advertisement
Pavel Nedved: Energizer Tavşanı değil Bohemya Kristali
Juventus'un efsane Çek oyuncusu Pavel Nedved 37 yaşında futbola veda etti. Nedved'e Türkiye'den en güzel veda, beklendiği gibi yine, Ali Murat Hamarat'tan geliyor: Ciao bello!
Malumun ilânı bile insanı derinden etkiliyor. Daha önce kaç kere artık meşin yuvarlağa vurmayacağını söyleyen Çek futbol efsanesi Pavel Nedved, resmen yeşil sahalara veda etti; kendi internet sitesinden yazı yayınlayıp, ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyleyerek... Huzurlarınızda 'altın çocuk'… Doğduğu küçük Cheb mıntıkasının yetiştirdiği en ünlü simalardan biriydi. Bu satırlarının yazarının pek sevdiği piyanist Rudolf Serkin’in de dünyaya gözlerini açtığı, Goethe’nin yazlarını geçirdiği küçük şehirde büyüdü. Aslında onun haritada minik bir noktası olan Skalna’da. Beş yaşında Tatran’da top koşturmaya başlayan minik Pavel, kısa sürede şehrin takımı Ruda Hvezda’ya geçiyordu. Futbol topuna tahakküm kuran minik ayakları, Cheb’e fazla gelmeye başlamıştı, yolculuk yakındı…
14 yaşında Pilsen’deydi. Hani bira ve Skoda ile tanınan yerde. İkisinin kesişim kümesi Skoda Plzen’de döktürmeye başlayınca, Prag arabasına atlamıştı. Bir sonraki durağı Dukla Prag’da ismini duyurmaya başlayan Energizer tavşanı, ne zaman Sparta Prag’a imza atmış, işte o zaman bir efsane anlatılmaya başlanmıştı.
Önce Çekoslovak ardından tarihî değişikliği müteakip Çek Ligi’nin tozunu atan Sparta Prag’da göz kamaştırmaya başlayan Nedved, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve attığı gollerle 'Benim' demeye başlamıştı. 1994’te İrlanda karşısında ilk defa millî formayı terlettiğinde, çok dikkat çekmese de, ertesi yıl en azından Galatasaraylıların gözlerinin önündeydi. Sparta Prag ile Çek Cumhuriyeti’nin başkentinde iki defa sarı-kırmızılıların filelerini havalandıran sarışın yıldız, Ali Sami Yen’de ise bir defa sahne almıştı. Her ne kadar golünde kaleci Nezihi’nin anımsatılmasında fayda olsa da, gülen Prag, üzülen Cimbom olmuştu.
Bir ara adı Galatasaray ile anılan Nedved, ikâmetini Roma’ya aldırırken tevatüre göre sarı-kırmızılılar kendisi yerine Ulrich van Gobbel’de karar kılmıştı. Eğer bu söylenti doğruysa diyor ve gerisini size bırakıyorum… Kısaca özeti insaf, uzunu deseniz hakaret davasından başlar…
1996 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda final oynayan Çek Cumhuriyeti’nde pek bir sevmiştik onu. Almanya’ya altın golle finalde boyun eğen ülkenin en unutulmaz adamlarından biriydi. Poborsky ile birlikte döktürdülerse de, ikincilikten sonra döktüğü gözyaşı, kalbimizin has bir köşesine yerleştirmişti onu. Sonradan hiç takibimizden çıkmadı, zaten istese de çıkamazdı.
Turnuva sonrası Lazio’ya vardığında, henüz Türkiye’yi tanımamış olan Zdenek Zeman’ın has adamı olmuştu. Roma’nın mavi yakasının şaha kalkışında rol oynayan Nedved, Avrupa’nın en iyi orta saha oyuncuları arasında sayılıyordu. O klasik manada bir 10 numara değildi. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle bir hamalı andırırken her iki ayağıyla yazdığı şiirlerle bir anda Bohemya Kristali oluyordu. Bir de üstüne yetmezmiş gibi yerde kaldığı bir pozisyonda penaltı kararı veren en sevdiğimiz hakem Collina’ya hayır diyecek kadar ilkeli bir oyuncuydu. Tabii bu hareketi, futbolseverlerin pek muhafazakar olan sağ tarafında özel bir yer edinmesini sağlamıştı…
1998’de İtalya Kupası ile başladı Lazio’da kupa avcılığı. İtalya Süper Kupası’nı müteakip son Kupa Galipleri Kupası da Romalıların oluyor, artık sadece tozlu raflarda yaşanan turnuvanın son golünün de altında Nedved yazıyordu. Kıtanın pek süper kupasından İtalya şampiyonluğuna uzanılan 2000’de Çek yıldız göz kamaştırıyordu. 1974’ten beri Scudetto’ya hasret kalan camianın yazgısı değişti denirken “Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır” sözünü söylediğini henüz fark etmediğimiz Florentino Perez’in Juventus’tan Zidane’ı transfer etmesi üzerine, altın çocuk Torino yollarına düşüyordu.

Zidane sonrası ne olacağı merak edilen Juventus, Nedved önderliğinde döktürmeye başlamıştı. Arka arkaya kazanılan şampiyonluklarda ziyadesiyle payı vardı. 2003’te Milan’a penaltı atışları sonucunda kaybedilen Şampiyonlar Ligi finalini kart cezası nedeniyle tribünden izlemek zorunda kalan maestronun Real Madrid ile oynanan yarı finalden sonra döktüğü gözyaşı yine yürekleri dağlamıştı. 2003’te İtalya’da verilen tüm ödülleri toplayan altın çocuk, Ballon d’Or’u (Altın Top) da havaya kaldırmıştı. Altı defa ülkesinin en iyi futbolcusu seçilen futbolcunun yine aynı yıl taçlanmasına herhalde hiçbir şekilde şaşırmamalı…
İtalyan futbolunun son milâdı Temiz Ayaklar Operasyonu’nda şampiyonlukları sökülen Juventus’tan yıldızlar çil yavrusu gibi dağılırken O ve Del Piero kalmış, ‘taş yerinde ağırdır’ diye haykırmıştı. Haliyle taraftarın kalbinin başköşesine yerleştirdiği isim, ikinci küme tozu yutmuş; ancak camianın tekrar Serie A’ya yükselmesinde önemli rol oynamıştı.
Geçen sezonun sonunda eski gözağrısı Lazio karşısına kaptan olarak çıkan Nedved, Iaquinta’ya attırdığı golle son asistini yapmıştı. Maçın bitimini müteakip tribünler önünde attığı şeref turu, taraflı tarafsız milyonları ağlatmıştı. 327 defa Juventus için sahne alan Çek yıldız, ülkenin yine en iyisi olarak taçlandırılmıştı.
Yıllarca yapılan her antrenmana ilk o çıktı. Altyapıdan gelen birçok çocuğun da idolü oldu. Bütün takım arkadaşları play-station’da takılırken o doğada takılıyordu. Ipod çıktı çıkalı, soyunma odalarında muhabbet bozuldu diyen eski kafalı bir adamdı belki de. Defalarca bıraktığı millî takıma hep bir şekilde döndürüldü durdu. Huzur içinde ailesiyle vakit geçirmesine bir türlü izin verilmemişti doğrusu.
Acaba bir yıl daha mı derken hayır dedi kendi internet sitesinden. 37. yaşını bitirmesine üç gün kala gelen bu veda, içimizi burdu. Her ne kadar bilsek de, biz onu hep sahada koşarken hayal etmiştik. Aslen bir kristal olsa da, Energizer tavşanı asla unutulmayacak. Zaten gönlümüzdeki tahtı o kadar da kolay sarsılamaz ya neyse.
Ciao Nedved, Ciao bello, amico caro!
Ali Murat Hamarat, Goal.com

Yorumlarınız için teşekkür ederiz!
Lütfen isim bilgilerinizi girin
Lütfen şehir bilgilerinizi girin
Lütfen yorumlarınızı paylaşın!
16 Yorum
Reklam
Bunları görmüş müydünüz?
/* empty because this one does not have controls */?>
-
Yazarlar oyuna dikkat çekti
G.Saray'ın Kayserispor'u yendiği maçı değerlendiren spor yazarları, ev sahibi takımın çok iyi oynamamasına rağmen iki takımın mücadelesinden memnun kaldı.
-
Galatasaray 1-0 Kayserispor: Oyuncu Puanları
Kayserispor'u konuk eden Galatasaray, Felipe Melo'nun ilk yarıda attığı şık kafa golüyle liderliğini sürdürmeyi başardı.
-
Man. Utd. 2-1 Liverpool: Oyuncu puanları
Manchester United, Liverpool'u Wayne Rooney'nin iki golü ile 2-1 mağlup etti.
-
Yazarlara göre skor iyi ama...
Spor yazarları, Gaziantepspor'u 4-1 mağlup etmesine rağmen Trabzonspor'u uyardı...
-
Trabzonspor 4-1 Gaziantepspor: Oyuncu puanları
Trabzonspor, sahasında ağırladığı Gaziantepspor karşısında 3 puana ulaşırken zorlanmadı. Ancak maçın iptal edilmesi söz konusu...
Reklam
Reklam