Goal.com 50: Andres Iniesta (2)
Goal.com 50'de sondan bir önceki durağımıza gelmiş bulunuyoruz. 2008-2009'un en yüksek performans gösteren oyuncuları arasında ikinci sıra, Barcelona'nın müthiş orta saha elemanı, basit ama keyifli futboluyla büyük alkış toplayan Andres Iniesta'ya ait.
29 Tem 2009 15:00:00
İspanya: Andres Iniesta (Barcelona) (Marca)
İlgili Linkler
Takımlar
Kişiler
2. ANDRES INIESTA (Barcelona & İspanya)
1. Lionel Messi (Barcelona & Arjantin) ![]()
Iniesta için artık söyleyemeyeceğimiz birşey varsa, o da hak ettiği değeri görmediği iddiasıdır. Çünkü yer yer renksiz, silik futbol yaklaşımı, yıllar boyunca, inanılmaz yeteneğinin üstünü örtücü bir etki göstermişti. Dolayısıyla da bugüne dek hiçbir zaman, dünya çapında oyuncularla ismi yanyana anılmamıştı. Ancak 25 yaşındaki oyuncu, 2008-2009 sezonunda muazzam bir yükseliş kaydederek, artık herkesin tanıdığı bir futbolcu hâline geldi.
Katalan olmamakla beraber, çok genç yaşta B Takımı'na katıldığı Barcelona'yı her düzeyde temsil etti Iniesta. Açıkçası O'nu Nou Camp'tan uzaklaştırabilecek bir güç de yok gibi görünüyor. O'nu, dünya çapındaki diğer futbolculardan farklı kılansa, yaldızlı bir oyuncu olmaması aslında. CR9, Kaka, Ribery, John Terry gibi bir durumu yok Iniesta'nın. Bütün özelliği, futboluna yalınlık olarak yansıyan, hayatı basit yaşama tercihi. Kendi yeteneklerine karşı bu kadar umursamazca bir tavır sergileyerek yavaş yavaş müthiş bir futbolcu hâline gelen Iniesta, önceki Teknik Direktör Frank Rijkaard'dan âdetâ sakladığı potansiyelini, yeni çalıştırıcısı Pep Guardiola için resmen sahaya boca etti. Kuşkusuz Pep, Xavi'yi Henry'yi ve doğal olarak Leo Messi'yi en yüksek performansına çıkartarak bütün Barcelonalıların hayâllerini süslerken, bu oyuncuların yanına bir de işte bu müthiş Iniesta'yı ekleyerek, kaymaklı kadayıfı önümüze sürdü.
İstisnasız hemen her maçta sahaya yansıyan müthiş performansını, gerektiğinde orta sahanın en ucunda, rakip kaleye daha yakın bir bölgede, bazen solda, hattâ bazen Messi'nin yerine sağda yansıtmaktan geri durmayan Iniesta, böylece bir önceki sezon Barça'nın orta saha alternatifleri arasında görece en zayıfıyken, Pep Guardiola'yla birlikte bir anda en üst sıraya fırladı.
İlginç yöntemiyle, özellikle de fanatik Barcelona hayranlarının 1 numaralı gözdesi hâline gelen Iniesta, şunu da unutmayalım ki, Real Madridli taraftarların da sevgi ve saygısını kazanan bir futbolcu. Öyle ki, bir grup Realli taraftar, özel bir internet sitesi hazırlayarak, Iniesta'nın transfer edilmesi için bağış toplamaya bile kalkmıştı.
İşte böyle böyle, hiç ona oynamamasına rağmen moda olan Andres Iniesta, artık maçlarda, özellikle izlenmesi gereken yıldız oyunculardan birisi oldu. Yine de O'nun bu yükselişini belli bir aşamaya kadar farkedemeyenler, kuşkusuz Chelsea'yle oynanan Şampiyonlar Ligi yarı final maçının son dakikasında attığı o inanılmaz golü attığında şaşırmış olmalılar. Nou Camp'ta golsüz biten ilk ayağın ardından rövanşta Michael Essien'in süper golüyle öne geçen ve Barcelona'ya 90 dakika boyunca pek futbol oynatma fırsatı vermeyen İngiliz devi, Iniesta'dan gelen bu tek vuruşa engel olamıyor ve sahadan boynu bükük ayrılıyordu.
Ayaklarına son derece hakim ve çevik bir oyuncu olan Iniesta, aynı zamanda rakipleri tehdit edici ölçüde hızlı olabildiği gibi, bazen Messi tarzı fırlamalıklar da yaparak komple bir futbolcu olduğunu ele güne gösteriyor. Tek kusuru, olsa olsa, hücum ağırlıklı oynayan bir orta saha oyuncusu olmasına karşın, kaleyi karşısına aldığı zaman şu çekmekte biraz gönülsüz davranmasıydı. Onu da Chelsea maçında attığı bu tarihi golle ve törenle kırmış oldu. Iniesta'nın zirve yaptığı an, işte o andı.

Kahraman | Iniesta, Chelsea'ye attığı o tarihi golün ardından böyle sevinmişti.
Daha sonra kısa süren bir sakatlık dönemi geçiren Iniesta, büyük çabalarla Manchester United'la oynanan finale yetiştirildi ve Barça'nın, İngiliz temsilcisini yerle bir o karşılaşmada da bir yıldız oyuncu gibi oynamasını bildi. Aynı Iniesta, tabii ki de Barcelona'nın gerek La Liga'yı şampiyon kapatması gerekse de Kral Kupası'nı müzesine götürmesi süreçlerinde başrolü üstlenenler arasına girdi.
Tabii şunu unutmamak gerekir ki, Barcelona zaten tam kadro olarak tarihi bir sezon yaşadı. Messi'nin öngörülebilir performansı, yeni transfer Daniel Alves'in patlama yapması, Xavi'nin bir oyun kurucu olarak kariyerinde zirveye tırmanması, Henry'nin yeniden dirilmesi... Peki ama bütün bunlar, yeni sezonda da üstüne yeni birşeyler katılabilir performanslar mı? Pek öyle görünmüyor. Ama aralarından belki biri, ancak biri, Andres Iniesta, daha önce yaptığının da üstüne çıkabilecek bir potansiyeli olduğunu hâlâ belli belirsiz sezdiriyor bize.
Iniesta belki Altın Top'u alamayacak; ayrıca Goal.com 50'de de birinci sıraya yerleşemedi, doğru; ancak bunca yıl sonra hemen herkesin en çok tuttuğu ikinci en iyi ftubolcu olmak, kimsenin nefret etmediği ya da değerini küçümseyemediği bir isme dönüşmek, Iniesta gibi bir oyuncu için zaten yeterince büyük bir başarı sayılmalı.
Katalan olmamakla beraber, çok genç yaşta B Takımı'na katıldığı Barcelona'yı her düzeyde temsil etti Iniesta. Açıkçası O'nu Nou Camp'tan uzaklaştırabilecek bir güç de yok gibi görünüyor. O'nu, dünya çapındaki diğer futbolculardan farklı kılansa, yaldızlı bir oyuncu olmaması aslında. CR9, Kaka, Ribery, John Terry gibi bir durumu yok Iniesta'nın. Bütün özelliği, futboluna yalınlık olarak yansıyan, hayatı basit yaşama tercihi. Kendi yeteneklerine karşı bu kadar umursamazca bir tavır sergileyerek yavaş yavaş müthiş bir futbolcu hâline gelen Iniesta, önceki Teknik Direktör Frank Rijkaard'dan âdetâ sakladığı potansiyelini, yeni çalıştırıcısı Pep Guardiola için resmen sahaya boca etti. Kuşkusuz Pep, Xavi'yi Henry'yi ve doğal olarak Leo Messi'yi en yüksek performansına çıkartarak bütün Barcelonalıların hayâllerini süslerken, bu oyuncuların yanına bir de işte bu müthiş Iniesta'yı ekleyerek, kaymaklı kadayıfı önümüze sürdü.
İstisnasız hemen her maçta sahaya yansıyan müthiş performansını, gerektiğinde orta sahanın en ucunda, rakip kaleye daha yakın bir bölgede, bazen solda, hattâ bazen Messi'nin yerine sağda yansıtmaktan geri durmayan Iniesta, böylece bir önceki sezon Barça'nın orta saha alternatifleri arasında görece en zayıfıyken, Pep Guardiola'yla birlikte bir anda en üst sıraya fırladı.
İlginç yöntemiyle, özellikle de fanatik Barcelona hayranlarının 1 numaralı gözdesi hâline gelen Iniesta, şunu da unutmayalım ki, Real Madridli taraftarların da sevgi ve saygısını kazanan bir futbolcu. Öyle ki, bir grup Realli taraftar, özel bir internet sitesi hazırlayarak, Iniesta'nın transfer edilmesi için bağış toplamaya bile kalkmıştı.
İşte böyle böyle, hiç ona oynamamasına rağmen moda olan Andres Iniesta, artık maçlarda, özellikle izlenmesi gereken yıldız oyunculardan birisi oldu. Yine de O'nun bu yükselişini belli bir aşamaya kadar farkedemeyenler, kuşkusuz Chelsea'yle oynanan Şampiyonlar Ligi yarı final maçının son dakikasında attığı o inanılmaz golü attığında şaşırmış olmalılar. Nou Camp'ta golsüz biten ilk ayağın ardından rövanşta Michael Essien'in süper golüyle öne geçen ve Barcelona'ya 90 dakika boyunca pek futbol oynatma fırsatı vermeyen İngiliz devi, Iniesta'dan gelen bu tek vuruşa engel olamıyor ve sahadan boynu bükük ayrılıyordu.
Ayaklarına son derece hakim ve çevik bir oyuncu olan Iniesta, aynı zamanda rakipleri tehdit edici ölçüde hızlı olabildiği gibi, bazen Messi tarzı fırlamalıklar da yaparak komple bir futbolcu olduğunu ele güne gösteriyor. Tek kusuru, olsa olsa, hücum ağırlıklı oynayan bir orta saha oyuncusu olmasına karşın, kaleyi karşısına aldığı zaman şu çekmekte biraz gönülsüz davranmasıydı. Onu da Chelsea maçında attığı bu tarihi golle ve törenle kırmış oldu. Iniesta'nın zirve yaptığı an, işte o andı.

Kahraman | Iniesta, Chelsea'ye attığı o tarihi golün ardından böyle sevinmişti.
Daha sonra kısa süren bir sakatlık dönemi geçiren Iniesta, büyük çabalarla Manchester United'la oynanan finale yetiştirildi ve Barça'nın, İngiliz temsilcisini yerle bir o karşılaşmada da bir yıldız oyuncu gibi oynamasını bildi. Aynı Iniesta, tabii ki de Barcelona'nın gerek La Liga'yı şampiyon kapatması gerekse de Kral Kupası'nı müzesine götürmesi süreçlerinde başrolü üstlenenler arasına girdi.
Tabii şunu unutmamak gerekir ki, Barcelona zaten tam kadro olarak tarihi bir sezon yaşadı. Messi'nin öngörülebilir performansı, yeni transfer Daniel Alves'in patlama yapması, Xavi'nin bir oyun kurucu olarak kariyerinde zirveye tırmanması, Henry'nin yeniden dirilmesi... Peki ama bütün bunlar, yeni sezonda da üstüne yeni birşeyler katılabilir performanslar mı? Pek öyle görünmüyor. Ama aralarından belki biri, ancak biri, Andres Iniesta, daha önce yaptığının da üstüne çıkabilecek bir potansiyeli olduğunu hâlâ belli belirsiz sezdiriyor bize.
Iniesta belki Altın Top'u alamayacak; ayrıca Goal.com 50'de de birinci sıraya yerleşemedi, doğru; ancak bunca yıl sonra hemen herkesin en çok tuttuğu ikinci en iyi ftubolcu olmak, kimsenin nefret etmediği ya da değerini küçümseyemediği bir isme dönüşmek, Iniesta gibi bir oyuncu için zaten yeterince büyük bir başarı sayılmalı.
2008-2009 BAŞARILARI
Barcelona
La Liga şampiyonluğu, 2008-2009
Kral Kupası, 2008-2009
UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 2008-2009
Sulmaan Ahmad, Goal.com
Yorumlarınız için teşekkür ederiz!
Lütfen isim bilgilerinizi girin
Lütfen şehir bilgilerinizi girin
Lütfen yorumlarınızı paylaşın!
Goal.com Profil
- Kanattan kayan yıldız: Smicer
- Robert Enke kimdi?
- Javier Zanetti: Kaptanın ayak sesleri
- Buz gibi bir coğrafyanın sımsıcak topçusu: Henrik Larsson
- Hiç durma, hep taşın, hep oyna: Christian Vieri!
- Bir Futbol Mesihi: Jimmy Hogan
- Raymond Kopa ya da şampanyanın yazgısı
- Ailenizin kalecisi Oscar Cordoba
- Torres neden Liverpool'un efsanesi olacak?
- Livorno efsanesi: Cristiano Lucarelli
Reklam
En Çok Okunanlar
Reklam
Reklam
