynaya birinci olur, aşağısı ise kıyamet. Belli ki köprünün altından daha çok su akacak, üç takım arasında. Burnuma öyle bir koku geldi.
Arsenal üçlük attı
Arsenal ile Olimpiyakos'yu karşı karşıya getiren Londra randevusunda tahmin edildiği gibi evsahibi güldü. Fabregas’la başlayan şenlik ateşini Eduardo’nun pasında van Persie yaktı. Hollandalı arkadaş zamanlamayı iyi yaparken, öyle bir yerde topla buluştu ki annem parmak arası terlikleriyle kaçırmazdı. Arshavin skoru ilan ederken hafiften ofsayt kokuyordu. Vuruşu o kadar güzeldi ki hoca bayrağı kaldıramadı diyorlar, arkadaşların yalancısıyım… Topuk muydu sahi oradaki vuruşu?
AZ Alkmaar çok değerli bir üç puana çok yakındı… Ama futbolun en ünlü atasözlerinden birine yenik düştüler. 90. dakikada Traore’nin attığı gol, puanları paylaştırdı, Olimpiyakos’un yüzünde çiçek açtırdı.
Bakalım bu gece kimler gülücük saçacak, kimler mendillere sarılacak?
Ali Murat Hamarat, Goal.com
Yorumlarınız için teşekkür ederiz!
Lütfen isim bilgilerinizi girin
Lütfen şehir bilgilerinizi girin
Lütfen yorumlarınızı paylaşın!
Editoryal
- SÖZ SİZDE: Fenerbahçe'nin santrforu kim olmalı?
- Süper Lig'de inenler-çıkanlar (13. hafta)
- Avrupa liglerinde geçen hafta: Hem de ne hafta!
- Türkiye ve Avrupa'da gol krallığı yarışları
- Trabzon’un meşhur dinamikleri
- Süper Lig'de haftanın 11'i
- Uyku sonucu
- Sisli şampiyon
- Yazarlardan Kartal’a tam not
- Daum, Denizli’ye yanıt veremedi
Reklam
En Çok Okunanlar
Reklam
En Çok Yorumlananlar
- Türkiye ve Avrupa'da gol krallığı yarışları
71 - SÖZ SİZDE: Fenerbahçe'nin santrforu kim olmalı?
25 - Süper Lig'de inenler-çıkanlar (13. hafta)
10 - Daum, Denizli’ye yanıt veremedi
5 - Uyku sonucu
5
Reklam
